Türkiye'de modern müzik yayıncılığının öncüsü kabul edilen efsanevi prodüktör İzzet Öz, 18 Kasım 1947'de Ankara'da dünyaya gelerek ekranların çehresini değiştirdi. Ahmet ve Hikmet Özhindu çiftinin tek çocuğu olarak hayata gözlerini açan Öz, çocuk yaşta adım attığı radyo korolarından itibaren sanatı yaşamının merkezine yerleştirdi. TRT arşivlerindeki gençlik yıllarından özel kanalların kuruluşuna uzanan bu eşsiz yolculuk, onun yenilikçi bakışıyla Türk popüler kültürünü zenginleştirdi.
Ankara Radyosu'ndan Ekranlara Uzanan İlk Adımlar
Ankara'nın Cebeci ve Bahçelievler semtlerinde geçen çocukluk yılları, teyzesinin de yönlendirmesiyle Ankara Radyosu'nun büyülü atmosferinde şekillendi. Eğitim hayatına devam ederken içindeki sonsuz melodi tutkusunu plak arşivciliğiyle besleyen genç İzzet, lise son sınıfta DJ'lik yapmaya başladı. İktisadi ve Ticari İlimler Yüksek Okulu'ndaki eğitimini sürdürürken aynı zamanda 1967 yılında TRT Ankara Radyosu'nda çalışmaya başladı. Bantları çoğaltma ve düzenleme göreviyle girdiği bu kapı, müziğe olan tutkusu fark edilince ona program yapımcılığının yolunu açtı. 1968 yılında dinleyiciyle buluşan ilk programı Pazarın Plakları, radyoda hızla tanınmasını sağlayan önemli bir dönüm noktası oldu. İlk adımlar başarıyla geride bırakılmıştı. Yolculuk artık televizyona doğruydu.
Televizyon Tarihinde Çığır Açan Görsel Devrim
1974 yılında Eurovision hazırlıkları için İngiltere'ye gönderilen başarılı radyocu, İsveçli efsanevi grup Abba'nın provalarını izlerken zihninde yeni ufuklar keşfetti. Ankara'ya döner dönmez sanatın pek çok dalını bir araya getiren Diskovizyon programını hazırladı ve izleyicileri dans gruplarının dinamizmiyle tanıştırdı. Bu süreçte Türkiye'nin ilk video klip yönetmenlerinden biri olma unvanını elde ederek müzik tarihine geçti. Nilüfer'in seslendirdiği "Heyecanlı" ve Şenay Yüzbaşıoğlu'nun "Sev Yeter" parçalarına çektiği klipler, ülkemizin görsel müzik tarihindeki ilk adımları oldu. Mehmet Ali Erbil ve Derya Baykal gibi genç yetenekleri ekranla tanıştıran "Bir Yaz Gecesi" ile "Metronom" gibi unutulmaz projelere imza atan sanatçı, 1977 yılında Amerika Birleşik Devletleri'ne giderek oradaki müzikal gelişmeleri yakından inceleme fırsatı buldu. Amerika dönüşü başarıları katlanarak sürdü. Ardından efsane programı Sihirli Lamba geldi.
İstanbul Dönemi, Prestijli Ödüller ve Özel Yayıncılık
1981 yılında İstanbul'a taşınan Öz, televizyon tarihinin en prestijli yapımlarından biri olan Teleskop programını bu şehirde hayata geçirdi. Aynı dönemde hazırladığı ve Hitit Güneşi'nden Kapadokya'ya uzanan zengin kültürel sentezi barındıran özel filmle Sedat Simavi Vakfı Ödülü'ne layık görüldü. Hürriyet gazetesinin sanat danşmanlığı görevini üstlenerek TRT'den özel sektöre transfer olan ilk televizyoncu unvanını alan Öz, Uğur Dündar'ın efsane programı "Hodri Meydan"ın da yönetmenliğini yaptı. Kariyeri boyunca ATV, Show TV ve Joy TV gibi pek çok ulusal kanalın kuruluşunda aktif roller üstlenerek sektöre yön vermeye devam etti.
Üretken Bir Kariyer ve Unutulmaz Yapımlar
İzzet Öz, prodüksiyon şirketi aracılığıyla sadece televizyonda değil, müzikallerden dev organizasyonlara kadar geniş bir alanda sanata hizmet etti. Bu kapsamda hayata geçirdiği önemli çalışmalardan bazıları şunlardır:
- Mirkelam'ın hafızalara kazınan "Hatıralar" şarkısına çekilen ikonik video klip,
- Zeki Alasya ve Metin Akpınar ikilisinin sahnelediği efsanevi "Yasaklar" müzikali,
- Lütfi Kırdar Rumeli Salonu'nun büyük açılış töreni organizasyonu,
- Türk Eğitim Gönüllüleri Vakfı için hazırlanan "Şimdi Sıra Bende" tanıtım projesi.
1985 yılında Hanzat Baban ile evlenen ve 1999 yılında ikiz çocukları İzzet Can ile Mısra İrem'i kucağına alan ünlü yapımcı, aile hayatını her zaman özenle korudu. Sanatçı ve arşivci kimliğinin sunduğu engin tecrübeyi akademik alana da taşıyan Öz, Türvak, Maltepe, Bahçeşehir ve Okan üniversitelerinde uzun yıllar boyunca öğretim görevlisi olarak sayısız genç yeteneğin sektöre kazandırılmasına katkı sağladı. Ayrıca Aşık Veysel'in doğumunun 110. yılı anısına hazırladığı özel albüm gibi pek çok prestijli çalışmayla müzik dünyasındaki yerini kalıcı kıldı. Kendisi Türk müziğinin yaşayan çınarıdır. Projeleriyle yarınlara ilham vermeye devam ediyor.
