Türk mimarlık tarihinin en önemli isimlerinden Mehmet Vedat Tek, 1873 yılında İstanbul'da dünyaya gözlerini açtı. Birinci Millî Mimarlık Akımı’nın kurucu isimlerinden olan usta sanatçı, batı eğitimiyle harmanladığı milli çizgileriyle Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinin çehresini değiştirdi. Kendi döneminin estetik anlayışını baştan tanımlayan öncü mimar, tasarladığı anıtsal yapılarla modern Türk mimarisinin temellerini attı. Kendisi, ünlü yazar ve bestekâr Leyla Saz Hanım ile devlet adamı Giritli Sarrı Paşa’nın oğludur.
Paris'ten Roma'ya Uzanan Eğitim Yılları
İlk ve orta öğrenimini Galatasaray Lisesi bünyesinde tamamlayan genç Vedat, daha sonra yükseköğrenim için Fransa’ya gönderildi. Paris'te École Monge'u bitirip Julian Akademisi'nde resim heykel, Ecole Centrale bünyesinde ise matematik dersleri gördü. Fransız başkentinde gösterdiği üstün başarılar, onu hayalini kurduğu mimarlık mesleğine adım adım yaklaştırıyordu. Genç deha, 1893 yılındaki Paris Güzel Sanatlar Yüksekokulu sınavında üç yüz aday arasından dokuzuncu olmayı başarıdı. Böylelikle ünlü mimar Moyaux'un atölyesinde mimarlık eğitimine başlayıp Ecole des Beaux Arts diplomasıyla mezun oldu. Mezuniyetinin hemen sonrasında Paris'te açılan ve son derece prestijli olan Roma Ödülü bursuna başvurmak istediyse de Fransız vatandaşı olmamasından dolayı bu müracaatı ilk etapta kabul görmedi. Yılmayan genç mimar, 1895 senesinde bizzat Fransa Devlet Başkanı'ndan alınan özel bir izinle bu prestijli yarışmaya katılma hakkı kazandı. Yarışma için hazırladığı benzersiz proje, Fransa'nın en saygın nişanlarından olan Légion d'Honneur (Onur Madalyası) ile ödüllendirildi. Bu zaferin ardından ödülün getirdiği imkânla bir yıl boyunca tarihi Roma kentinde akademik çalışmalar yürüttü.
Milli Kimlik Arayışı ve Başyapıtlar
Yabancı topraklardaki birikimini memleketine taşımak isteyen Vedat Bey, 1897 yılında Türkiye'ye geri döndü. Sirkeci'de ilk özel mimarlık yazıhanesini açtı. Yurda dönünce Mimar Kemaleddin Bey ile ortak hareket ederek, Türk mimarisine milli kimlik kazandıran Birinci Millî Mimarlık Akımı'nın öncülüğünü üstlendi. Serbest çalışmalarını sürdürürken 1899 yılında İstanbul şehremaneti mimarlığı görevine getirildi. Belediye başkanı Cemil Topuzlu Paşa döneminde Heyet-i Fenniye Reisi sıfatıyla önemli kentsel projelere imza attı. 1900 yılında Sanayi-i Nefise Mektebi'nde mimarlık tarihi dersleri vermeye başlayarak, bu kurumun ilk Türk hocalarından biri oldu. Aynı yıl Musa Kazım Bey'in kızı Firdevs (Dino) Hanım ile evlenerek dört çocuk sahibi oldu. Oğlu Nihat da daha sonra babasının mesleğini seçti. Sultan II. Abdülhamit’in tahta çıkışının yirmi beşinci yılı şerefine 1901'de imparatorluk genelinde büyük bir imar seferberliği başladı. Bu geniş kapsamlı imar projeleri çerçevesinde, Zeynep Hanım Konağı'nın yetim kalan şehit çocuklarına nitelikli meslek edindirmek amacıyla Darü'l Hayr isimli bir eğitim kurumuna dönüştürülmesi vazifesi usta mimara verildi. Kendisi, eski konağı modern bir eğitim yuvası haline getiren dönüşüm projesini başarıyla tamamladı. Tarihler 1905 yılını gösterdiğinde ise Posta Telgraf Nezareti başmimarlığına atandı. Bu görevi sırasında, en büyük eseri sayılan Postane-i Amire ile Sultanahmet'teki Defter-i Hakani binasının tasarımını üstlendi. Meşrutiyet'in ilanıyla birlikte, harap vaziyetteki Meclis-i Mebusan binasının yenilenmesi görevi yine kendisine verildi. İtalyan asıllı mimar Gaspare Fossati'nin geçmiş yıllarda eski Darülfünun binası olarak tasarladığı bu görkemli abideyi, çok yönlü yenileme çalışmalarıyla harabe halinden kurtararak modern parlamento kullanımına hazır hale getirdi.
