Kara Kemal, yakın tarihimizin en fırtınalı dönemlerinde derin izler bırakmış önemli bir Osmanlı devlet adamıdır. 1868 yılında dünyaya gelen bu nüfuzlu siyasetçi, özellikle İttihat ve Terakki Fırkası içindeki stratejik konumu nedeniyle 'Küçük Efendi' lakabıyla anılmıştır. Birinci Dünya Savaşı'nın çetin koşullarında üstlendiği İaşe Nazırlığı görevi vesilesiyle adından söz ettiren bu önemli figür, yabancı tekelindeki ülke ekonomisini millileştirmek maksadıyla esnafı örgütleyerek yerel sermayeli şirketler kurmuştur. Mondros Mütarekesi sonrasında ise vatan savunması için kurulan Karakol Cemiyeti bünyesinde milli direnişe çok ciddi katkılar sunmuştur. Hayatı trajik bir biçimde sonlanan devlet adamı, 27 Temmuz 1926'da İstanbul'da kolluk kuvvetlerince kıstırılınca intihar etmiştir.
İktisadi Hamleler ve Karakol Cemiyeti'nin Doğuşu
Birinci Dünya Savaşı'nın zorlu koşullarında ülkenin gđda ve lojistik ihtiyacını koordine eden İaşe Nazırlığı makamına getirildi. Kara Kemal, bu süreçte yabancı tekellere karşı yerli ve milli bir ekonomi inşa etmeyi temel hedef olarak belirledi. Esnafı örgütleyerek yerel sermayeye dayalı çeşitli ticaret şirketleri kurdu. Savaşın ardından Osmanlı Devleti mağlup ayrılınca, işgal altındaki topraklarda gizli bir direniş ağı örgütlemek kaçınılmaz hale gelmişti. Tecrübeli siyasetçi, bu amaçla Baha Sait Bey ve Kara Vasıf Bey ile bir araya gelerek ünlü Karakol Cemiyeti'ni hayata geçirdi. Bu yeraltı örgütü, Anadolu'daki Milli Mücadele'ye subay, silah ve mühimmat kaçırılmasında hayati bir köprü vazifesi gördü.
Malta Sürgünü ve İzmit'teki Tarihi Görüşme
İşgalci İngiliz kuvvetlerinin 16 Mart 1920 tarihinde İstanbul'a girmesiyle birlikte Kara Kemal de hedef tahtasına oturtuldu. İngilizlerce yakalanan İttihatçı lider, ilk olarak meşhur Bekirağa Bölüğü bünyesinde gözaltında tutuldu. Ardından 18 Mart 1920'de diğer vatansever aydınlarla beraber Malta adasına sürgün edildi. Ancak sürgün günleri uzun sürmedi.
Kaçış operasyonunda yer alan diğer bazı isimler şunlardır:
- Ali İhsan Sabis Paşa ve Mahmud Kâmil Paşa
- Sabit Bey, Nevzat Bey, Bedreddin Bey ve Şükrü Bey
- Mâcit, Muammer, Gani, Ahmet, Memduh ve Faik
- Fevzi Bey, Tahsin Bey ve Necmi Bey
Kaçışın ardından İstanbul'a ayak basan Kara Kemal, vakit kaybetmeden yarım kalan iktisadi projelerini canlandırmak için kolları sıvadı. Esnaf derneklerinin liderliğini yeniden devralarak eski yerli şirketleri ayağa kaldırdı. İstanbul sokaklarında İttihat ve Terakki ruhunu yeniden diriltmeyi amaçlıyordu. Bu gayret, onu Tasvir-i Efkar başyazarı Velid Ebüzziya ve Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin İstanbul basın temsilcisi Yakup Kadri Karaosmanoğlu ile çetin bir siyasi rekabete sürükledi. Durumun hassasiyetini gören Mustafa Kemal Paşa, 16 Ocak 1923'te İzmit'te kendisiyle özel bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede Kara Kemal, ülkenin selameti için tek bir çatının Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti olması fikrini onayladı.
Siyasi Çatışmalar ve Son İttihatçı Kongresi
İzmit'teki tarihi buluşmanın ardından üç ay geçmişti. Kara Kemal, 12-13 Nisan 1923 günlerinde İstanbul'da toplanan son İttihat ve Terakki Kongresi'nin hazırlıklarını tamamladı. Bu gizli toplantıda, yaklaşan Temmuz 1923 seçimlerinde bağımsız bir parti olarak yarışmama kararı alındı. Eski İttihatçılar, Müdafaa-i Hukuk adaylarını destekleyeceklerdi. Ancak hazırladıkları dokuz maddelik seçim bildirgesi, Mustafa Kemal Paşa tarafından kesin olarak reddedildi. İttihatçı kadrolardan tamamen siyasetin dışına çıkmaları talep edildi. Buna rağmen birçok eski İttihatçı, Müdafaa-i Hukuk listelerinden aday gösterilerek TBMM'ye girmeyi başardı. Siyaset sahnesi ısınmaya devam ediyordu.
İzmir Suikastı İddiaları ve Hüzünlü Son
Yıl 1924 olduğunda, yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk muhalefet hareketi olan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası siyaset sahnesine adım attı. Kara Kemal önderliğindeki eski İttihatçı gruplar bu yeni oluşuma büyük destek verdiler. Ne var ki, 1926 yılında patlak veren İzmir Suikastı davası tüm dengeleri altüst etti. Mustafa Kemal Paşa'ya yönelik bu suikast girişiminden eski İttihatçılar ve Terakkiperver Fırka üyeleri sorumlu tutuldu. Mahkeme sonucunda Terakkiperver Fırka milletvekillerinden altı kişi İzmir'de idam sehpasına gönderildi. Gıyabında idam kararı verilen Kara Kemal için ise kaçış günleri başladı.
Gıyabi ölüm kararının ardından uzun müddet İstanbul'un ara sokaklarında gizlenerek güvenlik güçlerinin takibinden kurtulmaya çalışan eski İaşe Nazırı, en nihayetinde sığındığı meskenin tavuk kümesi bitişiğinde yakalanacağını fark etti. Teslim olmak istemeyen eski siyasetçi, başına ateş ederek yaşamına son verdi. Kara Kemal'in bu feci intiharı ve o dönemin fırtınalı iktidar savaşları, ünlü Türk romancısı Kemal Tahir'in kaleme aldığı ve yakın tarihin en başarılı siyasi kurgularından biri kabul edilen Kurt Kanunu isimli eserine esin kaynağı olmuştur. Eserin başkahramanı olarak Kara Kemal, Türk edebiyatında da unutulmaz bir karakter olarak yerini almıştır.
