Hüseyin Vasıf Çınar, 1896 yılında Kandiye'de dünyaya geldi. Kendisi, Türk Kurtuluş Savaşı'nın başarıya ulaşmasında hem kalemiyle millî basını yönlendirerek hem de İzmir ve Balıkesir cephelerinde direnişin örgütlenmesini sağlayarak tarih sahnesinde kritik görevler üstlenmiştir. Eğitimci, gazeteci, milletvekili ve diplomat kimlikleriyle tanınan devlet adamı, Cumhuriyet'in kurulmasında büyük emek vermiştir. İki dönem yürüttüğü Millî Eğitim Bakanlığı sırasında Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nu kararlılıkla uyguladı. Bedirhanî sülalesinden gelen Kaymakam Abdullah Hulusi Bey'in oğlu olan Hüseyin Vasıf Bey, 2 Haziran 1935'te Moskova'da vefat etmiştir.
İzmir'in İşgalinden Kuvâ-yi Milliye'ye Uzanan Yol
Lise eğitimini 1910 senesinde İzmir İdadisi bünyesinde tamamlayan Hüseyin Vasıf, yükseköğrenim amacıyla İstanbul'a yöneldi. İstanbul Hukuk Mektebi'ndeki eğitim hayatı devam ederken Birinci Dünya Savaşı nedeniyle derslerine ara vermek mecburiyetinde kaldı. İzmir'in işgal edilmesinden kısa süre evvel tekrar İstanbul'a dönerek 1916 yılında hukuk diplomasını almayı başardı. Henüz mezun olmadan önce, 1915 yılında yakın arkadaşı Mustafa Necati ile Özel Şark Mektebi İdadisi'ni kurdu. Bu özel okulda üç yıl boyunca hem idarecilik yaptı hem de tarih öğretmenliği görevini yürüttü. Öğretmenlik yaptığı yıllarda sporla yakından ilgilendi. Gençleri spor yapmaya teşvik ederek Altay Spor Kulübü'nün kurulmasına önayak oldu. Ayrıca İzmir Türk Ocağı bünyesinde çok aktif çalışmalarda bulundu. Gençlik yıllarında başlayan bu spor tutkusu ömrü boyunca devam etmiş, nitekim sonraki dönemde Fenerbahçe Spor Kulübü'nün 438 sicil numaralı resmi üyesi olarak kulüp tarihindeki yerini almıştır.
Millî Mücadele Yılları ve Gazetecilik Hayatı
Yunan güçlerinin İzmir'i işgal etmesi üzerine Mustafa Necati Bey ile birlikte büyük bir direniş hareketi başlattı. İşgal girişiminin önlenmesi amacıyla yoğun çaba harcayan Çınar, İzmir Redd-i İlhak Cemiyeti'nin kurucuları arasında yer aldı. Kentin düşman eline geçmesinden sonra kardeşi Mehmet Esat ile birlikte Balıkesir'e geçerek Kuvâ-yi Milliye saflarına katıldı. Bölgedeki millî direnişi örgütlemek için II. Balıkesir Kongresi dahil olmak üzere düzenlenen kongrelere katılım sağladı. Bu toplantılarda İzmir Türk Ocağı delegesi sıfatıyla görev yaptı. Hüseyin Vasıf Bey'in Millî Mücadele dönemindeki en büyük katkılarından biri ise Balıkesir'de yayınladığı gazete oldu. Sahibi olduğu 'İzmir'e Doğru' isimli bu yayın organı aracılığıyla direniş ruhunu tüm Anadolu'ya aşılamayı hedefledi. Gazetenin başyazarlığını arkadaşı Mustafa Necati yaparken, yazı işleri müdürlüğünü ise kardeşi Mehmet Esat üstlendi. Haftalık iki gün basım esasıyla okuyucuya ulaşan bu yayın organı, Ocak 1920 tarihinden itibaren haftada üç güne çıkarılmış ve 74 sayı boyunca cephedeki mücadeleyi halka aktarmıştır.
Milletvekilliği ve Millî Eğitim Bakanlığı Dönemi
Balıkesir kentinin de düşman işgaline uğramasının ardından 'İzmir'e Doğru' gazetesinin yayın hayatı resmen son buldu. Şehirden ayrılmak durumunda kalan Hüseyin Vasıf Bey, Ankara'ya giderek Maarif Vekaleti Özel Kalem Müdürlüğü görevine tayin edildi. Büyük zaferin kazanılması ve İzmir'in kurtuluşundan sonra ise 1922 yılında İzmir Maarif Müdürü olarak atandı. Eğitim alanındaki bu tecrübelerinin ardından siyasi kariyeri de hızla yükselişe geçti. 1923 yılında yapılan seçimlerde Saruhan milletvekili seçilerek TBMM'nin ikinci döneminde parlamento sıralarındaki yerini aldı. Milletvekili olarak mecliste Cumhuriyet'in ilan edilmesi sürecinde ve hilafetin kaldırılmasına dair kritik tartışmalarda oldukça etkin roller üstlendi. Meclis bünyesinde aktif yasama çalışmalarına katılan ve hukukçu kimliğiyle öne çıkan Vasıf Bey, millî güvenliğin tesisi adına kurulan İstiklal Mahkemeleri çatısı altında savcılık görevini de başarıyla icra etmiştir.
Bakanlık İcraatları, Diplomasi Yılları ve Vefatı
Hüseyin Vasıf Bey, parlamentoda gösterdiği üstün gayret ve liyakati sayesinde iki defa Millî Eğitim Bakanlığı koltuğuna oturdu. Bakanlığı döneminde gerçekleştirdiği en köklü reform, modern ve laik Türk eğitim sisteminin temeli sayılan Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun hayata geçirilmesi oldu. Kanunun tüm ülkede eksiksiz bir şekilde uygulanmasını ve eğitim birliğinin sağlanmasını bizzat yönetti. Hükümetteki görevlerinin ardından ülkesini uluslararası alanda temsil etmek üzere dış politika ve diplomasi sahasına adım attı. Bu doğrultuda Türkiye Cumhuriyeti'ni temsilen şu başkentlerde büyükelçilik görevlerinde bulundu:
- Prag
- Paris
- Moskova
Görev yaptığı başkentlerde Türk dış politikasının savunuculuğunu başarıyla yürüten deneyimli diplomat, 2 Haziran 1935 tarihinde Moskova Büyükelçisi iken hayata veda etti. Ailesinde kendisi gibi devlet kademelerinde çalışmış mühim isimler yer alan Vasıf Çınar'ın kardeşi Esat Çınar da milletvekilliği yapmıştır. Ayrıca eski Hazine müsteşarı ve Tekirdağ milletvekili Faik Öztrak'ın annesinin dayısıdır.
