Türk spor tarihinin en parlak sayfalarında adı altın harflerle yazılı olan şampiyon güreşçi, başarılı iş insanı ve örnek hayırsever Gazanfer Bilge, 23 Temmuz 1924 tarihinde Kocaeli'nin Karamürsel ilçesinde dünyaya geldi. Spor kariyerinde elde ettiği büyük uluslararası başarılarla adını dünyaya duyuran Bilge, özellikle 1948 Londra Olimpiyatları'nda serbest güreşte kazandığı altın madalyayla ülkemizin gurur kaynağı oldu. Aktif spor yaşantısını noktaladıktan sonra doğduğu topraklara ve topluma faydalı işlere yönelen efsane sporcu, kurduğu sosyal ve eğitsel projelerle binlerce insanın hayatına dokundu. Sporculuk ahlakını iş dünyasındaki yardımsever kişiliğiyle harmanlayan bu büyük çınar, 20 Nisan 2008 günü İstanbul'da aramızdan ayrıldı.
Minderde Fırtına Gibi Esen Yıllar
Efsanevi güreşçi Gazanfer Bilge, Kafkasya bölgesinden göç ederek Altınova ilçesinin Fevziye köyü sınırlarına yerleşen Çerkes kökenli ve son derece onurlu bir ailenin evladı olarak dünyaya gözlerini açtı. Çocukluk yıllarının ardından spor dünyasına ilk adımını henüz on yedi yaşındayken ata sporumuz güreşle attı. Yeteneği kısa sürede fark edilen genç sporcu, askerliği sırasında gösterdiği üstün performans sayesinde milli takım kadrosuna seçilmeyi başardı. Kulüp kariyerinde ise dönemin güçlü ekiplerinden Kasımpaşa SK adına mücadele ederek kulübünün gururu haline geldi. Genç yaşta başlayan bu macera, çok kısa zamanda devasa başarıların kapısını aralayacaktı.
Uluslararasında adını ilk kez güçlü bir biçimde duyuran Bilge, 1946 yılında düzenlenen Avrupa Güreş Şampiyonası kapsamında büyük bir başarıya imza attı. Erkekler serbest stil 62 kilo kategorisinde mindere çıkan başarılı güreşçi, tüm rakiplerini geride bırakarak altın madalyayı boynuna takmayı başardı. Bu eşsiz zafer, gelecekteki büyük başarıların habercisi niteliğindeydi. Kazandığı bu başarıyla güreş camiasının tüm dikkatini üzerine çeken sporcu, hedefini daha da yükseğe dikti.
Londra'da Yazılan Olimpiyat Destanı
Kariyerinin en parlak dönemecine 1948 yılında Londra'da düzenlenen Yaz Olimpiyatları esnasında ulaştı. Tarihi Empress Hall salonunda gerçekleşen turnuvada sergilediği üstün mücadele, spor tarihimizin unutulmazları arasına girdi. Müsabakalara müthiş bir konsantrasyonla başlayan Gazanfer Bilge, sırasıyla karşılaştığı dış ülkelerin şampiyonlarını mindere gömdü. İranlı rakibi Hassan Sadian, Macar Ferenc Tóth, Fransız Robert Jouaville, Amerikalı Hal Moore ve Fin Paavo Hietala'yı üst üste tuş ederek ilk beş karşılaşmasını büyük bir üstünlükle galip tamamladı. Altıncı turu bay geçerek dinlenme şansı yakalayan sporcu, adını final turuna yazdırmayı başardı. Finaldeki zorlu mücadelede İsveçli rakibi Ivar Sjölin ile karşı karşıya gelen Bilge, rakibini hakem kararıyla mağlup etmeyi bildi. Bu muazzam zaferle birlikte erkekler serbest stil 62 kiloda Olimpiyat Şampiyonu unvanını elde ederek altın madalyanın sahibi oldu.
Bu büyük olimpiyat başarısı, spor yaşantısında beklenmedik bir dönüşüm başlattı. Olimpiyat şampiyonluğunun ardından kendisine takdim edilen nakdi ödül, dönemin katı amatörlük kurallarına takıldı. Bu ödül sebebiyle profesyonel sayıldı. Dolayısıyla, olimpik düzeydeki yarışmalarda mücadele etme hakkını kaybetmek durumunda kaldı. Karşılaştığı engellere rağmen spor sevgisini kaybetmeyen efsane isim, aktif güreş hayatını 1953 yılında resmen sonlandırdı.
İş Dünyası ve Topluma Adanmış Bir Ömür
Mindere veda ettikten sonra enerjisini tamamen farklı bir alana kanalize eden Gazanfer Bilge, ticaret hayatına atılarak başarılı bir iş insanı olma yolunda adımlar attı. İş dünyasında elde ettiği yüksek gelirleri toplumsal fayda sağlayacak alanlara cömertçe yönlendiren bilge şahsiyet, özellikle kendi doğup büyüdüğü coğrafya olan Karamürsel ve çevresinde hayata geçirdiği devasa projelerle anıldı. Bölgedeki sosyal ve eğitsel kalkınmayı desteklemek amacıyla yürütülen birçok projeye maddi ve manevi liderlik etti. Hayırsever kimliğiyle gönüllerde taht kuran başarılı iş insanı, eğitim alanındaki engelleri kaldırmak adına büyük bir azimle çalıştı.
Hayatı boyunca çok sayıda kalıcı eseri topluma kazandıran hayırsever sporcunun imza attığı önemli hizmetler şunlardır:
- İşitme engelli öğrencilerin eğitim görmesi amacıyla modern bir okul binası inşa ettirdi.
- Gençlerin gelişimini destekleyen çeşitli eğitim yapılarının kurulmasına büyük katkılar sağladı.
- İhtiyaç sahiplerine yönelik çeşitli sosyal hizmet yapılarının hayata geçirilmesini finansal olarak destekledi.
Gazanfer Bilge'nin spor ahlakını ve toplumsal faydayı merkeze alan bu örnek yaşamı, ulusal ve uluslararası mercilerce karşılıksız bırakılmadı. Ülkemize ve insanlığa sunduğu değerli katılımlardan ötürü önemli ödüllerle onurlandırıldı. Ünlü sporcu, 2002 yılında Uluslararası Fair Play Komitesi tarafından spor ve topluma hizmet ödülüne layık görüldü. Kocaeli Üniversitesi senatosu ona fahri doktora verdi. Kendisine bu unvan 2006 yılında takdim edildi. Ülkesine yaptığı hizmetlerin en yücelerinden biri olarak da 2007 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi Üstün Hizmet Ödülü ile taçlandırıldı. Geride silinmez izler ve derin bir sevgi bırakan Gazanfer Bilge, Türk milletinin gönlünde yaşamaya devam etmektedir.
