Örsan Öymen, 1 Mayıs 1938'de Ankara'da dünyaya geldi. Tam adı Mustafa Örsan Öymen olan gazeteci, Türk basın tarihinde 1970'li ve 1980'li yılların en çok okunan köşe yazarları arasında yer aldı. Milliyet gazetesindeki Politika Kazanı köşesiyle siyasi taşlamayı bir üst boyuta taşıdı; 22 Temmuz 1987'de Bodrum'da kalp krizi sonucu 49 yaşında hayatını kaybetti.
Aile ve Kökenler
Öymen ailesi, Çerkes asıllıdır. Aile büyükleri, Mehmet Raşit Bey önderliğinde Çeçenistan'dan Trabzon'a göç etmiş; Örsan doğmadan önce ailenin bir bölümü Ankara'ya yerleşmiştir. Babası Hıfzırrahman Raşit Öymen, annesi Fatma Nezaket Öymen'dir. Ağabeyi Altan Öymen (d. 1932) da gazeteci ve siyasetçi kimliğiyle tanınmış bir isimdir. Onur Öymen (d. 1940) ise amcasının oğludur; Onur'un babası Mahmud Münir Öymen aile içindeki İstanbul kolunu oluşturmuştur.
Gazetecilik Kariyeri
Örsan Öymen, 1950'li ve 1960'lı yıllarda Tercüman, Dünya, Ulus ve Öncü gazetelerinde çalıştı. Bu dönemde Almanya'ya geçerek Alman Radyo Televizyonu (WDR)'nda radyo programcısı, muhabir ve yorumcu olarak uzun yıllar görev yaptı. Almanya'daki çalışma yıllarında Gisela Marie Öymen ile evlendi; Berlin'de kurdukları yuva, birlikte ilerledikleri dönemin merkezi oldu.
1969'da Türkiye'ye dönen Öymen, TRT'nin kurumsallaşma sürecine katkı sağladı ve Söz Meclisten Dışarı programını hazırladı. Günaydın gazetesinde 06 Ankara köşesini kaleme alırken ağabeyi Altan Öymen ile birlikte Anka Haber Ajansı'nın gelişimine de destek verdi.
1973'te Milliyet gazetesinde başladığı Politika Kazanı köşesi, onun en kalıcı eseri oldu. Keskin gözlemi ve özgün taşlama diliyle dönemin siyasi gündemine ayna tutan bu köşede, araştırmacı gazeteci Uğur Mumcu ile ortak çalışmalar da yürüttü.
Eserleri ve Mirası
Kaleme aldığı kitaplar arasında yer alan Politika Kazanı (1978) ve Bir İhtilal Daha Var: 1908-1980 (1987), siyasi yazarlık geleneğinin somut ürünleridir. Üç çocuğu —Örsan Kunter Öymen (d. 1965), Yasemin Öymen (d. 1969) ve Britta Öymen-Mischke— babalarının ardında bıraktığı kişisel mirasın parçalarıdır. Örsan Öymen, köşe yazarlığını hem bir gazetecilik sanatı hem de kamusal sorumluluk olarak tanımlayan neslin öncü isimlerinden biri olarak tarihe geçti.
