İngiliz folk müzik sanatçısı ve bestecisi Nick Drake, 19 Haziran 1948'de Birmanya'nın Rangoon kentinde dünyaya geldi.
Sanatçı, 24 Kasım akşamı aşırı doz antidepresan ilaç alımına bağlı olarak henüz 26 yaşında vefat etti.
Kısa ömründe sığdırdığı sıra dışı besteleriyle ölümünden yıllar sonra bir efsaneye dönüştü.
Kendine özgü gitar tekniğiyle müzisyenlere ilham kaynağı oldu.
Rangoon'dan Warwickshire'a Uzanan İlk Yıllar
Babası Rodney Drake, Birmanya'da bulunan bir ticaret şirketinde mühendis olarak görev yapıyordu.
Aile, 1950 yılında Birmanya'dan ayrılarak İngiltere'deki tarihi Warwickshire bölgesine kalıcı olarak taşındı.
Burası, Shakespeare'in doğduğu yer olarak biliniyordu.
Nick'in ablası Gabrielle Drake, sonraki yıllarda sinema ve televizyon sektöründe tanınan popüler bir oyuncu haline geldi.
Genç Nick, çocukluk yıllarında annesinin büyük etkisiyle müzik dünyasına ilk adımını attı.
Çocukluğunda yoğun olarak klasik müzik dinledi.
Bu klasik eserler, onun gelecekteki müzikal tarzını oturtmasında oldukça belirleyici bir rol üstlendi.
Eğitim hayatına 1957 yılında Berkshire'da başlayan Drake, beş sene sonra Wiltshire'daki Marlborough College'a kaydoldu.
Ailesinin de eğitim gördüğü bu okuldan başarıyla mezun oldu.
Okul yıllarında sporla aktif olarak ilgilenen genç, rugby takımında başarılı bir performans sergiledi.
Takım arkadaşları ve rugby koçu tarafından bu sporda son derece yetenekli bulunuyordu.
Ayrıca okul orkestrasında piyano ile saksafon çalıyordu, aynı zamanda vokallik yapıyordu.
İlk gitarını 17 yaşında alan genç müzisyen, Amerikan halk müziğinin etkisinde kaldı.
Müzik dünyasında Amerikan halk müziğinin etkisinde kalan ve Phil Ochs, Beatles ile Bob Dylan hayranı olan Drake, iyi bir eğitim hayatı olmasına karşın okuldan uzaklaşarak kendini tamamen bestelerine verdi.
Cambridge Dönemi ve Joe Boyd ile Keşif Yolculuğu
1966 yılında Cambridge Üniversitesi İngiliz Edebiyatı bölümündeki kabulünü geciktirmeyi tercih etti.
Şubat 1967'de Fransa'daki Aix-Marseille Üniversitesi'ne başladı.
Fransa yıllarında ufak kulüplerde müzik yaparak kendi geçimini sağlayan Drake, arkadaşlarıyla çıktığı kısa seyahatler sırasında dönemin etkisiyle uyuşturucu maddelerle ilk kez tanışmış oldu.
İngiltere'ye geri döndükten sonra ablasının Hampstead'deki evine yerleşti ve Cambridge'de eğitimine başladı.
Bölgedeki kulüp ve kafelerde sahne almaya devam eden Drake, Fairport Convention grubunun basçısı Ashley Hutchings tarafından keşfedildi.
Hutchings, genç yeteneğin Amerikalı ünlü prodüktör Joe Boyd ile tanışarak profesyonel olmasını sağladı.
Henüz 20 yaşındayken, 1969 yılında Island Records etiketiyle ilk albümü Five Leaves Left müzik piyasasına sunuldu.
Bir sene sonra yayımlanan Bryter Layter albümünde ise tek başına çaldığı hiçbir şarkı yer almıyordu.
Bu albümün kayıtlarında Fairport Convention üyelerine ek olarak Velvet Underground'dan John Cale de Drake'e eşlik etti.
Çok utangaç ve içe dönük bir yapıya sahip olan sanatçı, konser vermekten ve büyük turnelere çıkmaktan hep uzak durdu.
Bu çekingen tavır, onun şarkılarını geniş kitlelere tanıtmasını engelledi ve albüm satışlarının beklenen seviyeye ulaşmasına mani oldu.
Pembe Ay'ın Gölgesindeki Son ve Ölümüsüz Miras
Ruhsal dünyası giderek kararan müzisyen, evden ayrılıp günlerce dönmediği ağır bunalım dönemleri geçirmeye başladı.
Ailesinin ısrarıyla doktora gidip antidepresan kullanmaya başladı.
Uykusuzluk nöbetleriyle boğuştuğu bu zor süreçte, sadece akustik şarkılardan oluşan The Pink Moon albümünün kayıtlarını tamamladı.
1972 tarihli bu yapıtın ardından psikolojisi daha da kötüye giden dahi müzisyen, 24 Kasım akşamı hayata gözlerini yumdu.
Aşırı dozda antidepresan ilaç alımına bağlı olarak hayata veda eden müzisyenin ölümü kayıtlara intihar şeklinde geçmiş olsa da, ailesi ve yakın arkadaşları bu iddiayı hiçbir zaman kabul etmediler.
O yıllarda kullanılan bu tehlikeli ilaçların yüksek dozdaki riskleri nedeniyle ilerleyen dönemde yasaklanması da bu tezi güçlendiriyordu.
Hayata veda ettiğinde başucunda Albert Camus imzalı Sisifos Söyleni kitabının bulunması ise intihar ihtimalini destekleyen en büyük unsur oldu.
Mezarı, yaşadığı yer olan Tanworth-in-Arden'da yer almaktadır.
Hayata veda etmesinin üzerinden çok uzun yıllar geçtikten sonra asıl değeri anlaşılan Nick Drake, farklı gitar çalışı ve kullandığı değişik akorlarla kendisinden sonra gelen pek çok müzisyene ilham verdi.
Eserleri, çağdaş müzik dünyasının önde gelen isimleri tarafından defalarca yeniden yorumlandı.
Drake'in şarkılarını coverlayan isimler arasında şunlar bulunmaktadır:
- Norah Jones
- Placebo
- The Autumns
