Türk sinemasının ve siyaset sahnesinin en renkli figürlerinden biri olan Sırrı Süreyya Önder, 7 Temmuz 1962'de Adıyaman'da dünyaya gözlerini açtı. Hayatı boyunca senaristlikten yönetmenliğe, milletvekilliğinden TBMM Başkanvekilliğine kadar uzanan geniş bir yelpazede adından söz ettirmeyi başardı. Hem çektiği filmlerle toplumsal gerçekleri hicveden hem de aktif siyasette yer alan Önder, 3 Mayıs 2025 tarihinde tedavi gördüğü İstanbul'daki Florence Nightingale Hastanesinde 63 yaşında yaşama veda etti.
Zorluklarla Dolu Gençlik ve Cezaevi Yılları
Ziya ve Zeliha çiftinin evladı olarak dünyaya gelen Sırrı Süreyya Önder'in çocukluk yılları oldukça zorlu şartlarda geçti. Sekiz yaşındayken babası vefat etti. Dört kardeşi bulunuyordu. Erken yaşta fotoğrafçı dükkanında çıraklık yaptı. Eğitim hayatına Adıyaman Lisesi'nde devam eden genç, on altı yaşından itibaren Sıtma Savaş Mücadele Kurumu bünyesinde mevsimlik işçilik yaptı ve lastik tamir dükkanı açtı. Üniversite eğitimi için kazandığı Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ndeki öğrenimini ikinci sınıftan sonra yarıda bırakmak durumunda kaldı. Okulu bıraktıktan sonra inşaatlarda marley işçiliği yaparak hayatını kazandı.
Darbe sürecinde tutuklanıp hapse mahkûm edildi. Çeşitli cezaevlerinde yedi yıl hapis yattı. 1987 yılında özgürlüğüne kavuştuktan sonra önce memleketine uğradı, ardından ekmek parasını kazanmak için İstanbul'a yerleşti. Bir firmada bir buçuk yıl kamyon şoförlüğü yaptıktan sonra kendi kamyonuyla bağımsız çalışmayı denese de bu girişiminde iflas etti. Bu başarısızlığın üzerine Türkiye'den ayrılan Önder, Kazakistan'a giderek orada yaşayan Adıyamanlı bir arkadaşının yanında inşaat işlerinde çalıştı. 1990'lı yılların ortalarında cezaevi arkadaşının tavsiyesiyle Ukrayna'ya, oradan da gurbet hayatının üç yıl süreceği Moskova'ya geçti.
Sinema Dünyasına Adım Atışı ve Sanat Hayatı
Ankara'daki öğrencilik yıllarından tanıdığı gazeteci arkadaşı Tuncay Özkan'ın daveti üzerine İstanbul'a geri dönen Sırrı Süreyya Önder, Kanaltürk binasının inşaat sürecini yönetti. Hayat mücadelesinin en zor anlarında dahi okumayı ve yazmayı hiçbir zaman ihmal etmedi. Sanatçının kaderini değiştiren olay ise 2003 yılında İstanbul'da Yılmaz Güney'in ünlü eseri 'Duvar' filmini izlemesiyle gerçekleşti. Sinema salonu çıkışında yönetmen Barış Pirhasan'ın "Senaryo yazmak ister misiniz?" ilanını gören Önder, vakit kaybetmeden Pirhasan'ın atölyesine katıldı. Atölyede kısa sürede yeteneğiyle dikkat çekerek öğretmenlik yapması yönünde gelen teklifi kabul etti.
Atölyede usta yönetmen Atıf Yılmaz ile tanışan sanatçı, buradaki çalışmaları sırasında unutulmaz Beynelmilel filminin senaryosunu tamamladı. BKM'nin yapımcılığını üstlendiği bu özel film, Önder'in ilk yönetmenlik deneyimi olarak tarihe geçti. Yönetmenliğini Muharrem Gülmez ile birlikte üstlendiği ve 2007 yılının Ocak ayında vizyona giren film, 12 Eylül darbesinin ardından doğu bölgelerinde yaşayan yerel halk ve yerel müzisyenler üzerindeki etkilerini trajikomik bir dille beyaz perdeye aktardı. Bu başarının ardından BirGün, Radikal ve Özgür Gündem gibi ulusal basında köşe yazarlığı yaparak gazetecilik kariyerini de başlattı.
Sanat hayatı boyunca dört özgün senaryo daha kaleme alan yazarın bu çalışmaları; Maraş katliamı, Berlin Duvarı'na gecekondu kuran bir Yozgatlı'nın macerası, Keban Barajı inşasındaki istimlak süreci ve devletin zamanında çektirdiği bir Kürt filminin hicvini konu alıyordu. Ayrıca 2012 yılında 'F Tipi Film' projesinin de yönetmen kadrosunda bulundu.
Siyasete Geçiş, Milletvekilliği ve Son Yılları
Sanat kariyerindeki başarılarının ardından rotasını siyasete çeviren Sırrı Süreyya Önder, Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku saflarında katıldığı 2011 genel seçimlerinde İstanbul'dan bağımsız milletvekili seçildi. Mecliste yer aldığı dönemde, 23 Ekim 2013'te HDP kadrolarına dahil olmak üzere BDP'den istifa etti. Aynı yıl İstanbul'da yaşanan Gezi Parkı olaylarında aktif şekilde yer aldı ve gaz fişeği isabet etmesi sonucu hastaneye kaldırıldı. 2014 yerel seçimlerinde HDP'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı oldu ancak seçilemedi. 7 Haziran 2015 genel seçimlerinde ise HDP Ankara milletvekili olarak meclisteki yerini aldı.
2013 yılındaki Nevruz konuşmaları gerekçe gösterilerek yargılanan Önder, 2018 yılında "terör örgütü propagandası yapmak" suçlamasıyla 3 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Aralık 2018'de cezasını çekmek üzere Kandıra Cezaevi'ne giren siyasetçi, Anayasa Mahkemesi'nin hak ihlali kararıyla Ekim 2019'da tahliye oldu. Aktif siyaset mücadelesini sürdüren deneyimli isim, 14 Mayıs 2023 seçimlerinde DEM Parti İstanbul Milletvekili olarak meclise döndü ve TBMM Başkanvekili olarak görev yürüttü. 3 Mayıs 2025 tarihinde geçirdiği kalp ameliyatının ardından yoğun bakımda hayata gözlerini yumdu.
Özel hayatında 1991 yılında Şile'de evlenen Önder, dört yıl sonra bu evliliği sonlandırdı. Dört yıl süren bu evlilikten, 1992 yılında Ceren adını verdikleri bir kız çocuğu dünyaya geldi.
Önemli sinema yapımları arasında şu filmler öne çıkmaktadır:
- Beynelmilel (2006) - Yönetmen, Senarist, Müzik ve Oyuncu
- O... Çocukları (2008) - Senarist
- Düğün Dernek (2013) - Oyuncu
- İtirazım Var (2014) - Oyuncu
