İçeriğe Atla
Saint Simon fotoğrafı
Anasayfa Varlık

Saint Simon Kimdir?

Saint Simon, 1760 Paris doğulu Fransız filozoftur. Endüstri toplumu ve pozitivizm kavramlarını kurarak sosyoloji ile sosyalizmin temellerini atmıştır.

Diğer adlar: Claude Henri de Saint Simon

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Saint Simon Hakkında

Fransız sosyalizminin fikir babası olarak tarihe geçen Claude Henri de Saint Simon, 17 Ekim 1760 tarihinde Fransa'nın başkenti Paris'te, köklü bir aristokrat ailede dünyaya gelerek modern sosyolojinin kurucu figürlerinden biri olmuştur. Geleneksel kalıplara karşı duran isyankar yapısıyla genç yaşta dikkat çeken bu düşünür, ömrü boyunca askeri kariyerden kanal projelerine, siyasi hapislikten derin felsefi sorgulamalara uzanan fırtınalı bir yaşam sürmüştür.

Saray Çevresinden Amerika Cephesine Sıra Dışı Bir Yaşam

Büyük amcası XIV. Louis sarayının tarihi anılar yazarı olan Saint Simon, seçkin bir çevrede büyüdü. Buna rağmen gençlik yıllarında ihtilalci fikirlerin ve inançsızlığın etkisi altına girmekte gecikmedi. Ailesinin köhnemiş kurallarına açıkça meydan okuması, babasını oldukça öfkelendirmişti. Cezalandırılmak amacıyla kapatıldığı manastırdan ise halasının yardımları sayesinde kaçmayı başardı. Özgürlüğüne kavuşunca orduya katılarak teğmenlik ve yüzbaşılık görevlerinde bulundu. Yeni dünyanın esintilerini solumak adına Amerika'ya gitti ve orada tam dört yıl geçirdi. Amerikan Bağımsızlık Savaşı sırasında gösterdiği başarılar, onun kısa sürede albaylığa terfi etmesini sağladı. Askeri başarıların ardından büyük vizyonlar peşinde koşmaya başladı. Nikaragua'da Atlas Okyanusu ile Büyük Okyanus'u birleştirecek kanal projesi üzerinde yoğun şekilde çalıştı. Benzer bir kanal çalışmasını da İspanya'da, Madrid kentini denizle buluşturmak amacıyla tasarladı.

Devrim Rüzgarları ve Yoksullukla Geçen Yıllar

Fransa'ya döndüğünde ülkenin en çalkantılı dönemine tanıklık etti. 1789 senesinde seçim kurulu başkanlığı görevini üstlenerek siyaset sahnesine adım attı. Fransız İhtilali patlak verdiğinde, soyluluk unvanlarından kendi rızasıyla vazgeçtiğini ilan etti. Buna rağmen yeni rejimin şüpheci bakışlarından kaçamayarak dokuz ay boyunca cezaevinde kaldı. Bu zorlu süreçte geliştirdiği fikirler sayesinde giyotine gitmekten son anda kurtuldu. Yaşamının bir dönemini büyük bir zenginlik ve şatafat içinde yaşayarak geçirdi. Döneminin en parlak bilim insanlarını ve düşünürlerini etrafında toplamak için servetini cömertçe harcadı. Ancak bu gösterişli hayat tarzı çok uzun sürmedi. Parası tamamen tükenince ağır bir fakirliğin pençesine düştü. Hayatının geri kalanında eski çalışanlarının ve sadık dostlarının yardımlarıyla ayakta kalabildi. Tüm maddi imkansızlıklara rağmen felsefi üretkenliğini hiç kaybetmedi. 1801 yılında hayatını birleştiren filozof, bir yıl sonra düşüncelerini yazıya dökmeye başladı.

