Türk tiyatro sahnesinin ve televizyon dünyasının en saygın simalarından biri olan Gazanfer Özcan, 27 Ocak 1931 tarihinde İstanbul'da dünyaya gelmiştir. Sanat hayatına henüz lise yıllarındayken adım atan usta oyuncu, uzun yıllar boyunca tiyatro oyunculuğu, sinema oyunculuğu ve seslendirme sanatçılığı alanlarında önemli eserler üretmiştir. Farklı kuşakların hafızasında derin izler bırakan usta isim, özellikle canlandırdığı sevecen aile babası karakterleriyle toplumun her kesiminin sevgisini kazanmayı başarmıştır. Sahneye duyduğu tutkuyla tanınan sanatçı, ömrünün son dönemine kadar sanat üretimine aktif bir şekilde devam etmiştir. Sanatçı, İstanbullu bir ailede doğmuştur.
Eğitim Hayatı ve Sahneyle Tanışması
Eğitim hayatına İstanbul'da başlayan sanatçı, ilkokulu Cihangir Firuzağa İlkokulunda okumuştur. Ardından ortaokul eğitimini Beyoğlu Ortaokulunda tamamlayan Özcan, lise eğitimi için Vefa Lisesine kaydolmuştur. Sanatçının sahne tozuyla ilk tanışması da tam olarak bu lise yıllarına denk gelmektedir. Okul sıralarındayken Hisse-i Şayia adlı tiyatro oyununda canlandırdığı Bican Efendi rolüyle ilk defa izleyici karşısına çıkmıştır. Bu ilk sahne deneyiminin ardından oyunculuğu meslek olarak benimseyen genç yetenek, İstanbul Şehir Tiyatroları'nın Çocuk Bölümü kadrosuna katılarak profesyonel eğitimine başlamıştır.
Tiyatroda Dönüm Noktası ve Kuruluş Yılları
Sanatçının profesyonel tiyatro kariyerindeki en büyük dönüm noktası ise 1955 senesinde gerçekleşmiştir. Komedi Tiyatrosu tarafından sahnelenen Mahallenin Romanı adlı oyunda rol alan Reşit Gürzap'ın aniden rahatsızlanması üzerine sahneye çıkan Gazanfer Özcan, gösterdiği üstün performansın ardından tiyatronun kalıcı kadrosuna dahil edilmiştir. Usta oyuncu bu kadroda kendine yer bulmuştur. 1962 yılına kadar hem çocuk tiyatrosunda hem de yetişkinler için hazırlanan piyeslerde aralıksız görev yapmıştır.
Tiyatro sahnelerindeki başarısını aşkla taçlandıran sanatçı, 1962 yılında meslektaşı Gönül Ülkü ile hayatını birleştirmiştir. Evliliklerinin hemen ardından ortak bir sanat vizyonuyla Gönül Ülkü - Gazanfer Özcan Tiyatrosu'nu kurmuşlardır. Kurulan bu özel tiyatro topluluğu, uzun yıllar boyunca Türk tiyatrosuna yön veren çok sayıda önemli eseri sahneye taşırken, usta aktör de 1950'li ve 1960'lı yıllarda çok sayıda sinema filminde rol almıştır. Böylece sinemaseverlerin de yakından tanıdığı bir yüz haline gelmiştir.
Sinemaya Dönüş ve Efsanevi Hüsnü Kuruntu Rolü
Sinema kariyerine uzun bir süre ara veren usta sanatçı, 2000 yılında izleyiciyle buluşan Komser Şekspir filmiyle beyaz perdeye görkemli bir dönüş yapmıştır. Ardından 2002 senesinde ünlü oyuncu Bülent Kayabaş ile birlikte Türkpetrol markasının reklam filmlerinde rol alarak televizyon ekranlarında görünmeye devam eden sanatçı, canlandırdığı rollerle geniş kitleler tarafından sevilmiştir. Diziler, sanatçının tanınırlığını fazlasıyla pekiştirmiştir. Özellikle Kuruntu Ailesi adlı televizyon dizisinde canlandırdığı Hüsnü Kuruntu karakteriyle efsaneleşmiştir. Bu rolüyle hafızalara kazınan sanatçı, birçok farklı yapımda da fedakar ve sevecen ailenin babası rolüyle karşımıza çıkmıştır.
Son dönemlerinde ise atv ekranlarında yayınlanan Avrupa Yakası dizisindeki Tahsin Bey karakteriyle gençleri ve büyükleri yeniden kendine hayran bırakmıştır. 2004 ile 2009 yılları arasında aralıksız altı sezon boyunca dizinin başrolünde yer alan usta isim, bu karakterle adeta devleşmiştir. Sanata yaptığı büyük katkılar nedeniyle, 1998 yılında Türkiye Cumhuriyeti Kültür Bakanlığı tarafından Devlet Sanatçısı unvanına layık görülmüştür. Sanatçının arşivlerde bekleyen birçok yapıtı vardır. Bu yapıtların dijital platformlarda ve televizyonlarda yeniden izleyiciyle buluşması talep edilmektedir:
- Bu Nasıl İş
- Ben Olsaydım
- Karışık İşler
- Karışık İş
- Kimse Durduramaz
- Kahraman Damat
- Ortaklar
- Burnumu Keser misiniz?
- Hüsnü Bey Amca
- Huzursuzlar
- Başımıza Gelenler
Vefatı ve Yaşatılan Anısı
Usta sanatçı, kronik akciğer rahatsızlığı ve damar tıkanıklığı sebebiyle yaklaşık bir buçuk ay boyunca Amerikan Hastanesi'nde tedavi görmüştür. Tedavi sürecinin ardından 17 Şubat 2009 tarihinde, 78 yaşındayken hayata gözlerini yummuştur. Vefatının ardından ilk tören Kadıköy Haldun Taner Sahnesi'nde düzenlenmiş ve usta sanatçının naaşı Karacaahmet Mezarlığı'na defnedilmiştir. Sanatçının anısını yaşatmak amacıyla Kadıköy Belediyesi, 23 Nisan 2010 tarihinde Kozyatağı Kültür Merkezi içinde yer alan Gazanfer Özcan Sahnesi'ni sanatseverlerin hizmetine sunmuştur.
