Türk resminin öncü isimlerinden ressam, akademisyen ve öğretmen Turan Erol, 1927 yılında Muğla'nın Milas ilçesinde doğdu. Cumhuriyet dönemi sanat dünyasına yön veren değerli sanatçı, 15 Şubat 2023 tarihinde Ankara'da tedavi gördüğü hastanede 96 yaşında yaşamını yitirdi. Bedri Rahmi Atölyesi'nden aldığı güçlü temelle başladığı sanat yolculuğunda, hem ürettiği eserlerle hem de yetiştirdiği yüzlerce öğrenciyle adını altın harflerle yazdırdı.
Akademiden Paris'e Uzanan Sanat Köprüsü
Sanat serüvenine genç yaşta adım atan Erol, 1944 yılında yetenek sınavını kazanarak İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'ne kabul edildi. Buradaki eğitimi, onun gelecekteki üslubunun şekillenmesinde büyük rol oynadı. Resim bölümündeki derslerini başarıyla sürdüren genç yetenek, 1951 yılında Türk resminin efsanevi ismi Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun atölyesinden mezun oldu. Diplomayı aldıktan sonra Anadolu'ya yöneldi. Türkiye'nin farklı şehirlerindeki orta öğretim kurumlarında sekiz sene boyunca resim ve sanat tarihi öğretmenliği yaptı. Bu süreç, onun Anadolu insanı ve coğrafyasıyla bağ kurmasını sağladı.
Milli Eğitim Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü bünyesinde görevliyken, 1960 yılında kazandığı Fransız hükümeti bursu hayatında yepyeni bir sayfa açtı. Bu destekle sanatın kalbi Paris'ye giden ressam, orada üç yıl boyunca kapsamlı inceleme ve araştırmalar gerçekleştirdi. Sanat vizyonunu genişleten bu dönemde, dünya çapındaki başyapıtları yakından gözlemleme şansı buldu. Paris günlerinde ünlü Louvre Müzesi'nde çalışmalar yapan Erol, İspanyol usta Francisco Goya'nın "Marquise de la Solana" isimli eserini birebir kopya ederek tekniğini geliştirdi. 1964 yılında Türkiye'ye döndüğünde, heybesinde Avrupa'da edindiği derin tecrübeler ve yepyeni bir bakış açısı vardı.
Akademik Başarılar ve Kuramsal Katkılar
Yurda dönüşünün ardından Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü'nde öğretim görevlisi olarak çalışmaya başlayan Erol, buradaki görevini 1973 yılına kadar sürdürdü. Akademik alandaki yetkinliğini teorik çalışmalarla taçlandırmak istedi. Nitekim 1974 yılında "Türk Resminde İnsan ve Hayvan Figürü" başlıklı doktora tezini tamamlayarak doktor unvanını aldı. Sanat kuramına katkılarını sürdüren değerli akademisyen, 1978 yılına gelindiğinde "Günümüz Türk Resminin Oluşum Süreci ve Bedri Rahmi Eyüboğlu" isimli çalışmasıyla doçentlik unvanına layık görüldü. Eğitimciliğinin yanı sıra idari sorumluluklar da üstlenerek bir yıl boyunca Kültür Bakanlığı Plastik Sanatlar Kurulu başkanlığı görevini yürüttü.
Ayrıca sanat kariyerindeki tırmanışını sürdüren ressam, 1980 senesinde Sedat Simavi Vakfı Görsel Sanatlar Ödülü'nü meslektaşı Adnan Varınca ile paylaştı. Bu prestijli ödül, onun sanat camiasındaki yerini daha da pekiştirdi. 1983 yılından itibaren Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Resim Bölümü bünyesinde dört yıl ders verdi. 1987 yılında profesörlük unvanını alarak kariyerinde zirveye ulaştı. Bu unvanın hemen ardından Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi kadrosuna atandı. Burada uzun yıllar boyunca genç yeteneklerin yetişmesine öncülük etti. Takvimler 1990 yılını gösterdiğinde ise aktif akademik yaşamını noktalayarak bu kurumdan emekliye ayrıldı.
Onlar Grubu'ndan Edebi İş Birliklerine Uzanan Miras
Turan Erol, sadece bireysel üretimiyle değil, Türk sanatını kolektif ruhla ileriye taşımayı amaçlayan girişimleriyle de öne çıktı. Akdemi yıllarında kurulan ve Türk resminde derin izler bırakan meşhur Onlar Grubu'nun kurucu kadrosunda yer aldı. Bu topluluk, Türk motiflerini modern resim teknikleriyle harmanlayarak ulusal bir üslup yaratmayı hedefliyordu. Sanatçı, aynı zamanda grubun hayatta kalan son temsilcisi unvanını da taşıyarak adeta bir köprü vazifesi gördü. Sanat dünyasındaki örgütlü mücadelesini sonraki dönemlerde de sürdürdü. Erol, 1970 senesinde faaliyete geçen Birleşmiş Ressamlar ve Heykeltıraşlar Derneği'nin de kurucu üyeleri arasında yer alarak sanatçıların haklarını savunma konusunda önemli bir inisiyatif üstlendi.
Sanatın disiplinlerarası gücüne inanan Erol, edebiyat dünyasıyla da yakın bağlar kurdu. Türk edebiyatının dev çınarı Yaşar Kemal'in kaleme aldığı meşhur "Demirciler Çarşısı Cinayeti" romanının kapak tasarımını gerçekleştirerek görsel sanatlar ile edebiyatı buluşturdu. Sanata ve kültüre sunduğu üstün katkılar neticesinde, 1991 yılında devlet tarafından onurlandırılarak "Devlet Sanatçısı" unvanına layık görüldü. Tuvaline yansıttığı renkler, lekeler ve Anadolu duyarlılığı, onu Türk resim tarihinin unutulmaz isimleri arasına yerleştirdi.
Değerli sanatçının akademik ve kurumsal kariyerindeki öne çıkan bazı önemli dönüm noktaları şu şekilde sıralanabilir:
- İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi bünyesindeki eğitimini 1951 yılında tamamlaması,
- Fransız hükümeti bursuyla gittiği Paris'te üç sene boyunca yaptığı sanatsal incelemeler,
- 1974 yılında tamamladığı "Türk Resminde İnsan ve Hayvan Figürü" konulu doktora çalışması,
- Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi bünyesinde profesörlük unvanı alarak sürdürdüğü eğitmenlik görevi.
Son Yolculuk: Birlikte Geçen Bir Ömür ve Veda
Sanat dolu 96 yılı geride bırakan usta sanatçı Turan Erol, 15 Şubat 2023 tarihinde Ankara'da tedavi altında bulunduğu hastanede yaşama gözlerini yumdu. Bu acı kaybın hemen ardından, onunla hayatı paylaşan eşi Türken Erol da ertesi günün ilk saatlerinde hayata veda etti. Birbirine derinden bağlı olan Erol çifti, ardı ardına gelen vefatlarıyla sevenlerini derin bir yasa boğdu. 17 Şubat günü Kocatepe Camii'nde gerçekleştirilen cenaze merasimiyle birlikte, dualar eşliğinde son yolculuklarına uğurlandılar. Hayatlarını ortak bir kaderle noktalayan bu iki isim, Ankara Gölbaşı Mezarlığı'nda yan yana toprağa verilerek ebedi istirahatgahlarına çekildiler. Turan Erol, Türk resminde bıraktığı silinmez izler ve yetiştirdiği değerli sanatçılarla daima sevgi ve saygıyla anılmaya devam edecektir.
