Mustafa Kemal Atatürk'ün takdirini kazanarak "Canbaz" lakabını alan ve Millî Mücadele yıllarında İstanbul'daki gizli direnişin en önemli kahramanlarından biri haline gelen Topkapılı Cambaz Mehmet Bey, vatanı için hayatını ortaya koyan öncü bir Türk istihbaratçısıdır. 1 Temmuz 1874 tarihinde doğan ve aslen Karadeniz kökenli bir aileye mensup olan bu cesur vatansever, İstanbul'da tulumbacılık ve kabadayılık yaptığı dönemlerden itibaren halk arasında mertliğiyle tanınmıştır. Özellikle İtilaf Devletleri'nin İstanbul'u işgal ettiği karanlık günlerde kurduğu teşkilatlarla Anadolu'ya silah ve insan kaçırarak Kurtuluş Savaşı'nın kaderini değiştiren kritik bir rol oynamıştır. Eğitim hayatına dair herhangi bir bilgi bulunmamaktadır.
Mustafa Kemal ile Kesişen Yollar ve Canbaz Lakabı
Mehmet Bey, askerlik yıllarında Çanakkale Cephesi'nde Yarbay Mustafa Kemal Bey'in komutasındaki birlikte er olarak görev yapmıştır. Savaş alanında gösterdiği üstün cesaret ve fedakarlıklar sayesinde komutanının dikkatini çekmeyi başarmıştır. Mustafa Kemal, onun bu korkusuz duruşuna istinaden, canını hiçe sayan anlamına gelen "Canbaz" lakabını bizzat kendisine vermiştir. Aynı zamanda savaş sırasındaki kahramanlıkları nedeniyle yine Mustafa Kemal tarafından çavuşluk rütbesine yükseltilmiştir.
Bu dostluk ve güven ilişkisi, İstanbul'un işgal edildiği dönemde çok daha stratejik bir boyuta taşınmıştır. Mustafa Kemal Paşa, 13 Kasım 1918 tarihinde İstanbul'a geldiğinde Pera Palas ve Şişli'deki evinde Mehmet Bey ile özel görüşmeler gerçekleştirmiştir. Bu gizli buluşmalarda Paşa, Mehmet Bey'den İstanbul'daki istihbarat ve direniş ağını güçlendirmesini istemiştir. Ayrıca Anadolu'ya geçmek isteyen vatanseverlerin güvenli bir şekilde nakledilmesi ve depolanan silahların ulaştırılması görevini ona vermiştir. Mehmet Bey, aldığı talimatlar doğrultusunda hemen harekete geçti.
Gizli Teşkilatların Merkezinde Bir Lider: Mim Mim Grubu
İşgal altındaki payitahtta Mehmet Bey, arkadaşlarıyla bir araya gelerek Şehremini Teşkilatı'nı faaliyete geçirmiştir. Kendisi bu gizli oluşumun kurucuları arasında yer alırken, Karakol Cemiyeti bünyesindeki 1 Numaralı Topkapı Karakol Grubu'na da üye olmuştur. Yürüttüğü tehlikeli gizli operasyonlarda deşifre olmamak amacıyla "Demir" takma adını kullanmıştır. İstanbul sokaklarında Mustafa Kemal Paşa'nın talimatlarıyla gizli çalışmalar yapmıştır. Mehmet Bey, vatan savunmasında farklı roller üstlenmiştir:
- Milli Mücadele'nin kritik gizli birimi olan Mim Mim Grubu başkanlığı,
- İstanbul'daki direniş faaliyetlerini koordine eden Şehremini Teşkilatı kuruculuğu,
- Gizli haberleşme ve lojistik sağlayan Karakol Cemiyeti üyeliği.
1921 yılına gelindiğinde milli mücadele yönetimi, İstanbul'daki istihbarat faaliyetlerini tek bir çatı altında birleştirmeyi amaçlamıştır. Bu doğrultuda Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa, yeni bir yapılanma kurması için Hüsamettin Bey'i görevlendirmiştir. Hüsamettin Bey, planı hayata geçirmek için Mehmet Bey ile temasa geçerek Şehremini Teşkilatı'nın mevcut kadrosunu yeni yapıya entegre etmiştir. Böylece Müdafaa-i Milliye Teşkilatı'nın baş harflerinden esinlenerek kurulan efsanevi Mim Mim Grubu doğmuştur. Kendisi bu yapının lideri olarak seçilmiştir.
Bu başarılar arasında öne çıkan eylemlerden biri de işgal orduları komutanı General Harrington'ın makam arabasının kaçırılması olayıdır. İşgal orduları komutanı General Harrington'ın makam aracını arkadaşı Arman Pandikyan ile birlikte kaçırıp Kadıköylü Murat'a teslim eden Mehmet Bey, bu aracın güvenli bir şekilde Anadolu'daki Mustafa Kemal Paşa'ya ulaşmasını sağlamıştır. Bu tür sarsıcı eylemler, işgal güçlerinin moralini bozarken Anadolu'daki direnişin kararlılığını göstermiştir.
Vatan Hizmetinde Bir Ömür: Reddedilen Maaş ve İstiklal Madalyası
Gösterdiği büyük üstün gayretler dolayısıyla Mehmet Bey, 10 Mart 1922 tarihinde Genelkurmay Başkanlığı tarafından Takdirname belgesiyle ödüllendirilmiştir. Bu ödül, işgal altındaki zorlu yılların ardından gelen kıymetli bir askeri taltiftir. Kurtuluş Savaşı'nın nihayete ermesinin ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi de onun üstün hizmetlerini cevapsız bırakmamıştır. TBMM, 24 Haziran 1924 tarihli oturumunda Mehmet Bey'in üstün hizmetlerini taçlandırmak adına kendisine vatani hizmet tertibinden aylık 1500 Lira gibi o dönem için son derece yüksek sayılan bir maaş bağlanmasını kararlaştırmıştır.
Ancak karakterindeki asalet her şeyin önüne geçmiştir. Mehmet Bey, kendisine teklif edilen bu maaşı reddetmiştir. Bu kararını açıklarken, kendisinin sadece vatanı ve Mustafa Kemal Paşa için üzerine düşeni yaptığını belirtmiştir. Esas hizmeti gerçekleştirenlerin silah arkadaşları olduğunu vurgulayan Mehmet Bey, kendisine tahsis edilen maaşın tamamını Kızılay'a bağışlayarak örnek bir vatanseverlik sergilemiştir. TBMM de bu asil duruşu ödüllendirerek 15 Şubat 1926 tarihinde Mehmet Bey'i beyaz şeritli İstiklâl Madalyası ile taltif etmiştir.
Hayatı boyunca siyasetle yakından ilgilenen Mehmet Bey, ömrünün son günlerine kadar ülkesi için çalışmaya devam etmiştir. Ancak ömrü, talihsiz bir kaza sonucu erken bitti. 1 Haziran 1932 tarihindeki vefatından dört gün önce, ikamet ettiği apartmanda çıkan büyük yangında ağır şekilde yaralanmıştır. Tedavi amacıyla derhal hastaneye kaldırılmış olsa da yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamıştır. Naaşı, İstanbul'daki Merkezefendi Mezarlığı'na defnedilmiştir. Kendisi, milli mücadelenin gizli kahramanlarından biridir.
