Türk edebiyatının en özgün seslerinden biri olan Arkadaş Zekai Özger, 1948 ile 1973 yılları arasında süren kısa ömrüne sığdırdığı derinlikli şiirleri ve TRT Ankara bürolarındaki radyo sunuculuğu ile tanınmaktadır. Bursa'da başlayıp Ankara'da trajik bir şekilde son bulan bu yaşam hikayesi, şairin döneminin sert siyasi rüzgarlarına kapılmadan kendi yalnız yolunu çizmesiyle şekillenmiştir. Genç yaşta hayatını kaybetmesi, ardında edebiyat dünyasını yasa boğan büyük bir boşluk ve ölümünden sonra efsaneleşen eserler bırakmıştır. Sanatçı, üniversite yıllarının getirdiği özgürlükçü atmosferde şekillendirdiği özgün diliyle Türk şiirinde silinmez izler bırakmayı başarmıştır.
Bursa'da Selanik göçmeni yedi çocuklu kalabalık bir ailenin beşinci evladı olarak dünyaya gelen Zekai Özger'in babası Ali Bey, Bursa Merinos Fabrikası bünyesinde kamu görevlisi olarak çalışmaktayken annesi Fahriye Hanım ise ev hanımıydı. Çocukluk ve ilk gençlik yıllarını Bursa'nın tarihi atmosferinde geçiren Özger, eğitim hayatına ilk adımını Bursa Altıparmak İlkokulu bünyesinde attı. Ardından ortaokul ve lise yıllarını da yine aynı şehirdeki köklü eğitim kurumlarından biri olan Bursa Atatürk Lisesi sınırları içinde tamamladı. Yükseköğrenimini gerçekleştirmek amacıyla Ankara'ya giden genç Zekai, burada o dönem Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi çatısı altında eğitim veren Basın ve Yayın Yüksek Okulu mezunu oldu. Başkentteki öğrencilik yılları, onun edebiyatla olan bağını daha da kuvvetlendirecekti.
Edebiyat Dünyasına İlk Adımlar ve Yayıncılık Hayatı
Özger'in yayıncılık macerası henüz on yedi yaşındayken, 1965 yılında yakın arkadaşı Ömer Zafer Göktürk ile omuz omuza vererek çıkardığı Kent 16 dergisiyle başladı. Bursa'da aralık ayında tek sayı olarak basılan bu yayında şairin ilk şiiri olan "Niye Kapalı Kapılarınız - Bulamıyoruz" okurlarla buluştu. Bu ilk deneyimin ardından genç kalemin edebiyat yolculuğu hız kesmedi. Eserleri ve yazıları dönemin önemli mecmualarında kendine yer bulmaya başladı. Bu yayınlar arasında şunlar öne çıkmaktadır:
- Soyut dergisi,
- Forum dergisi,
- Papirüs dergisi,
- Yordam dergisi,
- Dost dergisi,
- Yansıma dergisi,
- Ulus Gazetesi kültür-sanat sayfaları.
Eserlerini Arkadaş Z. Özger imzasıyla okura ulaştıran sanatçı, aynı zamanda TRT'nin Ankara birimlerinde radyo programcılığu ve sunuculuğu görevini yürüterek geçimini sağladı.
Ölüm, Cinsellik ve Sıra Dışı Bir Tarz
Şairin üretim yaptığı dönemdeki üniversite ortamı, onun kaleme aldığı dizelerin tematik yapısını doğrudan etkiledi. Özellikle ölüm ve cinsellik kavramlarını sıkça ve cesurca işleyen yazar, çağdaşı olan pek çok şairden belirgin çizgilerle ayrıldı. Yetmişli yılların o sert ve ideolojik sınırları keskin siyasi şiir geleneğine dahil olmayı reddetti. Kendi iç dünyasına yönelerek bireysel yalnızlığını ve varoluş sancılarını dizelerine aktarmayı tercih etti. Bu özgün duruş, onu döneminin gürültülü ortamında daha da belirgin ve kalıcı kıldı.
Yaşarken bir kitap çıkarma hayali olan sanatçı, "Ne zaman yayımlarsam yayımlayayım adı 'Sakalsız Bir Oğlanın Tragedyası' olacak!" ifadesiyle bu isteğini dile getirmişti. Fakat ömrü bu vasiyetini kendi elleriyle gerçekleştirmeye yetmedi. Vefatının ardından şiirleri ilk kez Tekin Sönmez tarafından derlenerek Şiirler ismi altında kitaplaştırıldı. Bu yapıtın sonraki baskıları ise okurların çok iyi bildiği Sevdadır adıyla raflardaki yerini aldı. Nihayet 2014 yılında Kenan Yücel, şairin yıllar önceki arzusuna sadık kalarak hazırladığı derlemeyi Sakalsız Bir Oğlanın Tragedyası başlığıyla edebiyat dünyasına yeniden kazandırdı.
Ankara'da Yarım Kalan Bir Yaşam ve Bitmeyen Tartışmalar
Genç şairin vedası gizemlerle doluydu. 29 Nisan 1973 sabahında Ankara'nın merkezi noktalarından Meşrutiyet Caddesi yakınlarında ağır yaralanmış bir halde bulunan Özger, hemen Numune Hastanesi acil servisine kaldırıldı. Burada tedavi altına alınsa da verdiği yaşam mücadelesini kaybederek 5 Mayıs 1973 tarihinde beyin kanaması sebebiyle gözlerini hayata yumdu. Vefatının ardından başlayan tartışmalar, aradan geçen uzun yıllara rağmen hala sıcaklığını korumaktadır. Şairin ölüm sebebine dair kamuoyunda iki farklı iddia öne sürülmektedir:
- Bazı kaynaklar, Özger'in sokakta yürüken ayağının kayması sonucu düştüğünü ve başını sert bir zemine çarparak yaralandığını öne sürer.
- Diğer kaynaklar ise dönemin gergin siyasi ikliminde, sağ-sol çatışmalarının ortasında kalarak şiddete maruz kaldığını ve bu darplar sonucunda can verdiğini savunur.
Şairin kabri Ankara Karşıyaka Mezarlığı'ndadır.
Arkadaş Zekai Özger'in anısını yaşatmak adına Mayıs Yayınları, 1996 yılından beri aralıksız olarak her sene onun ismiyle prestijli bir şiir ödülü düzenlemektedir. Bu ödül, yeni nesil şairlerin yetişmesine katkı sağlarken şairin ismini de canlı tutmaktadır. Ayrıca yönetmenliğini Ulaş Tosun'un üstlendiği ve şairin yaşam mücadelesine, edebi kimliğine odaklanan Merhaba Canım adlı belgesel film, 2021 yılında izleyiciyle buluşarak sanatçının mirasını sinema perdesine taşımıştır.
