Televizyon ekranlarında uzun yıllar boyunca fırtınalar estiren Ayna belgeselinin mimarı Saim Orhan, 1971 senesinde Muğla'da gözlerini açtı. İlkokuldan liseye kadarki eğitim serüvenini doğup büyüdüğü bu Ege şehrinde tamamlayan başarılı televizyoncu, 1992 yılında Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nden başarıyla mezun oldu. Ardından Marmara Üniversitesi bünyesinde Radyo, Televizyon ve Sinema dalında yüksek lisans yaparak mesleki donanımını pekiştirdi. Henüz yirmi iki yaşındayken, 1993'te Samanyolu TV bünyesinde hazırlamaya başladığı efsanevi Ayna programıyla Türk seyircisini adeta dünya turuna çıkararak görsel yayıncılıkta yeni bir dönemin kapılarını araladı.
Haber Araştırmasından Dünya Seyahatlerine
İlk yıllarında Arena ve Deşifre gibi sert haber-araştırma formatıyla ekranlara gelen Ayna, Türkiye'deki domuz çiftlikleri, tarihi Topkapı Sarayı'nın maruz kaldığı yağmalar ve misyonerlik faaliyetleri gibi kritik konuları masaya yatırdı. Araştırmacı gazetecilikteki başarısı, Orhan'a henüz kariyerinin başındayken, 1994 yılında Türkiye Yazarlar Birliği tarafından verilen 'en iyi yapımcı' ödülünü kazandırdı. 1995 yılına gelindiğinde ise programın rotası radikal bir kararla sınır dışına çevrildi. Ekip, misyonerlik iddialarının odağındaki SOS Çocuk Köyleri'nin Mısır'daki uzantılarını mercek altına almak üzere bu ülkeye yol aldı. Bu önemli haber dosyası hazırlanırken yanına eklenen gezi izlenimleri, programın çehresini tamamen değiştirerek haber ile geziyi harmanlayan yepyeni bir televizyonculuk modelini doğurdu. Bu popüler format, 1999 senesine kadar seyircinin büyük beğenisiyle ekranlardaki varlığını sürdürdü.
Savaş Hatlarından Amerika Yıllarına
Televizyonculuk aşkı, Saim Orhan ve ekibini zaman zaman ölümle burun buruna getirdi. 1996 yılında iç savaşın pençesindeki Afganistan'a giren cesur ekip, bombaların havada uçuştuğu en sıcak dönemde Tacik lider Ahmet Şah Mesud ve Özbek lider Raşit Dostum ile ses getiren röportajlara imza attı. Bölgede tehlike oldukça büyüktü. Taliban tarafından ardı ardına fırlatılan üç bombanın hedefi olan televizyoncular, bu dehşet anlarından şans eseri yara almadan kurtulmayı başardı. Adrenalin dolu bu günlerin ardından Saim Orhan, Türk televizyonculuğunda bir ilki gerçekleştirerek dondurucu soğuğuyla bilinen Sibirya'daki Yakutistan bölgesine ayak basan ilk yapımcı unvanını elde etti. 1999 yılında dil eğitimi amacıyla ABD'nin New York kentine yerleşen Orhan, mesleki çalışmalarını burada sürfürdü. İki yıl boyunca Birleşmiş Milletler Gazetecilik Cemiyeti üyeliği ve Amerikan Yabancılar Basın Merkezi kaydıyla New York Muhabiri olarak çalıştı. Kıbrıs meselesinin en hareketli döneminde Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan ile özel bir söyleşi gerçekleştirdi.
Ekranın Sınır Tanımayan Seyyahı
2001 senesinde anavatana dönüş yapan usta sunucu, Ayna belgeselinin formatını yenileyerek Samanyolu TV'de yayımlamaya devam etti. Yeni konseptle birlikte dünya haritasını adeta baştan çizdiler. Asya'dan Afrika'ya, Avustralya'dan Amerika'ya uzanan bu dev seyahat maratonunda ekip, yüz kırktan fazla ülkeye giderek çekimler yaptı. Bu seyahatler büyük ses getirdi. Program; gidilen ülkelerin geleneklerini, tarihi güzelliklerini ve halkın günlük yaşantısını izleyicinin ayağına getirdi. Seyirciler ekran başında adeta dünyayı dolaştı. Saim Orhan, Türk televizyonculuğunda sayısız ilkin altına imzasını attı. Kış mevsiminde eksi yetmiş dereceleri gören Yakutistan'a giden ilk Türk televizyon ekibi onlar oldu. Kenya'daki Osmanlı Kalesi'ni ve Moldova'daki Bender Kalesi'ni Türk seyircisi ilk kez onun objektifinden gördü. Güney Afrika'da yer alan Savuka Altın Madeni'nde yerin tam 3777 metre derinliğine inerek sınırları zorladı. Atom bombasıyla sarsılan Hiroşima'da Japon Donanması tarafından ağırlanan ve komutanların davetiyle askeri gemiye kabul edilen ilk Türk televizyon ekibi yine onlardı. Nil Nehri'nin kaynağını çeken ekip, Filipinler'de karada yaşamayı uğursuz sayan Badjao topluluğunu ekranlara taşıdı. Pirinç tarlalarında böcek yiyen insanları, Nairobi'de timsah eti sunan restoranları ve Gambiya'nın uysal timsahlarını Türk halkı yine onunla tanıdı.
Her yer adım adım gezildi. Gezgin kimliğinin yanı sıra Today's Zaman gazetesinde haftalık köşe yazıları kaleme alan Orhan, çok iyi derecede İngilizce ve Arapça bilmektedir. Özel hayatında evli olan deneyimli sunucunun Ahmet Buğrahan isminde bir erkek evladı bulunmaktadır. Kariyeri boyunca kazandığı saygın ödüller ile ziyaret ettiği yüz kırkı aşkın ülkeye dair detaylar şöyledir:
- 1994 - Türkiye Yazarlar Birliği 'en iyi yapımcı' ödülü
- 2011 - Türkçe Olimpiyatları Organizasyon Komitesi Evliya Çelebi Ödülü
- ABD, Arjantin, Brezilya ve Kanada gibi Amerika kıtası ülkeleri
- Almanya, Fransa, İzlanda ve Bosna Hersek gibi Avrupa coğrafyası
- Japonya, Çin, Hindistan, Özbekistan ve Afganistan gibi Asya toprakları
- Kenya, Etiyopya, Çad, Gambia ve Güney Afrika gibi Afrika ülkeleri
