Türk sinema ve tiyatrosunun çok yönlü isimlerinden biri olan Zeki Alpan, 1 Ocak 1908 tarihinde İstanbul'da dünyaya gözlerini açtı. Yarım asrı aşan sanat yolculuğunda oyunculuktan senaristliğe, yönetmenlikten makyörlüğe kadar hem sahne arkasında hem de kamera önünde önemli işlere imza atan usta sanatçı, 1 Kasım 1992 tarihinde yine doğduğu yer olan İstanbul'da yaşama gözlerini yumdu.
Tiyatro Sahnesinde İlk Adımlar
Zeki Alpan, oyunculuk dünyasına adımını çok erken yaşlarda attı. Sahne sanatlarına duyduğu büyük ilgiyle yola çıkan Alpan, 1926 yılında Türk tiyatrosunun unutulmaz figürlerinden Naşit Özcan'ın yanına çırak olarak girdi. Burada usta-çırak geleneğiyle yetişen genç yetenek, tiyatronun temel kurallarını ve sahne disiplinini öğrendi. Edindiği tecrübelerin ardından Muammer Karaca'nın tiyatrosunda da görev almaya başladı. Karaca'nın topluluğuyla birlikte sahneye çıkan Alpan, sergilediği performanslarla tiyatro izleyicisinin beğenisini kazanarak mesleki birikimini artırdı.
Sinemada Çok Yönlü Bir Kariyer
Tiyatroda edindiği güçlü birikimi beyaz perdeye taşıyan Alpan, sinema sektörünün de en üretken simalarından biri haline geldi. Elli yılı aşan uzun ve verimli sanat yaşamı süresince, sayısız yerli filmde oyuncu olarak rol aldı. Sanatçının sinemaya olan katkısı sadece kamera önündeki oyunculuk çalışmalarıyla sınırlı kalmadı. O, beyaz perdede kameranın arkasına da geçerek farklı sinema filmlerinin yönetmenliğini üstlendi. Aynı zamanda yönettiği veya rol aldığı pek çok yapımın senaryosunu da bizzat kaleme aldı. Tüm bunların yanı sıra, filmlerin teknik ve görsel boyutuna katkı sunarak makyörlük görevlerini de üstlendi.
