İsmail Hakkı Arar, 1921 senesinde İstanbul'un Kadıköy ilçesinde dünyaya gelerek Türk hukuk ve siyaset tarihinin önemli figürlerinden biri haline gelmiştir. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olduktan sonra adalet sistemine ve devlet yönetimine üst düzey hizmetler sunmuştur. Bakanlık koltuğunda aldığı kararlar ve meclis çalışmalarıyla ülkemizin modernleşme sürecinde etkin roller üstlenmiştir. Hem devlet kademelerindeki üstün liyakati hem de Cumhuriyet tarihini aydınlatan entelektüel birikimiyle tanınan tecrübeli devlet adamı, 20 Mart 1993 tarihinde vefat etmiştir.
Kariyeri ve Siyasi Hayatı
Mezuniyetinin ardından hukuk alanındaki profesyonel çalışmalarına başlayan Arar, 1948 ile 1965 yılları arasında İstanbul Barosu bünyesinde başkan yardımcılığı görevini yürütmüştur. Barodaki başarılı çalışmalarınden sonra siyaset sahasına adım atarak Cumhuriyet Halk Partisi saflarında yer almıştır. TBMM çatısı altında 1965-1973 yıllarında parlamenterlik yapan tecrübeli hukukçu, iki farklı dönemde mecliste bulunmuştur. Bu süreçte Kocaeli'yi temsil eden 2. (XIII.) Dönem ile İstanbul milletvekilliği yaptığı 3. (XIV.) Dönem süeresince aktif yasama çalışmalarında bulunmuştur.
Siyasi birikimiyle dikkat çeken Arar, yürütme organında da kritik sorumluluklar üstlenmiştir. Kabinelerde Adalet Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı ve Devlet Bakanlığı gibi en temel bakanlık makamlarında görev yapmıştır. 12 Eylül 1980 askeri müdahalesini takip eden dönemde, Millî Güvenlik Konseyi tarafından seçilen bir temsilci olarak Danışma Meclisi üyeliğine getirilmiştir. Bu özel görevi, 15 Ekim 1981 tarihinde üstlenen tecrübeli bürokrat, Danışma Meclisi çalışmalarının nihayete erdiği 6 Aralık 1983 tarihine kadar bu kritik sorumluluğu büyük bir titizlikle sürdürmüştür.
Köklü Aile Mirası ve Eserleri
İsmail Hakkı Arar'ın şeceresi, Osmanlı'nın son döneminden Cumhuriyet'in inşasına uzanan kültür, sanat, mimarlık ve bilim dünyasının en saygın isimleriyle bezelidir. Babası, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün özel doktorluğunu da yürüten Asım Arar'dır. Dedesi ise Osmanlı İmparatorluğu'nun son demlerinde yaşamış seçkin İslam alimlerinden Manastırlı İsmail Hakkı'dır. Kendisi de aile geleneğini sürdürerek büyükelçilik makamına yükselen Ahmet Asım Arar'ın babası olmuştur.
Soy ağacındaki asil bağlar bununla da sınırlı kalmamaktadır:
- Annesinin babası, Türk düşünce tarihinin değerli ismi Mehmet Ali Ayni'dir.
- Annesinin dedesi, Osmanlı devlet adamı ve şair Giritli Sırrı Paşa'dır.
- Annesinin anneannesi ise musikimizin mihenk taşlarından ünlü bestekâr Leyla Saz'dır.
- Annesinin dayısı, Türk mimarlık tarihine yön veren efsanevi isimlerden Mimar Vedat Tek'tir.
Hukukçu kimliğinin yanı sıra entelektüel derinliğiyle de bilinen İsmail Hakkı Arar, genç Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş ve gelişim aşamalarını inceleyen, gelecek nesillere ışık tutacak nitelikte Cumhuriyet dönemi ile ilgili pek çok yazılı eser bırakmıştır.
