İstanbul'un İtilaf devletleri tarafından fiilen ele geçirildiği o karanlık ve buhranlı yıllarda, vatanın bağımsızlığı için cephe gerisinde gizli bir direniş yürütülüyordu. Bu sessiz ve tehlikeli mücadelenin en kritik aktörlerinden biri de Ermeni kökenli bir Türk vatandaşı olan Arman Pandikyan idi. İngiliz askeri karargahında görev alarak işgal güçlerinin en gizli planlarına ve yazışmalarına doğrudan erişen bu cesur vatansever, elde ettiği paha biçilemez stratejik bilgileri büyük bir gizlilikle Türk direnişçilere ulaştırmıştır. Hayatını hiçe sayarak yürüttüğü bu istihbarat faaliyeti, Anadolu'da alevlenen kurtuluş mücadelesinin kaderini belirleyen unsurlardan biri olmuştur.
İngiliz Karargahındaki İstihbarat Faaliyetleri
Birinci Dünya Savaşı'nın ardından İstanbul, İtilaf devletlerinin ağır işgali altındayken İngiliz İşgal Kuvvetleri şehirdeki en yetkili merci konumundaydı. Bu dönemde Arman Pandikyan, üst düzey İngiliz subaylarından Yüzbaşı John Bennett'in tercümanlığını yapmak üzere işgal kuvvetleri bünyesinde göreve başladı. Dil bilmesi ona büyük avantaj sağladı. Karargah içerisindeki hareket serbestisi, ona işgalcilerin askeri stratejilerini ve operasyon planlarını izleme fırsatı sundu. Pandikyan, bu ayrıcalıklı konumunu kendi menfaatleri yerine, ülkenin bağımsızlığı için kullanmaya karar verdi. Elde ettiği her kritik belgeyi ve istihbari bilgiyi, İstanbul'da faaliyet gösteren milli direniş örgütlerine sızdırdı.
Mim Mim Grubu ile Gizli İş Birliği
O dönem İstanbul'unda işgalcilere karşı istihbarat ve propaganda faaliyeti yürüten en aktif örgütlerin başında Mim Mim Grubu geliyordu. Pandikyan, canı pahasına topladığı stratejik öneme sahip tüm bilgileri bu gizli teşkilata ulaştırmayı başardı. İngiliz işgal kuvvetlerinin Anadolu'ya yönelik sevkiyat planları, tutuklama listeleri ve operasyon hazırlıkları onun sayesinde önceden deşifre edildi. Böylece direnişçiler önceden önlem alabildi. Pandikyan'ın sağladığı istihbarat akışı, milli mücadelenin cephe gerisindeki en önemli dayanak noktalarından biri haline geldi.
General Harrington'ın Aracının Kaçırılması
Arman Pandikyan'ın direniş tarihindeki en cesur ve unutulmaz eylemlerinden biri, İngiliz işgal orduları komutanına karşı gerçekleştirildi. İstanbul sokaklarında milli direnişin simgesi haline gelen ünlü halk kahramanı Topkapılı Cambaz Mehmet Bey ile ortak hareket eden Pandikyan, düşman kuvvetlerine karşı unutulmaz bir operasyon planladı. İkili, inanılmaz bir cesaret örneği göstererek İngiliz İşgal Kuvvetleri Komutanı General Harrington'ın makam otomobilini güpegündüz kaçırmayı başardı. Bu hırsızlık karargahta büyük şok yarattı. Kaçırılan bu sembolik araç, gizli yollar ve büyük riskler eşliğinde Anadolu'ya ulaştırılarak milli mücadelenin hizmetine sunuldu. Bu eylem direnişçilere büyük bir moral aşıladı.
İstiklal Madalyası ve Onurlu Mirası
Milli Mücadele'nin Türk milletinin zaferiyle sonuçlanmasının ardından, bağımsızlık yolunda emek veren isimsiz kahramanlar tek tek onurlandırıldı. Türkiye Cumhuriyeti, vatanın kurtuluşunda canını ortaya koyan bu vatanseverleri unutmadı. Bu kapsamda, işgal yıllarında canı pahasına istihbarat toplayıp direnişe omuz veren Arman Pandikyan, savaşın ardından yeni Türk devleti tarafından en saygın onur nişanı olan İstiklal Madalyası ile ödüllendirildi. Cumhuriyetin kuruluş döneminde bu kutsal madalyayı göğsüne takan tek gayrimüslim Pandikyan değildi. Kendisi gibi vatan savunmasında en ön saflarda yer alan yaklaşık 10 Ermeni kökenli vatansever de bu onura layık görüldü. Diğer Ermeni vatanseverler de ödüllendirildi. Madalya alan değerli şahsiyetler arasında şu isimler öne çıkıyordu:
- Terziyan Efendi
- Keresteciyan Efendi
- Hogasyan Efendi
Bu tarihi duruş, vatan sevgisinin etnik kimliklerin çok üzerinde ortak bir değer olduğunu kanıtlayan en büyük vesikalardan biri olarak tarihe geçmiştir. Arman Pandikyan'ın hayat hikayesi, zor zamanlarda gösterilen sadakat ve cesaretin unutulmaz bir simgesi olarak kalmıştır.