İçeriğe Atla
Anasayfa Varlık

Mari Gerekmezyan Kimdir?

Türkiye'nin ilk kadın heykeltıraşlarından Mari Gerekmezyan, 1913 Kayseri doğumludur. Yahya Kemal büstü ile birincilik kazanan sanatçının yaşam öyküsü.

Diğer adlar: Mari Kerekmezyan, Mari Kerekmezian

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Mari Gerekmezyan Hakkında

Mari Gerekmezyan, ülkemizin öncü kadın heykeltıraşları arasında yer alan, aynı zamanda öğretmenlik de yapmış Ermeni asıllı Türk sanatçıdır. 1913 yılında Kayseri’nin Talas ilçesinde dünyaya gelen Gerekmezyan, heykeltıraşlık alanındaki yeteneğiyle İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde Rudolf Belling’in öğrencisi olmuştur. Şair Bedri Rahmi Eyüboğlu ile yaşadığı büyük aşkla “Karadut” şiirinin esin kaynağına dönüşen sanatçı, İkinci Dünya Savaşı ardından yaşanan ilaç yoksulluğu nedeniyle 29 Ekim 1947’de İstanbul’da veremden yaşamını yitirmiştir.

Talas'tan Sanatın Merkezine: İlk Adımlar ve Akademi Yılları

Kayseri'nin Talas ilçesinde 1913 yılında dünyaya gözlerini açan Mari Gerekmezyan, sanata olan tutkusuyla genç yaşta İstanbul'un yolunu tuttu. Dönemin en prestijli eğitim kurumlarından biri olan İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi bünyesindeki Heykel Bölümü'ne girmeyi başardı. Burada, dünyaca ünlü heykeltıraş Rudolf Belling'in öğrencisi olma ayrıcalığına erişti. Yeteneği ve çalışkanlığı sayesinde akademideki eğitimini üstün bir başarıyla, birincilik derecesiyle tamamladı. Kendisi, Türkiye genelinde heykeltıraşlık mesleğine adım atan ilk kadın temsilciler arasında kabul edilmektedir.

Sanat eğitimini sürdürürken hayat mücadelesinden de geri durmayan genç sanatçı, aynı zamanda öğretmenlik mesleğini de icra ediyordu. İstanbul'daki azınlık okullarında genç zihinlere dokundu. Görev yaptığı okullar şunlardı:

  • Arti Gırtaran İlkokulu
  • Esayan Ermeni Okulu
  • Getronagan Ermeni Lisesi

Bu eğitim yuvalarında öğretmenlik görevini başarıyla yürüten Gerekmezyan, bir yandan da heykel çalışmalarına aralıksız devam etti. Genç heykeltıraş, 1945 yılında hazırladığı muazzam bir büst çalışması ile büyük ses getirdi. Edebiyatımızın usta ismi Yahya Kemal Beyatlı'nın portresini çamura ve taşa aktardığı bu Yahya Kemal Büstü, ona prestijli bir birincilik ödülü kazandırdı. Ancak sanat tarihi açısından büyük değer taşıyan bu önemli yapıt, ne yazık ki günümüzde kayıptır.

Karadut Şiirinin İlhamı ve Toplumsal Yankılar

Sanat dünyasındaki bu parlak yükselişin yanı sıra, Mari Gerekmezyan'ın özel hayatı da fırtınalı bir sürece sahne oldu. Dönemin tanınan şair ve ressamı Bedri Rahmi Eyüboğlu ile yolları kesişti. Bu tanışıklık, kısa sürede derin ve tutkulu bir aşk ilişkisine evrildi. Bu birliktelik, Bedri Rahmi'nin Türk edebiyatına armağan ettiği meşhur "Karadut" şiirinin doğmasını sağladı. Şiirde geçen unutulmaz dizelerin ve atıfların odağındaki gizemli kadın, bizzat Gerekmezyan'ın kendisiydi. Ancak bu tutkulu aşk, beraberinde büyük zorlukları da getirdi.

Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun evli olması nedeniyle bu ilişki, dönemin toplumsal normları ve özellikle Ermeni cemaati tarafından büyük bir hoşnutsuzlukla karşılandı. Cemaat içi tepkiler giderek büyüdü ve genç kadın, kendi toplumu tarafından dışlanarak yalnızlığa mahkûm edildi. Bu zorlu psikolojik baskılar ve toplumsal yalnızlaştırma süreci, onun sanatını da gölgeledi. Mari Gerekmezyan'ın ortaya koyduğu heykeller ve sanatsal çalışmalar, hak ettiği ilgiyi göremedi ve arka planda kaldı. Yine de onun dehasını yansıtan bazı nadide eserler, İstanbul Resim ve Heykel Müzesi ile Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi koleksiyonlarına girmeyi başararak buralarda sergilendi.

Savaş Sonrası Yoksulluk ve Zamansız Bir Veda

Genç heykeltıraşın hayatı, 1946 yılında aldığı yıkıcı bir haberle tamamen değişti. Mari Gerekmezyan, dönemin ölümcül hastalıklarından biri olan verem illetine yakalandı. İkinci Dünya Savaşı'nın yeni bittiği o yıllarda, dünya genelinde büyük bir ekonomik kriz ve ilaç kıtlığı yaşanıyordu. Hastalığın tedavisi için gerekli olan ilaçlar ise fahiş fiyatlarla satılmaktaydı. Bedri Rahmi Eyüboğlu, sevdiği kadını kurtarabilmek için adeta seferber oldu. Kendi atölyesindeki paha biçilemez tablolarını birer birer satışa çıkardı, ancak elde edilen gelir ilaçları temin etmeye yetmedi.

Tüm çabalara rağmen kurtarılamayan yetenekli heykeltıraş, 29 Ekim 1947 tarihinde, henüz 34 yaşındayken İstanbul'da hayata gözlerini yumdu. Naaşı Şişli Ermeni Mezarlığı'na defnedildi. Ardında derin bir hüzün ve yarım kalmış hikayeler bırakan bu değerli Cumhuriyet kadını, uzun yıllar boyunca sessizliğe gömüldü. Ölümünden yıllar sonra, 2012 yılının aralık ayında, geçmişte öğretmenlik yaptığı Getronagan Ermeni Lisesi bünyesinde onun anısını yaşatmak adına özel bir sergi organize edildi. Bu anlamlı etkinlik sayesinde, Türkiye'nin bu değerli kadın sanatçısının ismi ve mirası bir kez daha saygıyla yâd edildi.

Kişi Kartı

Adı Soyadı
Mari Gerekmezyan
Doğum Yeri
Talas, Kayseri
Vefat
29 Ekim 1947
Uyruk
Türkiye
Meslek
heykeltıraş

Kariyer ve İlişkiler

İlişkili Kişiler

Sıkça Sorulan Sorular

Mari Gerekmezyan kimdir?

Türkiye'nin ilk kadın heykeltıraşlarından Mari Gerekmezyan, 1913 Kayseri doğumludur. Yahya Kemal büstü ile birincilik kazanan sanatçının yaşam öyküsü.

Mari Gerekmezyan nerede doğdu?

Mari Gerekmezyan Talas, Kayseri doğumludur.

Mari Gerekmezyan ne zaman vefat etti?

Mari Gerekmezyan 29 Ekim 1947 tarihinde hayatını kaybetti.

Mari Gerekmezyan hangi alanda tanınır?

Mari Gerekmezyan, heykeltıraş olarak tanınır.