İçeriğe Atla
Üsküdarlı Cevat fotoğrafı
Anasayfa Varlık

Üsküdarlı Cevat Kimdir?

Asker ressam Üsküdarlı Cevat, 1875'te İstanbul'da doğdu. Hoca Ali Rıza ekolünün temsilcisi sanatçı, suluboya albümleri ve savaş resimleriyle tanınır.

Diğer adlar: Kulelinin Ressamı, Ressam Kemani Binbaşı Cevat, Cevat Göktengiz

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Üsküdarlı Cevat Hakkında

Türk resim sanatının askeri kökenli dehalarından biri olan Üsküdarlı Cevat, 1875 yılında İstanbul'un tarihi semti Üsküdar'da dünyaya gözlerini açtı. Klasik Osmanlı döneminin son evresi ile Cumhuriyet'in kuruluş yıllarına tanıklık eden bu değerli ressam, hem fırçasıyla hem de kemanıyla döneminin kültür hayatında derin izler bıraktı. Ailesine danışmadan aldığı bağımsız kararlarıyla şekillenen ömrü boyunca imparatorluğun dört bir yanını dolaşan sanatçı, doğa ve tarih gözlemine dayalı eserleriyle ekol oluşturdu.

Kuleli'den Yemen'e Uzanan Sıra Dışı Bir Askerlik Öyküsü

Küçük yaşlarda resim sanatına büyük bir ilgi duyan Cevat Bey, henüz üç-dört yaşlarındayken eline fırça almaya başladı. Büyük Postane'de telgraf memurluğu yapan Ruhi Bey ile Seniye Hanım'ın evladı olan sanatçı, Üsküdar Toptaşı İdadisi'nde ilk eğitimini tamamladı. Sonrasında ise ailesinin hiçbir şekilde onayını almadan tamamen kendi iradesiyle Kuleli Askeri Lisesi'ne kaydını yaptırdı.

Kuleli yıllarında sergilediği üstün çizim yeteneğiyle çevresinin dikkatini çekti. Arkadaşları ve eğitmenleri ona 'Kulelinin Ressamı' lakabını uygun görmüştü. Böylece genç yaşta 'Üsküdarlı Cevat' adıyla anılmaya başladı. 1892 yılında Harp Okulu'ndan teğmen rütbesiyle başarıyla mezun oldu. İlk görev yeri Edirne olan ressam, burada bulunurken Osmanlı-Yunan Savaşı'na katıldı. Savaş yıllarında da sanattan asla kopmadı.

Askeri görevleri sebebiyle Tırhala, Mora-Yenişehir, İzmir ve Selanik gibi kritik bölgelerde görev aldı. Gittiği her bölgede doğanın ve tarihi dokunun yansımalarını yağlıboya ve suluboya albümlere döktü. Görev sürecinin en önemli duraklarından biri olan Yemen'de tam yedi yıl geçirdi. Yemen'deki günlerinde boş durmayarak camilerin kubbe içi tezyinatlarını bizzat nakşetti. Bu zorlu coğrafyada askeri görevlerini sürdürürken aynı zamanda bölgenin kültür mirasına da değerli katkılar sağladı.

Fırça ve Kemanın Büyülü Uyumunda Özgün Sanat

Asker ressam kuşağının en saygın temsilcilerinden biri sayılan Üsküdarlı Cevat, ünlü Hoca Ali Rıza ekolüne bağlı bir sanat anlaşışıyla eserler üretti. Ülkemizin önemli oluşumlarından Türk Ressamlar Cemiyeti'nin de kurucu kadrosunda yer alan ressam, suluboya çalışmalarıyla tanınıyordu. Detaylı etütlere, yoğun gözlemlere ve araştırmalara son derece değer veren sanatçı, doğa gözlemciliğini eserlerinde en saf haliyle sergiledi.

