Neriman Altındağ Tüfekçi, yarım asrı aşan sanat yaşamıyla Anadolu ezgilerini radyolardan konservatuvar kürsülerine taşımıştır. Sanatçı, 14 Mart 1926 tarihinde İstanbul'da dünyaya geldi. Köklü aile bağları ve üstün yeteneğiyle geleneksel müziğin akademik kimlik kazanmasında en kritik rolleri üstlendi. Ankara ve İstanbul radyolarındaki şeflik ve solistlik çalışmalarıyla tanınan Tüfekçi, tarihi başarılara imza atmıştır. Böylece kadınların sanat dünyasındaki yerini güçlendirmiştir.
Amasya'dan İstanbul'a Uzanan İlk Yıllar
Neriman Altındağ Tüfekçi'nin kökenleri, babası Nurettin Behiç Bey vesilesiyle Amasya'ya, annesi Hayriye Hanım kanalıyla ise Erzurum'a uzanmaktadır. Ailenin üç çocuğundan biri olarak İstanbul'da büyümüştür. Sanatçı, Nurhan adında bir ağabeye ve Perihan Altındağ Sözeri isminde bir ablaya sahipti. Çocukluk döneminin bir kısmını Erzurum'da geçiren sanatçı, ilkokul eğitimini Nene Hatun İlkokulu bünyesinde tamamladı. Ardından eğitim hayatına İstanbul'da devam etti. Nişantaşı Kız Lisesi'nden 1942 senesinde mezun olan Neriman Altındağ, aynı yıl açılan Ankara Radyosu jüri sınavlarını üstün bir başarıyla kazanarak profesyonel müzik kadrosuna dahil olmuştur. Bu verimli yıl, aynı zamanda onun profesyonel müzik yolculuğunun resmi başlangıcı sayılmaktadır.
Radyo Yılları ve Tarihi İlklere İmza Atışı
Radyodaki disiplinli çalışmasıyla kısa sürede yeteneğini kanıtlayan sanatçı, 1949 yılında Yurttan Sesler Korosu şef yardımcılığı görevine getirildi. 1950 senesinde repetitörlük yetkisi alan sanatçı, 1953'te ise solist öğretmenliği unvanıyla onurlandırıldı. Liderlik vasıflarıyla adından söz ettiren genç müzisyen, 1957 yılında Kadınlar Korosu'nu kurarak bu topluluğu bizzat yönetti. Takvimler 1959 yılını gösterdiğinde ise İstanbul Radyosu bünyesine atandı. İstanbul'daki yeni görevinde solistliğin yanı sıra Yurttan Sesler Kadınlar Korosu'nu kurup yönetme başarısını gösterdi. Ayrıca Türk Müziği Şube Müdür Yardımcılığı gibi kurumsal sorumluluklar da üstlendi. Ankara'ya olan bağlılığı sebebiyle 1972 yılında yeniden Ankara Radyosu'na geri döndü. Burada solistlik ve şeflik serüvenine kararlılıkla devam etti.
Konservatuvar Kuruculuğu ve Uluslararası Başarılar
Müziğin sadece icra edilen değil, aynı zamanda öğretilen akademik bir disiplin olması gerektiğine inanıyordu. Bu inançla, 1976 yılında TRT'deki görevinden kendi isteğiyle ayrıldı. İstanbul'da kurulmakta olan Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı'nın kuruluş çalışmalarına heyecanla katıldı. Konservatuvar bünyesinde Kurucu Yönetim Kurulu Üyesi ve öğretim görevlisi olarak göreve başladı. İTÜ Türk Müziği Devlet Konservatuvarı'nın yüksek ve lisansüstü bölümlerinde uzun yıllar boyunca hocalık yaptı. Aynı zamanda kurumun Danışma Birimi üyesi olarak çalıştı. Müzikal birikimi ve şöhreti ülke sınırlarını aşan sanatçı, Japon Kültür Bakanlığı'nın özel davetlisi olarak gittiği Tokyo ve İşikava şehirlerinde açıklamalı konserler vererek geleneksel ezgilerimizi dünyaya tanıtmıştır. Ulusal ve uluslararası sempozyum ve kongrelerde bildiriler sundu. Halk müziğiyle ilgili çeşitli alanlarda zengin konferanslar verdi.
Özel Yaşamı, Derlemeleri ve Edebi Mirası
Sanatçının özel yaşamı da Türk halk müziğinin tarihiyle tamamen iç içe geçmiştir. İlk evliliğini 1951 yılında halk müziğinin ulu çınarlarından Muzaffer Sarısözen ile gerçekleştiren Neriman Altındağ'ın bu evlilikten bir yıl sonra Memil Sarısözen ismini verdikleri bir oğlu dünyaya gelmiştir. Çiftin evliliği 1956 senesinde sona erdi. Sanatçı, ikinci evliliğini ise 1958 yılında halk müziğinin bir diğer dev ismi olan Nida Tüfekçi ile yapmıştır. Bu evlilikten 1958 yılında Gamze Yazıcı adında bir kızları dünyaya geldi. Ortak sanat vizyonuna sahip olan bu değerli çift, müzikal birikimlerini 1964 yılında yayımladıkları "Memleket Türküleri" adlı kitapta bir araya getirdi. Yorumculuğunda türküleri ve özellikle uzun havaları aslına uygun şekilde, yöre üslübuyla icra ederek geniş kitlelerin takdirini kazandı. Ankara Radyosu'ndaki büyük jürilerce yapılan sınavlarda gösterdiği başarılar ona benzersiz unvanlar kazandırdı. Halk müziği dalında ilk kez bir kadına verilen bu tarihi unvanlar şu şekildedir:
- İlk kadın solist
- İlk kadın öğretmen
- İlk kadın şef
- İlk ve tek kadın artist-öğretmen
Yüzden fazla derlemesi bulunan sanatçı, 4 Şubat 2009 tarihinde İstanbul'da hayata gözlerini yumdu. Tedavi gördüğü Florence Nightingale Hastanesi'nde geçirdiği kalp krizi nedeniyle 83 yaşında yaşama veda eden büyük sanatçı, geride Anadolu'nun ruhunu yansıtan devasa bir kültürel miras bırakmıştır.