Saray Mimarlığından Cumhuriyet Dönemine
1909'da tahta çıkan Sultan Mehmet Reşat tarafından Sermimar-ı Hassa tayin edilerek yirmi sarayın bakım ve yenilemesini üstlendi. Saraydan 1914'te istifa edip Emlak-i Hakani mimarı olsa da ertesi yıl VI. Mehmet Vahdettin tahta geçince görevden alındı. Böylece saray hizmetindeki altı yılı son buldu. Birinci Dünya Savaşı yıllarında Harbiye Nazırı Enver Paşa tarafından Harbiye Nezareti başmimarlığına getirildi. Üç yıl süren bu görevinde askeri ve sivil pek çok yapının inşasını gerçekleştirdi. Savaş yıllarında Sirkeci semtinde konumlanan Mesadet Hanı’nı padişahın çocuklarının adına inşa eden usta mimar, kentin kıyı silüetini süsleyen Haydarpaşa Vapur İskelesi ile Moda İskelesi gibi abidevi deniz yapılarını da şehre kazandırdı. Ayrıca Fatih'teki Tayyare Şehitleri Anıtı ile Göztepe'deki Cemil Topuzlu Köşkü de bu dönemde yükseldi. Paris mezunu inşaat mühendisi kardeşi Yusuf Razi Bey belediye başkanlığı ve nazırlıklar yaparken, kız kardeşi Nezihe Beler ise piyanist ve bestekârdı. Diğer erkek kardeşi ise elektrik mühendisiydi. Mimar Vedat Tek, yoğun yapı faaliyetlerinin yanı sıra mimarlık felsefesi ve kentsel tasarım konularında da teorik yazılar kaleme aldı. Cumhuriyet’in ilanının ardından yeni başkent Ankara’ya davet edilen usta sanatçı, burada da tarihi projelere hayat verdi. Atatürk için Gazi Köşkü’nün iç düzenlemelerini üstlendi. Cumhuriyetin yeni kurulan Sıhhiye Vekaleti için büyük bir özenle hazırladığı Ankara Palas projesinin 1925 yılında elinden alınarak bir diğer büyük deha Mimar Kemaleddin Bey'e verilmesi, hayatındaki en büyük hayal kırıklığı oldu. 1925 yılında Ankara Palas planlarının ücreti ödenmeden Mimar Kemaleddin Bey'e devredilmesi mimarda derin bir kırgınlık yarattı. Tüm resmi vazifelerini bırakan kırgın mimar, başkenti terk ederek İstanbul’a döndü ve vefatına kadar serbest mimarlık yapmayı tercih etti. Ömrünün son dönemini İstanbul'da geçiren sanatçı, daha çok Nişantaşı bölgesinde modern apartman projeleri tasarladı ve Teşevikiye semtinde 1928 yılında kendi elleriyle çizip inşa ettirdiği şahsi apartman dairesinde yaşamını sürdürdü. Usta mimar, 1942 senesinde İstanbul'da vefat etti. Naaşı, Edirnekapı Şehitliği'ndeki ebedi istirahatgâhına defnedildi.
Mimar Vedat Tek'in Başlıca Eserleri
- Sirkeci Posta ve Telgraf Nezareti Binası (Postane-i Amire)
- Haydarpaşa Vapur İskelesi ve Moda Vapur İskelesi
- Cumhuriyet Halk Fırkası Binası (II. TBMM Binası)
- Defter-i Hakani (Tapu Cadastro Müdürlüğü)
- Ankara Palas (İlk planları)
- Kastamonu Hükümet Konağı
- Tayyare Şehitleri Anıtı
- Zihni Paşa Camii
- Cemil Topuzlu Köşkü ve Mahmud Paşa Köşkü
- Halit Bey / Nuri Paşa Yalısı
- Vedat Tek Evi (Büyükada) ve kendi oturduğu Teşvikliye'deki Vedat Tek Apartmanı
- Sütlüce Mezbahası
- İzmit Saat Kulesi
- Tarsus Belediye Tiyatrosu ve Gazinosu
- Halid Ziya Uşaklıgil Apartmanı ve Yayla Apartmanı
- Tahir Han ve Rüştü Paşa Apartmanı
- Şark (Nemlizade) Tütün Deposu ve Kazım Emin Tütün Deposu
- Belediye Binası (Fatih, İstanbul)
- Hobyar Mescidi
- Leyla Saz Kabri
