Türk sporunun emekleme döneminde sahneye çıkan Refik Osman Top, 1897 yılında İstanbul'da dünyaya gözlerini açmış, futbolculuktan yazarlığa uzanan çok yönlü kariyeriyle Türk spor tarihinin en saygın öncülerinden biri haline gelmiştir. Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray formalarını giyen ilk isim olma unvanını taşıyan bu sıra dışı spor adamı, meşin yuvarlağa adadığı ömrünü 26 Nisan 1957'de yine doğduğu şehir olan İstanbul'da tamamlamıştır.
Yeşil Sahalardan Meşin Yuvarlağın Büyüsüne
İstanbul'un Valideçeşme semtinde ikamet eden Refik Osman'ın futbol dünyasıyla tanışması son derece ilginç bir tesadüfe dayanır. Semtin gençleri karşı yakadaki Taşkışla binasında aniden yükselen alevleri görünce heyecanla o tarafa doğru koşmaya başlarlar. Bugün Maçka Parkı olarak bilinen bölgeye ulaştıklarında ise yangından ziyade bambaşka bir manzara dikkatlerini çeker. Karşılarında o dönem İstanbul'da bulunan İngilizler futbol oynamaktadır. Gençler bu yeni oyunu büyük bir hayranlıkla izlemeye koyulurlar. İngilizlerin meşhur uzun paslarından biri kendi bulundukları alana doğru süzülür. Gençler bu sahipsiz meşin yuvarlağı hemen kaparak güvenli bir yer olarak gördükleri Refik Osman Bey'in bahçesine saklarlar. Bu unutulmaz olay onun yaşam çizgisine yön vermiştir. Yıllar sonra ülkemizde kabul edilen Soyadı Kanunu ile birlikte ünlü sporcu, hayatının merkezine koyduğu bu nesnenin adını yani Top soyadını gururla seçmiştir.
Şiir Lakaplı Efsanenin Kariyer Yolculuğu
Aktif sporculuk yıllarında Şiir lakabıyla anılan oyuncu, Beşiktaş kulübünün futbol şubesinin kurulmasında ve ilk kadrosunda yer almasında kilit rol oynamıştır. Siyah-beyazlı camiayı futbol branşıyla tanıştıran genç ekibin içinde yer alması, adını kulübün altın sayfalarına yazdırmıştır. Amatörlük döneminde sık sık takım değiştiren ve Türk futbolunun gelişimine katkı sağlayan oyuncunun forma giydiği başlıca kulüp listesi şöyledir:
- Beşiktaş
- Galatasaray
- Fenerbahçe
- İstanbulspor
- Altınordu
- Progres
- İttihatspor
Galatasaray kulübüne iki kez transfer olan başarılı oyuncu, her defasında yuvası olarak gördüğü Beşiktaş'a geri dönmüştür. Tarih sayfaları 22 Ağustos 1924 gününü gösterdiğinde Taksim Stadı tarihi bir rekabete sahne olmuştur. İstanbul Futbol Ligi kapsamında düzenlenen bu müsabakada Beşiktaş ile Galatasaray karşı karşıya gelmiştir. Refik Osman bu dev derbide ağları iki kez sarsarak ezeli rekabetin tarihteki ilk gollerini atan isim olmuştur. Çok geçmeden, 16 Kasım 1924 tarihinde Imeni Vorovskogo Stadyumu'nda Sovyetler Birliği ile oynanan hazırlık maçında ay-yıldızlı formayı sırtına geçirmiştir. A millî takımımızın 3-0 mağlubiyeti ile sonuçlanan bu özel karşılaşma, onun Beşiktaş kulübü bünyesinden millî takıma çağrılan ilk futbolcu olarak tarihe geçmesini sağlamıştır.
Teknik Direktörlük Başarıları ve Spor Yazarlığı Dönemi
Futbol ayakkabılarını bağcıklarından çıkardıktan sonra da spordan asla kopmayan Refik Osman Top, teknik direktörlük koltuğuna geçmiştir. Ocak 1937'de Topkapı takımındaki görevinden ayrılarak Beşiktaş'ın başına getirilmiştir. Siyah-beyazlıların teknik patronluğunu üstlendiği bu dönemde takımıyla birlikte büyük zaferler elde etmiştir. İstanbul Futbol Ligi'ni hem futbolcu hem de teknik direktör sıfatıyla kazanan ilk kişi olmayı başarmıştır. Beşiktaş'ı çalıştırdığı 1939 ile 1945 yılları arasında üst üste şampiyonluklar yaşayarak kulüp müzesini kupalarla doldurmuştur. Bu şanlı süreçte takımını 1939, 1940, 1941, 1942 ve 1943 yıllarında İstanbul liginin zirvesine taşımıştır.
Başarılı hoca, saha kenarındaki yöneticiliğinin yanı sıra düdük çalmaktan da geri durmamıştır. 1927 ile 1945 yılları arasında İstanbul Futbol Ligi ve Millî Küme organizasyonlarında tam 18 müsabakada hakem olarak görev yapmıştır. Spor kariyerinin son dönemecinde ise düşüncelerini kağıda dökmek istemiş ve Top adını taşıyan bir spor dergisi yayınlamıştır. Ancak keskin kalemi ve cesur eleştirileri onun başına iş açmıştır. Dönemin Türk spor yönetimini sert bir dille eleştirdiği 'Yağma Hasan'ın Böreği' isimli köşe yazısı nedeniyle ömür boyu men cezasına çarptırılmıştır. Bu ağır yaptırıma rağmen Türk sporuna kazandırdığı değerler ve bıraktığı silinmez izler sayesinde Refik Osman Top ismi günümüde de Türk futbolunun en saygın köşesinde parıldamaya devam etmektedir.