Sosyolojinin Doğuşu ve Pozitif Bilim Vizyonu

Saint Simon, bilimsel yöntemin felsefeyi de kapsayacak biçimde genişlemesini savunuyordu. Bu kapsamda, toplumsal olguları açıklamak amacıyla pozitivizm terimini tarihte ilk kez kullandı. Ona göre toplumlar teolojik, metafizik ve pozitif olmak üzere üç temel evreden geçiyordu. Avrupa uygarlığının gelişimini bu tarihsel aşamalarla açıklayan düşünür, ekonomik faktörlerin önemini özellikle vurguladı. Toplumu ayakta tutan dinamikleri inceleyecek yeni bir disiplin tasarlayarak buna sosyal fizik adını verdi. Fizik bilimi doğayı öngörmeyi sağlarken, bu yeni bilim de toplumsal dönüşümleri kontrol etmeyi kolaylaştıracaktı. Fikirlerini olgunlaştırırken Francis Bacon, Ansiklopediciler ve İskoç ekonomi düşüncesinin güçlü bir sentezini oluşturdu. Onun yanında uzun süre yazmanlık yapan Auguste Comte, bu teorileri derinlemesine öğrendi. Ancak Comte, hocasından edindiği bu birikimi kendi özgün fikirleri gibi sunarak sosyolojinin kurucusu unvanını tek başına elde etti. Buna karşın Emile Durkheim, hem sosyolojinin hem de sosyalizmin asıl kurucusu olarak Saint Simon'u işaret etmektedir. Ayrıca onun toplumsal sınıflar ve mülkiyet üzerine yaptığı analizler, Karl Marx'ın kuramsal dünyasına güçlü bir zemin hazırladı.

Endüstri Toplumu ve Üretici Sınıfların Egemenliği

Sanayileşmenin getirdiği hızlı dönüşümü erkenden fark eden düşünür, endüstri toplumu kavramını ilk kez literatüre kazandırdı. Geleceğin bu yeni düzende şekilleneceğini öngörerek bilime ve üretime dayalı reformlar önerdi. Toplumu üretenler ve üretmeyenler olarak net bir biçimde ikiye ayırdı. Üretim sürecine hiçbir katkı sunmayan asalak tabakayı doğrudan aylaklar olarak nitelendirdi. Devletin temel sorumluluğunun faydalı işleri desteklemek ve emekçilerin hak ettiği değeri görmesini sağlamak olduğunu belirtti. Yeni toplum yapısının askeri veya dini otoriteler yerine sosyologlar ve sanayiciler tarafından yönetilmesini istedi. Çünkü sosyologlar toplumu bir arada tutarken, sanayiciler ise onu dönüştürme gücüne sahipti. Sanayi çağının getirdiği ahlaki boşluğun ancak toplumsal bir dinle aşılabileceğini savundu. Bu düşünceyle yola çıkan takipçileri, ölümünden sonra dinsel bir mezhep gibi örgütlenerek törenler düzenlemeye başladılar. Görüşleri zamanla İngiliz liberalizmi, Rus sosyalizmi ve İtalyan nasyonalizmi üzerinde derin izler bıraktı. Modern toplumbilimin kapılarını aralayan Claude Henri de Saint Simon, 19 Mayıs 1825 tarihinde, 65 yaşında Paris'te hayata gözlerini yumdu.

Düşünürün entelektüel mirasını yansıtan başlıca eserleri şunlardır:

  • De la Réorganisation de la Société européenne (Avrupa Topluluğunun Yeniden Örgütlenmesi Üzerine)
  • Du Système industriel (Sanayi Sistemine Dair)
  • Catéchisme des Industriels (Sanayicilerin İlmihali)
  • Meritokrasi
  • Bir Cenevrelinin Çağdaşlarına Mektupları (1803)
  • 19. Yüzyülın Bilimsel Çalışmalarına Giriş (1807)
  • Yeni Bir Ansiklopedi Taslağı (1810)
  • İnsan Bilimi Üstüne İnceleme (1813)
  • Sanayi Sistemi Üstüne (1823)
  • Sanayicilerin Kutsal Kitabı (1824)
  • Yeni Hristiyanlık (1825)

Aile, Kariyer ve İlişkiler

Saint Simon hakkında bilinen ilişkiler

Eğitim

İlişkili Kişiler

Saint Simon Kimdir? Sosyolojinin ve Sosyalizmin Öncüsü | Haberlendin