Sarah Bernhardt, 22 Ekim 1844'te Paris'te dünyaya geldi ve 26 Mart 1923'te hayatını kaybetti. Tam adı Henriette-Rosine Bernard olan Bernhardt, Hollandalı Yahudi bir annenin evlilik dışı büyük kızıydı. Tiyatro tarihinin ilk gerçek uluslararası yıldızı olarak öne çıkan Bernhardt, sahne sanatlarını döneminin sınırlarının çok ötesine taşıdı. "İlahi Sarah" lakabını hak ettiğini Avrupa başkentlerinden Latin Amerika'ya, Kuzey Amerika'dan Ortadoğu'ya uzanan turneleriyle dünyaya kanıtladı.
Erken Yıllar ve Sahneye İlk Adım
Çocukluğunu Versailles yakınlarındaki bir rahibe okulunda geçiren Bernhardt, bir dönem rahibe olmayı bile düşündü. Sonunda annesinin çevresindeki etkili isimler devreye girdi: Fransa Ulusal Meclisi üyesi Charles Duc de Morny'nin sponsorluğuyla 1859'da Conservatoire de Musique et Déclamation'a kabul edildi ve iki yıl boyunca sistematik bir tiyatro eğitimi aldı. Morny'nin yanı sıra Alexandre Dumas ve Victor Hugo gibi isimler, genç oyuncunun erken kariyerinde belirleyici roller üstlendi.
1862'de Comédie-Française sahnesinde Jean Racine'in Iphigénie oyunuyla ilk büyük rolünü aldı. Ne var ki tiyatro içindeki bir anlaşmazlık onu kurumdan uzaklaştırdı. Paris'te küçük rollerde çalışmaya çalışan Bernhardt bir süre Brüksel'e geçti; burada 1864'te tek çocuğu Maurice dünyaya geldi. Dönüm noktası 1868'de geldi: Alexandre Dumas (Baba)'nın Kean piyesindeki performansı onu şöhretin eşiğine taşıdı. O günden itibaren başrol oyuncusu kimliğinden bir daha vazgeçmedi.
Uluslararası Şöhret ve Sahne Üstünlüğü
1869'da François Coppée'nin Le Passant oyununda ilk kez erkek rolüne çıkan Bernhardt, bu konudaki ustalığıyla "tüm zamanların en iyi erkek rolü oynayan kadın oyuncu" unvanını kazandı. 1870-1871 Fransa-Prusya Savaşı boyunca tiyatroyu bırakıp cephede bir sahra hastanesi kurdu; askerlere moral gösterileri düzenledi. Savaşın ardından Alman casusu olduğu yönündeki iftiralarla yüzleşmek zorunda kaldı. Le Figaro'ya yazdığı açık mektupta kimliğini gururla savundu.
1870'lerde şöhreti Avrupa kıtasını aştı. "Altın Ses" anlamına gelen La voix d'or sıfatı bu dönemde takıldı. 1879'da Londra'ya ilk kez çıktığında sahneyi adeta fethetti; bu başarı üzerine Comédie-Française'den istifa ederek kendi tiyatrosunu kurdu. Avrupa ve ABD'yi kapsayan uzun turneler hem uluslararası ününü pekiştirdi hem de önemli gelir kapısı açtı. Avrupa turnesi sırasında İtalya Kralı Umberto, İspanya Kralı Alfonso XII, Avusturya İmparatoru Franz Joseph ve Rusya Çarı Alexander III, onun oyunlarından etkilenerek kraliyet mücevherleri hediye etti; bu karşılaşmalar kendisine "önünde krallara diz çöktüren kadın" unvanını kazandırdı.
Sahne dışında Paris'teki büyük evi zamanın önemli bir kültür merkezi hâline geldi. George Sand, Pierre Loti ve Victor Hugo bu evin müdavimlerinden yalnızca birkaçıydı. Hugo, Bernhardt'ı kendi oyunlarının değişmez baş oyuncusu ilan etti.
Tiyatro İşletmeciliği, Sinema ve Son Yıllar
1884'te işletmeci Felix Duguesnel ve oyun yazarı Victorien Sardou ile kurduğu ortaklık meyvesini verdi: Theodora oyunu Paris'te 300, Londra'da 100 kez sahnelendi. 1886 sonu ile 1887 arasında Brezilya'dan başlayan dokuz aylık Güney ve Kuzey Amerika turnesi dönüşünde onu dönemin nadir milyonerleri arasına kattı; mal varlığı 3,5 milyon altın Frank'a ulaşmıştı.
1899'da Paris'teki Théâtre des Nations'u belediyeden uzun vadeli kiralayan Bernhardt, fuayeyi sergi alanına dönüştürdü; Hamlet ve Aiglon oyunları burada 250'şer kez sahnelenerek gişe rekoru kırdı. 1900'de ise tiyatronun yanı sıra sinemayla da tanıştı: Le Duel d'Hamlet ile başlayan film kariyeri sekiz yapımı kapsadı.
1905'te Rio de Janeiro'da sahnede geçirdiği kaza sağ bacağını kötü bir şekilde kırdı; yıllar içinde gelişen kangren sonucu 1915'te bacağı kesilmek zorunda kalındı. Tahta bir protezle sahneye çıkmayı sürdürdü. 1914'te Fransız devleti kendisini Legion d'Honneur nişanıyla onurlandırdı. Birinci Dünya Savaşı yıllarında propaganda filmleri çevirdi, sınır hatlarındaki askerleri ziyaret etti. 70. yaşında çıktığı son ABD turnesinde yalnızca sahneye çıkmakla kalmayıp ABD'nin savaşa girmesi için ikna konuşmaları da yaptı.
1922'de Marie Curie'nin laboratuvarına destek toplamak için bir kez daha sahnede göründü. 1923 Mart'ında Hollywood'dan film teklifi aldı; ancak 26 Mart 1923'te böbrek yetmezliğinden, 79 yaşında hayatını kaybetti. Cenazesinin ardından Théâtre des Nations'un adı Théâtre Sarah Bernhardt olarak değiştirildi; kendisi de Père-Lachaise Mezarlığı'na defnedildi.
Bernhardt, aktristik kariyerinin yanı sıra roman, şiir ve tiyatro piyesleri kaleme aldı; plak teknolojisinin yayılmasıyla sesi kayıt altına alındı ve "Altın Sesi" bu sayede günümüze taşındı. Tosca ve Salome gibi operanın en tanınan kadın kahramanları, doğrudan onun yorumladığı karakterlerden ilham aldı. 125 oyunda yaklaşık 70 farklı rol üstlenen Bernhardt, modern tiyatronun ve uluslararası turne geleneğinin mimarlarından biri olarak tarihe geçti.
