Turhan Dilligil, 1920 yılının bahar aylarında demiryolu memuru olan babasının görev yeri Batum'dan dönerken Kafkasya dağlık bölgesinde, göç yolunda dünyaya gözlerini açtı. Trabzon Vakfıkebir'in köklü ailelerinden Dillioğulları'na mensup olan Dilligil, Türk basını ve siyasetine damga vurmuş mücadeleci bir şahsiyettir. Yaşamı boyunca ülkenin en fırtınalı dönemlerine kalemiyle şahitlik eden Dilligil, 26 Mart 1997 tarihinde başkent Ankara'da vefat etmiştir. Gazetecilik mesleğindeki ödülleri ve Adana milletvekilliğiyle tanınan bu idealist aydın, Türkiye'nin demokrasi serüveninin önemli yansıtıcılarındandır.
Göç Yollarından Gökyüzüne Uzanan Gençlik
Rahmi Bey ile Atiye Hanım'ın oğlu olan Dilligil, babasının memuriyet hayatı sebebiyle çocukluğunu ve gençliğini farklı Anadolu kentlerinde geçirmek zorunda kalmıştır. Eğitim hayatına Samsun'da başlamış, ardından Afyon, Eskişehir ve Bursa'daki liselerin sıralarından geçerek nihayetinde Ankara'da ortaöğrenimini tamamlamıştır. Lise yıllarında gökyüzüne büyük bir merak duymuştur. Türkkuşu bünyesindeki İnönü ve Etimesgut eğitim kamplarına katılarak paraşüt, planör ile motorlu uçaklar üzerine kapsamlı dersler almıştır. Bu dönemde planörcülük alanında A, B ve C brövelerine ulaşan Dilligil, "Yüksek Yelken Uçuşu" sertifikasını da heybesine koymayı başarmıştır. Ayrıca motorlu uçuş eğitimi alarak "Turizm Pilotu Brövesi" alan yazar, vatani görevini ise 1943 ile 1945 yılları arasında Hava Kuvvetleri'nde yedek subay rütbesiyle yerine getirmiştir.
Sanattan Gazeteciliğe İlk İlhamlar
Turhan Dilligil'in edebiyata ve tiyatroya olan ilgisi genç yaşlarda radyo oyunları yazarak filizlenmiştir. Ankara Radyosu Temsil Kolu tarafından 1939 yılında mikrofona taşınan ilk eseri büyük bir beğeni kazanmıştır. Sanatçı, 1939-1945 yılları arasında büyükler ve çocuklar için tam on dört adet radyo oyunu kaleme almıştır. Bu oyunlar radyo dalgaları aracılığıyla dinleyicilere ulaştı. Tiyatroya olan tutkusu onu 1946'da İzmir Şehir Tiyatrosu'na bir aktör olarak sürüklemiştir. Sahnede yer alırken aynı zamanda Demokrat İzmir ve Yeni Asır gazetelerinde röportajlar yayımlayarak basın hayatına da ilk adımlarını atmıştır. Sanat yönünü daha da pekiştirmek adına dört yıl boyunca Tiyatro Dergisi adlı yayını çıkarmıştır. Profesyonel gazetecilik serüvenine ise 1951 senesinde İstanbul Ekspres gazetesinde adım atmıştır. Yarım sene sonra İzmir'e yönelerek burada ülkenin ilk ofset baskılı gazete denemesi kabul edilen Ege Güneşi gazetesinin Yazı İşleri Müdürü olmuştur. Yalnızca yirmi dokuz gün yaşayabilen bu yayın organından ayrıldıktan sonra yolu tekrar Ankara'ya düşmüştür.
Zorlu Basın Yılları ve Demokrasi Mücadelesi
Başkentte sırasıyla İstiklal, Türkiye İktisat ve son olarak Ekim 1953'ten itibaren de Zafer gazetesinde çalışmaya başamıştır. 1957 yılında altı ay süreyle Almanya'da mesleki eğitim gören Dilligil, yurda döndükten sonra Zafer gazetesinin Yazı İşleri Müdürü görevini yürütmüştür. 27 Mayıs 1960 darbesi, onun yaşamında büyük bir kırılma noktasına yol açmıştır. Gazetedeki yöneticilik görevi nedeniyle darbe günü gözaltına alınarak önce Harbiye'ye, ardından da Yassıada'ya nakledilmiştir. Burada yüz yetmiş gün boyunca hürriyetinden yoksun bırakılmıştır. Daha sonraki süreçte de muhalif ve eleştirel yazıları yüzünden çeşitli cezalara çarptırılan Dilligil, altmış gün Kızılcahamam Hapishanesi'nde, sekiz yüz on bir gün ise Ankara Cezaevi'nde demir parmaklıklar ardında kalmıştır.
Siyaset Arenası, Ödüller ve Mirası
Üç çocuk babası olan Dilligil, 1965 genel seçimlerinde siyasete atılarak Adana'dan milletvekili seçilmiştir. 1969 yılına kadar Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yasama görevini yürüten eski parlamenter, parlamento sonrası dönemde gazetecilik alanındaki saygın yerini korumuştur. Meslek hayatı boyunca çok sayıda ödülle taçlandırılmıştır. Layık görülen başarılar ve ödüller şunlardır:
- 1970 yılında basın kuruluşları tarafından "Yılın Gazetecisi" unvanı verilmiştir.
- 1971 ve 1981 yıllarında Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin gerçekleştirdiği yarışmalarda "Haber" dalında iki defa birincilik ödülü almıştır.
- 1996 senesinde ise Burhan Felek Gazetecilik Ödülü'ne layık görülerek bir şükran belgesi takdim edilmiştir.
26 Mart 1997 tarihinde yaşamını yitiren yazarın ardından siyasetçi Hüsamettin Cindoruk, "Turhan Dilligil demokrasi tarihimizin ve basınımızın bir şövalyesiydi. Bir kahraman gibi yaşadı, bir kahraman gibi öldü." diyerek onun asil mücadelesini vurgulamıştır.