Sanatçı kimliği yalnızca tuval ve boyalarla sınırlı kalmadı. Keman enstrümanına olan hâkimiyeti sayesinde Üsküdar Musiki Cemiyeti'ne katılarak müzik yönünü de zenginleştirdi. Bu dönemde resmi kayıtlarda kendisinden 'Ressam Kemani Binbaşı Cevat' unvanıyla söz edilmeye başlandı. Sanat dallarının dışında, kendi elleriyle ahşaba şekil verdiği marangozluk alanında da büyük başarılar elde etti.

I. Dünya Savaşı döneminde, 1917 yılında Harbiye Nazırı Enver Paşa'nın özel isteğiyle savaş ve kahramanlık temalı eserler üretilmesi amacıyla Şişli'de bir atölye kuruldu. Sanat tarihimizde 'Şişli Atölyesi' olarak bilinen bu mekânda ve dışarıda üretilen eserler, aynı yılın sonunda Galatasaray Yurdu'nda sergilendi. 'Savaş Resimleri ve Diğerleri' başlıklı bu önemli organizasyonda Ressam Cevat Bey'in de 'Karpuzlu Natürmort' isimli özgün eseri sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Bu sergi, Viyana ve Berlin'de sergilenecek eserlerin de seçildiği öncü bir buluşma noktası durumundaydı.

Eğitimcilik Yılları, Aile Yaşamı ve Soyadı Kanunu

Zamanla gelişen göğüs rahatsızlığı sebebiyle binbaşı rütbesindeyken ordudan emekliye ayrılan ressam, yaşamının geri kalanını eğitim alanına adadı. Kendisi gibi köklü okullarda birçok genç yeteneğin yetişmesinde başrol oynadı.

Üsküdarlı Cevat'ın resim öğretmenliği yapıp yeni nesil sanatçılar yetiştirdiği başlıca eğitim kurumları şunlardır:

  • İstanbul Kız Lisesi
  • Çamlıca Kız Lisesi
  • Kuleli Askeri Lisesi

Kuleli Askeri Lisesi'ndeki resim öğretmenliği görevine 1929 yılında atandı. Buradaki derslerinde eğitim verdiği öğrenciler arasında, ileride Türk edebiyatının en önemli isimlerinden biri haline gelecek olan Aziz Nesin de vardı. Bu eğitmenlik dönemi, genç zihinlerde kalıcı sanat izleri bırakması açısından son derece kıymetlidir.

Sanatçının özel hayatı da düzenli bir akışta ilerledi. 1921 yılında Makbule Hanım ile hayatını birleştirdi. Bu evlilikten 1922 yılında kızı Mualla, 1928 yılında ise oğlu Ruhi dünyaya geldi. 1934 yılında ülkede yürürlüğe giren Soyadı Kanunu ile birlikte ailesiyle beraber 'Göktengiz' soyadını kabul etti.

Yaşamının son yıllarında da yaratıcı çalışmalarına ara vermedi. Galatasaray Sergilerinde aktif olarak yer almayı sürdüren sanatçı, 1934 yılında 'Yeni Adam' dergisi için illüstrasyonlar üretmeye başladı. Derginin sahibi ve başyazarı olan yakın dostu İsmail Hakkı Baltacıoğlu ile sıkı bir arkadaşlık bağı kurdu. Hem sanat hem de dostluk dolu bir ömrün ardından ressam Cevat Göktengiz, 7 Ocak 1939 tarihinde İstanbul'da 64 yaşındayken hayata veda etti.

Sıkça Sorulan Sorular

Üsküdarlı Cevat kimdir?

Asker ressam Üsküdarlı Cevat, 1875'te İstanbul'da doğdu. Hoca Ali Rıza ekolünün temsilcisi sanatçı, suluboya albümleri ve savaş resimleriyle tanınır.

Üsküdarlı Cevat nerede doğdu?

Üsküdarlı Cevat Üsküdar, İstanbul doğumludur.

Üsküdarlı Cevat ne zaman vefat etti?

Üsküdarlı Cevat 7 Ocak 1939 tarihinde hayatını kaybetti.

Üsküdarlı Cevat hangi alanda tanınır?

Üsküdarlı Cevat, ressam olarak tanınır.