Aristotle Onassis, yirminci yüzyılın küresel deniz ticaretine yön veren en meşhur armatörü ve iş insanıdır. Annesi Penelope Dologu ve babası Socrates Onassis olan ünlü armatör, 20 Ocak 1906 tarihinde İzmir'in Konak ilçesine bağlı Karataş semtinde dünyaya gözlerini açmıştır. Aslen Kapadokya kökenli olan ve Konyalidis soyadını da taşıyan yakınları bulunan ailenin Akhisar bölgesinde tütün bahçeleri bulunmaktaydı. Yunanistan vatandaşı olan aile, Türkiye'nin kurtuluş mücadelesinin ardından 1922 yılında önce Midilli'ye, oradan da Yunanistan'a göç etmek zorunda kalmıştır. Bu büyük göç dalgası, genç Aristotle'ın hayatında yeni bir dönemin başlangıcı olmuştur. Onassis henüz on altı yaşındayken Yunanca, Türkçe, İspanyolca ve İngilizce dillerini akıcı bir şekilde konuşabilmekteydi. Babası onu 1923 yılında Arjantin'e göndermeye karar vermiştir.
İzmir'den Buenos Aires'e Uzanan Başarı Yolculuğu
Buenos Aires'e adım atan Onassis, United River Plate Telephone Co. bünyesinde gece santral memuru olarak iş bulmuştur. Burada çalışırken babasının da desteğiyle tütün ticaretine adım atmıştır. Kadın içicileri hedefleyen yenilikçi bir strateji belirlemiştir. Bunun nedeni, Türk tütününün Küba tütünlerine oranla çok daha hafif ve içiminin kolay olmasıydı. Bu ticari hamle sayesinde işlerini kısa sürede büyütmüştür. Arjantin'deki doğu tütünü kullanım oranını yüzde 10 seviyesinden yüzde 35'e kadar yükseltmiştir. Böylece telefon şirketindeki santral memurluğu işini tamamen bırakarak tüm enerjisini tütün ticaretine yönlendirmiştir. Genç adam 1925 yılında Arjantin vatandaşlığını da almıştır. Tütün satışlarından elde ettiği yüzde 5 oranındaki komisyonlarla sadece iki yılda 100 bin ABD Doları biriktirmiştir. Takvimler 1928 yılını gösterdiğinde, Yunanistan ile yaptığı ticari işlemlerin toplam hacmi 3 milyon dolara ulaşmıştır. Göstermiş olduğu bu olağanüstü ticari başarılar sayesinde 1928 yılında Yunan hükümeti adına Arjantin ile çok önemli bir ticaret anlaşmasının müzakerelerini yürütmek üzere özel temsilci olarak yetkilendirilmiştir. Hemen ardından 1930 yılında Buenos Aires konsolosluğu makamına atanmıştır.
Denizlerin Hakimi ve Küresel İmparatorluk
Bu süreçte sigara imalatı ve ham madde alanında da faaliyetlerini genişletmiştir. İthalat işlemleri sırasında asıl büyük kazancın deniz taşımacılığında olduğunu sezen Onassis, deniz aşırı seferler yapabilecek gemiler almaya başlamıştır. Bu amaçla Amerika Birleşik Devletleri'ne göç etmiştir. Genç iş insanı 1931 yılında henüz yirmi beş yaşındayken milyon dolarlık büyük bir servete ulaşmıştır. Küresel kriz döneminde iflasın eşiğindeki Kanadalı Canadian National de Montréal şirketinden altı yük gemisini 120 bin dolar gibi çok ucuz bir fiyata almıştır. Sonraki yıllarda yeni gemiler satın alarak filosunu genişletmeyi sürdürmüştür. İsveç'te 1936 yılından itibaren petrol tankerleri sipariş etmeye başlamıştır. İkinci Dünya Savaşı yıllarında sahip olduğu gemilerin bir kısmı tarafsız İsveç limanlarında bağlı kalırken, Müttefik kuvvetlerin lojistik operasyonları hesabına okyanuslarda çalışan diğer gemileri ise savaş esnasında batmıştır. Uğradığı tüm zararlar deniz sigortası firmaları tarafından son kuruşuna kadar ödenmiştir. Savaşın sona ermesiyle birlikte 1945 yılında yeniden devasa boyutlarda bir tanker filosu oluşturmayı başarmıştır. Dönemin en zengin Yunan armatörü Stavros Livanos'un kızı Athina Livanos ile 1946 yılında evlenerek gücüne güç katmıştır. Fakat bu evlilik 1960 yılında son bulmuştur. Çiftin bu beraberlikten Alexandros ve Christina adında iki çocukları dünyaya gelmiştir. Onassis 1950'li yıllarda deniz ticaret filosunu daha da büyüterek küresel bir güç haline gelmiştir.
Denizcilik sektörüyle yetinmeyen ünlü iş insanı, farklı alanlarda da büyük yatırımlara imza atmıştır:
- 1953 yılında dünyaca ünlü Monte Carlo Kumarhanesi'nin yanı sıra tiyatro, otel ve çeşitli gayrimenkulleri bünyesinde barındıran Société des Bains de Mer şirketinin çoğunluk hissesini satın alarak gücünü karada da pekiştirmiştir.
- Havacılık sektörüne de el atarak 1956 yılında Olympic Airways şirketini faaliyete geçirmiştir.
- Bu havacılık firmasını ömrünün son yılı olan 1975'te Yunan devletine bağışlamıştır.
Fırtınalı Aşklar ve Trajik Kayıplarla Dolu Özel Yaşamı
Özel hayatında ise fırtınalar hiç dinmemiştir. Ünlü opera sanatçısı Maria Callas ile 1957 yılında tanışmış ve uzun sürecek bir aşk yaşamaya başlamıştır. Callas, bu aşk uğruna 1959 yılında kocası Meneghini'den boşanmış olmasına rağmen Onassis onunla evlenmeyi tercih etmemiştir. Bunun yerine, uğradığı suikast sonucu hayatını kaybeden ABD Başkanı John F. Kennedy'nin dul eşi Jacqueline Kennedy ile 1968 yılında dünya evine girmiştir. Ancak hayatının son dönemi büyük acılarla doludur. Oğlu Alexandros Onassis'in 1973 yılında kendi yönettiği uçağın düşmesi sonucu ölmesi, armatörün ruhunda derin yaralar açmıştır. Bu ağır kaybın ardından sağlığı hızla bozulan Onassis, 15 Mart 1975 tarihinde Fransa'nın Neuilly-sur-Seine kentinde geçirdiği bir dalak operasyonu sırasında 69 yaşında vefat etmiştir. Tıpkı oğlu gibi, kendisinin sahip olduğu özel Skorpios adasında toprağa verilmiştir. Hayata veda ettiğinde ardında bıraktığı servetin 500 milyon doların üzerinde olduğu tahmin edilmektedir. Bu devasa servetin yüzde 55'lik kısmını kızı Christina'ya vasiyet etmiştir. Kalan yüzde 45'lik kısım ise yirmi beş yaşında kaybettiği oğlunun adını taşıyacak bir hayır vakfının kurulması amacıyla ayrılmıştır.
