Türk musikisinin yirminci asırdaki en müstesna ve kendine has tavra sahip mızraplı ile yaylı tanbur icracılarında n biri olan İzzettin Ökte, 1910 senesinde İstanbul'da dünyaya gelmiştir. Genç yaşta musiki yolculuğuna başlayan sanatçı, Cumhurbaşkanlığı Fasıl Heyeti bünyesinde öğretmenlik yaparak dikkat çekmiştir. Klasik Türk müziğinin eşsiz tınılarını radyolarda ve konservatuvarlarda gelecek nes illere aktaran virtüöz, 26 Mayıs 1991 tarihinde Çınarcık'ta vefat etmiştir.
Saraydan Konservatuvara Uzanan Musiki Yolculuğu
İzzettin Ökte'nin babası udî Nail Ökte'dir. Genç sanatçı hiçbir hocadan ders almamıştır. O, kendi kendini yetiştirerek ustalaşmıştır. Kabiliyeti sayesinde henüz çok genç bir yaşta Cumhurbaşkanlığı Fasıl Heyeti bünyesinde eğitmenlik görevini üstlenmiştir. Musiki hayatındaki bu erken başarıyı, ülkenin yeni kurulan prestijli yayın organlarından Ankara Radyosu kadrosuna tanbur sanatçısı olarak katılması izlemiştir. Radyo yıllarının ardından İstanbul'a dönen Ökte, ilerleyen dönemde İstanbul Teknik Üniversitesi (İ.T.Ü.) Devlet Konservatuvarı'na dönüştürülecek olan İstanbul Belediye Konservatuvarı'nda görev alarak akademik alanda da hizmet vermiştir. Bu süreçte Türk müziğinin dev ismi Münir Nurettin Selçuk'un konserlerinde de kendisine tanburu ile eşlik ederek pek çok nitelikli performansa imza atmıştır.
Tanbur İcrasındaki Ekolü ve Teknik Yenilikleri
Yirminci yüzyılın efsanevi ismi Tanbûrî Cemil Bey'den sonra gelen en önemli ve kendine has üslubu olan tanbur virtüözlerinden biri kabul edilen İzzettin Ökte, enstrümana getirdiği yeniliklerle de tanınmaktadır. Sanatçının bu benzersiz tavrı ve icra teknikleri, başta kendi öğrencisi Sadun Aksüt olmak üzere, dönemin bir diğer önemli tanburisi Ercüment Batanay üzerinde de derin izler bırakmış ve onları büyük ölçüde etkilemiştir. Usta sanatçının Türk enstrüman çalma tekniğine kazandırdığı başlıca yenilikler şunlardır:
- Tanburu icralarında daima kırk üç perdeli olarak çalmayı tercih etmesi,
- Tok, dolgun ve gür bir ses tonu yakalamak amacıyla enstrümanın mızrabını kalınlaştırması,
- Virtüözlük seviyesinde çaldığı yaylı tanburda ilk defa alt telleri birleştirerek viyolonsel tınısını andıran derin bir ses elde etmesi.
Son Yılları ve Ardında Bıraktığı Miras
İzzettin Ökte, hayatının son dönemlerinde oldukça ciddi sağlık sorunlarıyla mücadele etmek zorunda kalmıştır. Geçirdiği felç rahatsızlığı nedeniyle son on yılını enstrümanını çalamayacak derecede hasta geçirmiştir. Sanatçının ağabeyi Burhanettin Ökte de tanınmış bir neyzendir. Neyzen Burhanettin Ökte 1904 ve 1973 yılları arasında yaşamıştır. Değerli müzisyenin hayattayken kayda alınan taksim icraları, ölümünden sonra Türk müziğinin saygın isimleri Nevzat Atlığ ve öğrencisi Sadun Aksüt tarafından titizlikle bir araya getirilmiştir. Bu kıymetli arşiv çalışmaları neticesinde derlenen kayıtlar, iki ayrı CD albümü halinde müzikseverlerin ve araştırmacıların istifadesine sunulmuştur.