İngiltere'nin başkenti Londra'da 22 Ocak 1561 tarihinde dünyaya gözlerini açan Francis Bacon, ampirik felsefenin kurucu isimlerinden biri olarak adını tarihe yazdırmış olan sıra dışı bir devlet adamı ve filozoftur. Kraliçe I. Elizabeth'in adalet bakanlığı görevini yürüten Nicholas Bacon'ın oğlu olan bu dahi zihin, henüz on iki yaşındayken girdiği Trinity College'a giderek yükseköğrenimine adım atmıştır. Hayatı boyunca bilimi dogmaların boyunduruğundan kurtarmak amacıyla mücadele eden Bacon, edindiği pragmatist yaklaşımla insanlığın aydınlık yarınlarını inşa etmeyi arzulamıştır. Yaşamının son döneminde geçirdiği zatürre rahatsızlığı nedeniyle 9 Nisan 1626'da hayata gözlerini yuman düşünür, geride modern bilimsel yöntemin temelini oluşturan devasa bir miras bırakmıştır.
Siyaset Arenasında Yükseliş ve Büyük Unvanlar
1573 yılında Cambridge bünyesinde skolastik felsefe ile tanışan Bacon, 1576 senesinde ise hukuk öğrenimine yönelmiştir. Hukuk alanındaki çalışmalarını başarısıyla tamamlayan Bacon, mesleğe avukat olarak giriş yaparak kariyer basamaklarını hızla tırmanmaya başlamıştır. Kısa sürede yeteneğini kanıtlayan genç hukukçu, 1584 yılında Parlamento çatısı altında kendine yer bulmayı başarmıştır. Siyasi nüfuzunu zamanla artıran Bacon, 1593 senesinde ise Avam Kamarası'na seçilerek ülkesinin yönetiminde daha etkin bir rol üstlenmiştir.
Kraliyet yönetimiyle geliştirdiği yakın ilişkiler, Bacon'ın bürokrasideki yükselişini adeta taçlandırmıştır. Sırasıyla 1613 yılında başsavcılık, 1616'da kralın özel danışmanlığı gibi kritik pozisyonlara getirilen isim, devlet kademesindeki gücünü pekiştirmiştir. Hız kesmeden devam eden bu başarı grafiği, 1617'de başmühürdarlık ve nihayetinde 1618 senesinde başyargıçlık makamıyla zirve noktasına ulaşmıştır. Başarılı bürokrat, aynı yıl içerisinde Verulam baronluğu ile ödüllendirilmiş, 1621'de ise Saint Albans vikontu unvanını hanesine yazdırmıştır. Buckingham Sarayı'nın ve doğrudan kralın en çok değer verdiği figürlerden biri haline gelen Bacon, resmi yetkilerini kendi benimsediği dürüstlük prensipleri doğrultusunda kullanmıştır.
Felsefi Düşüncesi ve Dogmalara Karşı Savaş
Devlet işlerinin yoğun koşturmacası arasında felsefi üretimini asla aksatmayan Bacon, 1609 senesinde 'Eskilerin Bilgeliği' ve ardından meşhur eseri 'Yeni Organon'u kaleme almıştır. Deneyimci (ampirik) felsefe akımının öncülüğünü üstlenen düşünür, soyut tartışmalar yerine somut meselelere yoğunlaşan pragmatist bir bakış açısı geliştirmiştir. İnsanlığın geleceğine karşı beslediği ütopik ve son derece iyimser beklentinin arkasında, en büyük güç kaynağı olarak konumlandırdığı güvenilir bilgi yer almaktadır. Düşünce dünyasındaki en büyük hedeflerinden biri, sadece kelime oyunlarından ibaret gördüğü skolastik bilginlerin otoritesini tamamen sarsmaktır. Bacon, mücadeleci bir duruş sergiledi. Tüm yaşamını skolastik otoriteyi kırmaya adadı.
Düşünür, bilim insanlarının bilgi toplama ve işleme süreçlerini oldukça özgün bir benzetmeyle açıklamaktadır. Bacon'a göre araştırmacılar şu üç gruptan birine dahil olmaktadır:
- Kendi ürettiği ağın içinden çekerek kozasını ören ve dış dünyaya kapalı kalan örümcekler,
- Etraftan bulduğu malzemeleri yalnızca biriktirmekle yetinen ve üzerlerinde hiçbir değişiklik yapmayan karıncalar,
- Çevreden topladığı ham maddeleri kendi potasında eritip işleyen, onlara yepyeni bir düzen vererek üretime dönüştüren yapıcı bal arıları.
Bacon, ideal bilim insanının tıpkı bir bal arısı gibi aktif ve dönüştürücü bir çaba içerisinde bulunması gerektiğini savunmuştur. Onun yürüttüğü bu amansız mücadele, bilimin bağnaz çevrelerin tekelinden kurtarılmasında hayati bir rol oynamıştır.
Zirveden Düşüş ve Son Yılların Üretkenliği
Ancak zirvedeki bu günler uzun sürmedi. Çeşitli davalardaki bazı pazarlıkları ve servetini yasa dışı yollarla elde ettiği yönündeki güçlü şüpheler, kariyerinin sonunu hazırlamıştır. Hakkındaki yolsuzluk iddiaları neticesinde 1621 yılında tüm resmi görevlerinden el çektirilmiş ve saraydan tamamen uzaklaştırılmıştır. Resmi mevkilerinden uzaklaştırıldıktan sonra hapse girmekten kralın cömert bağışlayıcılığı sayesinde kurtulan eski başyargıç, her şeyi geride bırakarak kendi köşesine çekilme kararı almıştır. Bu düşüş üretkenliğini doruğa taşıdı.
Köşesinde çalışmalarına hız veren düşünür, 1621 senesinde 'Büyük Yenilenme' adlı çalışmasının önsözünü tamamlamıştır. Bir sonraki yıl ise İngiliz tarihine ışık tutan VII. Henry'nin dönemini anlatan kapsamlı bir eseri literatüre kazandırmıştır. Ancak, tasarladığı büyük projesi olan 'Büyük Yenilenme'yi tamamlamaya ömrü elvermemiştir. Kaptığı zatürre rahatsızlığı sebebiyle 9 Nisan 1626 tarihinde, 65 yaşında hayata veda etmiştir. İngiliz düşünür Kova burcuydu. Bilimsel gelişmeye katkısı tartışılmaz bir öneme sahipti.
