İçeriğe Atla
Ahmet Vefik Paşa fotoğrafı
Anasayfa Varlık

Ahmet Vefik Paşa Kimdir?

Ahmet Vefik Paşa (1813, İstanbul), 16 dil bilen Osmanlı diplomat ve sadrazamı; Türkçülük öncüsü, Bursa'daki Anadolu'nun ilk tiyatrosunun kurucusu.

Diğer adlar: Ahmed Vefik Paşa, Ahmed Vefik Pasha, Vefik Paşa

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Ahmet Vefik Paşa Hakkında

Ahmet Vefik Paşa, 19 Ekim 1813'te İstanbul'da dünyaya geldi. Diplomat, iki dönem sadrazam ve kültür öncüsü olarak Osmanlı'nın son yüzyılına iz bırakan bu isim; devlet yönetiminin yanı sıra tiyatro, dil bilimi ve çevirmenlik alanlarında da kalıcı bir miras oluşturdu. On altı dil konuşan Paşa, Türkçülük akımının erken hazırlayıcıları arasında yer alır; bugün adını taşıyan Bursa Ahmet Vefik Paşa Tiyatrosu'nun kurucusu olarak da tarihe geçti.

Dil Dünyasına Açılan Bir Aile Geleneği

Babası Mehmet Ruhittin Efendi, Hariciye Nezareti bünyesinde çalışan ve Fransızca bilen bir devlet memuruydu. Dedesi Yahya Naci Efendi, yabancı dil bilen Müslüman memurlara ihtiyaç duyulduğu bir dönemde kurulan Tercüme Odası'nın ilk Müslüman çevirmeni olma onurunu taşır. Büyük şair Abdülhak Hamid Tarhan'ın babası Hayrullah Efendi ile akraba olan genç Ahmet Vefik, çeviri kültürünü adeta solunan bir ortamda yetişti.

1831'de babası, Paris büyükelçisine tercümanlık yapmak üzere Fransa'ya gittiğinde aile de beraberinde yola çıktı. Genç Ahmet Vefik, dönemin gözde kurumlarından Saint Louis Le Grand Lisesi'nde öğrenim gördü; Fransızcayı anadili gibi benimsedi, bunun yanı sıra İtalyanca, Yunanca ve Latince de edindi. Bu yıllarda ileride dünya edebiyatına mal olacak genç yazar Alexandre Dumas (oğul) ile okul arkadaşlığı kurdu. 1837'de İstanbul'a dönerek Tercüme Odası'na girdi; 1840'ta Londra'daki elçilik görevi sırasında İngilizceyi de portföyüne ekledi.

Diplomatik Kariyer ve Bürokraside Yükseliş

Sırbistan, İzmir, Eflak ve Boğdan'daki geçici atamalarının ardından 1845'te Tercüme Odası Mümeyyizi unvanını aldı; 1847'de başçevirmen olarak devletin ilk resmi salnamesini derledi. Aynı dönemde ünlü Fransız şair Alphonse de Lamartine'in Anadolu gezisinde rehberliğini üstlendi. 1851'de Encümen-i Daniş üyeliğinin hemen ardından Tahran büyükelçisi olarak atandı; görevi dört yıl sürdü. Elçilik binasını Osmanlı toprağı ilan edip bayrak çektiren Paşa, bu tutumla diplomatik bir geleneğin kapısını araladı.

İran'da Farsçayı ve doğu dillerinin kökenlerini derinlemesine inceleyen Ahmet Vefik, Türkçenin Arapça ve Farsça etkisinden kurtarılması gerektiği görüşünü benimsedi; bu dönem Türkçü tutumunun temel taşlarını oluşturdu. 1855'te Meclis-i Valay-i Ahkam-ı Adliye üyeliği, 1857'de Deavi Nazırlığı, 1860'da Paris büyükelçiliği görevlerini üstlendi. 1862'de Darülfünun'da Tarih Felsefesi dersleri verdi; aynı yıl bugünkü adıyla Sayıştay'ın ilk başkanı sıfatıyla Divan-ı Muhasebat Reisliği'ne getirildi.

1876'da Petersburg Bilim Akademisi'ne üye seçildi. 18 Mart 1877'de çalışmalarına başlayan ilk Meclis-i Mebusan'ın hem İstanbul üyesi hem de başkanı oldu. 1878'de sadrazamlığa yükseltilen Paşa, bu tarihi unvanı "başvekil" adıyla yeniledi. 93 Harbi'nin ağır yenilgisiyle devraldığı görevde Rusya ile yapılacak antlaşmanın koşullarını hafifletmek için mücadele etti ve donanmanın teslimini önledi. Nisan 1878'de azledildi. Aralık 1882'de ikinci kez başvekilliğe atandı; ne var ki yalnızca üç gün sonra bu görevden de uzaklaştırıldı ve bir daha resmi bir makama davet edilmedi.

Bursa'da Kültürel Bir Dönüşüm ve Kalıcı Eserler

1879-1882 yıllarındaki Bursa valiliği hem şehri hem de Türk tiyatro tarihini dönüştürdü. Paris Belediye Başkanı Haussmann'ın şehircilik anlayışından esinlenerek cadde ve yolları yeniden düzenletti. Fransız mimar Léon Parvillée eliyle depremde zarar görmüş Osmanlı yapıları onarıldı; şehre Hükümet Konağı, Memleket Hastanesi ve Belediye Binası kazandırıldı. Yaptırdığı tiyatro ise İstanbul dışında Anadolu'da açılan ilk tiyatro olma özelliğini taşır. Kapatılan Gedikpaşa Tiyatrosu'nun oyuncularını Bursa'ya getirten Paşa, kendi çevirdiği Molière oyunlarını sahneletti; dekordan prova yönetimine kadar her ayrıntıyla bizzat ilgilendi.

Edebi mirasının en kalıcı parçalarından biri, Osmanlı Türkçesinin öncü sözlüklerinden sayılan Lehçe-i Osmani'dir. Bu çalışmada Türkçe kökenli sözcükleri yabancı olanlardan ayırdı; "Türk" maddesini ise Osmanlıların büyük Türk milletinin bir kolu olduğu tezine ayırdı. Başlıca eserleri ve çevirilerinden bir bölümü şöyle sıralanabilir:

  • Lehçe-i Osmani — Türkçenin öncü sözlüklerinden; Türkçe ve yabancı sözcükleri ayrı bölümlerde toplayan ilk çalışma
  • Fezleke-i Tarih-i Osmani — Kısa Osmanlı tarihi
  • Şecere-i Türki — Çağatay Türkçesinden Anadolu Türkçesine aktarma
  • Victor Hugo'nun Hernani'si, Voltaire'in Micromégas'ı ve Fénelon'un Telemak'ı gibi Batı klasiklerinin çevirileri
  • Tartüff, Don Civani, Kadınlar Mektebi dahil on altı Molière komedisinin çeviri ve uyarlaması

Son yıllarını Rumelihisarı'ndaki evinde geçiren Ahmet Vefik Paşa, oluşturduğu kütüphane dönemin gözlemcilerince "İstanbul'un en zengin kütüphanesi" olarak nitelendirildi. 1 Nisan 1891'de İstanbul'da hayata gözlerini yumdu; geride dönemi için eşi az görülen bir dil bilgisi ve kültür mirasıyla birlikte kızı Fahrünnisa'yı bıraktı.

İlgili Kişiler

Meslek, coğrafya, dönem ve ilgi alanı benzerliğine göre önerilen profiller.

Benzerlik skorları meslek, coğrafya, dönem ve Wikidata bağlantılarına göre otomatik hesaplanır.