Türk basınının en özgün ve renkli kalemlerinden biri olan Tuğrul Eryılmaz, 1946 yılında İstanbul'da dünyaya gözlerini açtı. Siyasal bilgiler eğitiminin ardından adım attığı medya dünyasında, muhabirlikten genel yayın yönetmenliğine kadar her kademede görev yaparak Türk gazetecilik tarihine adını yazdırdı. Hak savunuculuğuna odaklanan çizgisi, yetiştirdiği yüzlerce öğrencisi ve T24 portalındaki güncel yazılarıyla mesleğin bağımsız seslerinden biri olmayı başardı.
Akademiden Babıali'ye Uzanan Meslek Yolculuğu
Gençlik yıllarında yükseköğrenim için başkente yönelen Eryılmaz, 1969 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nden mezun oldu. Bu başarının ardından bir süre İngiltere'de yaşayarak farklı kültürleri ve dünyayı gözlemleme fırsatı buldu. Türkiye'ye döndükten sonra Mülkiye'de yüksek lisans derecesini tamamladı ve 1974 senesinde TRT Haber Merkezi bünyesinde muhabir olarak mesleğe ilk adımını attı. Medya pratiklerini teorik zeminle birleştirmeyi önemseyen deneyimli gazeteci, Ankara Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu çatısı altında dersler vererek genç iletişimcilerin yetişmesine katkı sağladı.
Akademik görevinden 1981 senesinde ayrılan başarılı kalem, rotasını İstanbul'a çevirerek dergilerin ve gazetelerin dinamik dünyasına katıldı. Bu dönemde sektöre yön veren şu yayınlarda görev aldı:
- Haftalık dergisi
- Nokta dergisi
- Yeni Gündem dergisi
- Sokak dergisi
Dergilerin yanı sıra Cumhuriyet ve Radikal gazetelerinde de önemli sorumluluklar üstlendi. En son, Radikal gazetesinin büyük bir ilgiyle takip edilen haftalık kültür-sanat ilavesi Radikal İki'nin yayın yönetmenliği koltuğuna oturdu. Eryılmaz, zengin mesleki birikimini üniversite amfilerine de taşıdı. Bu kapsamda şu üniversitelerde gazetecilik dersleri verdi:
- Bahçeşehir Üniversitesi
- İzmir Ekonomi Üniversitesi
- İstanbul Bilgi Üniversitesi
Toplumsal Duyarlılık ve Basın Özgürlüğü Mücadelesi
Yaşamı boyunca ifade özgürlüğü, kadın hakları ve işçi hakları konularında son derece hassas bir duruş sergileyen yazar, mesleki dayanışmanın da simge isimlerinden oldu. Gazeteci Ahmet Şık'ın henüz basılmamış olan "İmamın Ordusu" adlı kitabı nedeniyle 2011'de tutuklanması ve esere el konulması üzerine büyük bir dayanışma eylemine öncülük etti. Eryılmaz'ın da dahil olduğu çok sayıda aydın, yazar ve sanatçı, kitabın ortak yazarı olarak isimlerini yazdırdı. Bu ortak çaba neticesinde hazırlanan eser, Aralık 2011 tarihinde Postacı Yayınevi tarafından 000KİTAP: Dokunan Yanar başlığıyla okura ulaştırıldı. Benzer şekilde, baskılara maruz kalan Özgür Gündem gazetesiyle dayanışma amacıyla düzenlenen 'nöbetçi genel yayın yönetmenliği' kampanyasına da omuz verdi. Bu destek eylemi nedeniyle yargılanarak hapis cezası aldı; ancak bu karar adli para cezasına çevrilerek sonuçlandı.
T24 Yazıları ve Nehir Söyleşi Kitabı
Tuğrul Eryılmaz, 9 Eylül 2019 tarihinde T24 internet gazetesinde Düzeyli Magazin başlığıyla yazmaya başladı. İlk makalesinde sorduğu cesur sorularla dikkat çeken usta kalem, kısa sürede geniş bir okuyucu kitlesine ulaştı. 2018 yılında gazeteci Asu Maro'nun kendisiyle gerçekleştirdiği nehir söyleşi kitabı yayımlandı. Bu nehir söyleşi kitabında Eryılmaz, edebiyat, sanat ve siyaset dünyasının önemli isimleriyle yaşadığı anılarını okurla paylaştı. Bu kapsamda anılarında şu isimlere yer verdi:
- Yaşar Kemal
- Aziz Nesin
- Deniz Türkali
- Ertuğrul Kürkçü
- Sırrı Süreyya Önder
Kitabın girişinde ise Ankara Üniversitesi'nden dostu olan ve erken yaşta hayata veda eden şair Arkadaş Zekai Özger'in anlamlı dizeleri yer alır:
"kalbim: kalbim mi desem var kalbim: yaşayan ben hayatla, ölümle, cinayetle gazetelerle, radyolarla, eski üniversitelilerle eski prof hocalarla"
