Türk sinemasının özgün isimlerinden Zeki Demirkubuz, 1 Ekim 1964 tarihinde Isparta'da dünyaya gelerek hayata adım atmıştır. Zorlu gençlik yıllarını, hapis günlerini ve Dostoyevski tutkusunu beyaz perdeye aktaran sanatçı, 1994 yapımı C Blok filmiyle sektöre adım atmıştır. Sıradışı yaşam öyküsünü sinemasına yediren ünlü yönetmen; insanın temel ahlaki zorunlulukları olan aşk, feragat, yenilgi, kötülük, absürt ve ölüm gibi temaları birbiri ardına işlediği senaryolarını sinemaya aktarmıştır. Sanatçı sinemada farklı roller üstlenmiştir. Hem senaryolar yazmış hem de yapımcılık yapmıştır. Ayrıca filmlerinde oyuncu olarak da boy göstermiştir.
Demir Parmaklıklardan Sinemaya Uzanan Yolculuk
İlk öğrenimini Isparta'da tamamlayan Demirkubuz, ortaokul eğitimini buradaki Gönen Öğretmen Okulu bünyesinde bitirmiştir. Daha sonra lise eğitimi için İstanbul'a taşınmış fakat okulun ikinci döneminde buradaki eğitim hayatını yarıda bırakmıştır. Eğitimi bırakmasının ardından bir giyim atölyesinde ütücü olarak çalışarak geçimini sağlamaya çabalamıştır. Siyasi düşünceleri nedeniyle genç yaşta büyük bir sarsıntı yaşamıştır. Solcu bir siyasi örgüte üye olduğu gerekçesiyle 1980 yılındaki 12 Eylül Darbesi'nin ardından tutuklanarak üç yıl hapis yatan sanatçı, tahliyesinin ardından Anadolu'nun çeşitli kentlerinde işportacılık yapmıştır. Askerlik görevini erteleme amacıyla yeniden eğitim hayatına dönmeye karar vermiştir. Liseyi dışarıdan tamamlayan genç, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi sınavlarını kazanarak buraya kaydolmuş ve başarıyla mezun olmuştur. Bu karar onun hayatındaki dönüm noktasıdır. Üniversite yıllarında sinemayla tanışan Demirkubuz, 1986 senesinde usta yönetmen Zeki Ökten'in asistanlığını üstlenerek sektöre ilk adımını atmıştır.
Uluslararası Arenada Bir Dostoyevski Esintisi
İlk uzun filmi C Blok'u 1994 yılında çeken yönetmen; Venedik'te gösterilen Masumiyet ile Locarno ve Rotterdam dahil birçok festivalde yer alan Ücüncü Sayfa filmleriyle eleştirmenlerin ve izleyicilerin dikkatini çekmiştir. Sanatçı, 2001 yılında 'Karanlık Üstüne Öyküler' adını verdiği üçlemenin ilk halkaları olan Yazgı ve İtiraf filmlerini çekmiştir. Her iki yapım da Cannes Film Festivali'nin prestijli 'Belirli Bir Bakış' bölümünde gösterilerek Türk sinemasını gururla temsil etmiştir. Üçlemenin son filmi ise henüz izleyiciyle buluşmamıştır. Yönettiği, senaryosunu yazdığı ve yapımcılığını üstlendiği Yazgı filmi, 38. Antalya Film Festivali'nde kendisine En İyi Yönetmen ödülünü kazandırmıştır. Demirkubuz, sinemasındakı temel referans noktasının ünlü Rus yazar Dostoyevski olduğunu pek çok kez açıkça dile getirmiştir. Ayrıca 2006 yılında vizyona giren Kader filmi, Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde En İyi Film ödülüne layık görülmüştür. Ünlü yönetmenin kariyeri boyunca hem yönettiği hem de senaryosunu yazdığı önemli sinema filmleri şu şekilde sıralanabilir:
- C Blok
- Masumiyet
- Üçüncü Sayfa
- Yazgı
- İtiraf
- Bekleme Odası
- Kader
- Kıskanmak
- Yeraltı
- Bulantı
- Kor
Kamera Önü, Arkası ve Özel Yaşamı
Sinema kariyerinin yanı sıra özel hayatıyla da bilinen Demirkubuz, 2002 senesinde Nurhayat Kavrak ile hayatını birleştirmiştir. Çiftin bu evlilikten 2006 yılında Yazgı Demirkubuz adını verdikleri bir kız çocukları dünyaya gelmiştir. Uzun yıllar süren bu birliktelik, 2018 yılının Mart ayında son bulmuştur. Bulantı ve Bekleme Odası filmlerinde Ahmet karakterini canlandırırken, Kader filminde ise patron rolünde izleyici karşısına çıkmıştır. Ayrıca kendi filmlerinin birçoğunda görüntü yönetmenliği ve kurgu gibi teknik üstlenimleri bizzat kendisi yürütmüştür. Yeraltı, Bulantı ve Kor gibi filmlerinin kurgu masasında bizzat yer alarak eserlerinin her aşamasına dokunmuştur. Zeki Demirkubuz, Türk sinemasının en önemli kilometre taşlarından biri olarak üretimlerine devam etmektedir.
