Türk resim sanatının en kıymetli ustalarından ressam İsmail Avcı, 1939 yılında İstanbul'un Terkos Köyü'nde dünyaya gelerek sanatla yoğrulmuş uzun ömürlü bir kariyerin ilk adımını attı. Genç yaşta eğitim meşalesini eline alan yaratıcı deha, Türk tuval sanatının uluslararası arenalara taşınması yolunda adımlar atarken akademik alanda da yüzlerce öğrenci yetiştirmeyi başardı. Günümüzde halen üretkenliğini koruyan usta isim, hem tuval başında fırça sallamakta hem de genç kuşaklara ışık tutmaktadır.
Eğitim Hayatı ve Anadolu'dan Paris'e Uzanan Sanat Köprüsü
Geleceğin büyük ressamı, ilk olarak dönemin aydınlanma yuvalarından biri olan Kepirtepe Köy Enstitüsü bünyesindeki Öğretmen Okulu'na kaydoldu. Buradan başarıyla mezun olmasının ardından rotasını başkente çevirdi. Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Resim Bölümü'ndeki yükseköğrenimini 1961 yılında tamamlayarak profesyonel sanat hayatına adım attı. Ülkesine hizmet aşkıyla yanan çiçeği burnunda ressam, ilk öğretmenlik deneyimlerini Anadolu'nun iki farklı köşesinde yaşadı. Sivas Pamukpınar ve Bolu Erkek Öğretmen Okulu koridorları, onun ilk genç dimağlara resim sevgisi aşıladığı duraklar oldu.
Avcı'nın kariyerindeki en büyük kırılma noktalarından biri 1967 yılında gerçekleşti. Kazandığı Türkiye Cumhuriyeti devlet bursu sayesinde sanatın kalbi sayılan Fransa'ya gitme imkanı buldu. Bu büyüleyici ülkede Ulusal Eğitim Enstitüsü bünyesinde staj yaparak vizyonunu genişletti. Dünyaca ünlü Louvre Müzesi'nin ilham verici atmosferinde saatlerini geçiren sanatçı, Cezanne ve Van Gogh gibi dünya devlerinin eserlerinden röprodüksiyonlar çalıştı. Bu derinlikli pratikler, onun fırçasına evrensel bir olgunluk kazandırdı. Yurda dönüşünde ise Cumhuriyet'in 50. yılı kutlamaları çerçevesinde Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) adına genç zihinlere hitap eden resim ve afiş sergilerine imza attı.
Akademide Çeyrek Asırlık Emek ve Kürsü Yılları
Takvimler 1973 yılını gösterdiğinde, İsmail Avcı için hayat boyu sürecek akademik serüvenin kapıları aralandı. İstanbul Atatürk Eğitim Enstitüsü kadrosuna katılan yetenekli eğitimci, buradaki görevini ilerleyen yıllarda Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi'nde sürdürdü. Üniversite çatısı altında sadece ders vermekle kalmadı, aynı zamanda idari sorumluluklar da üstlendi.
Uzun yıllar boyunca yürüttüğü idari görevler şunlardır:
- Ana Sanat Dalı Başkanlığı
- Bölüm Başkanlığı
- Öğretim Üyeliği
Akademik basamakları kararlılıkla tırmanan Avcı, bu süreçte lisansını tamamladı ve doktora derecesine eşdeğer görülen Sanatta Yeterlilik unvanını elde etti. Başarılarla dolu bu yolculukta 1986 senesinde doçentlik unvanını göğüsledi. Bundan altı yıl sonra, 1992'de ise profesörlük payesine yükselerek adını Türk eğitim tarihine altın harflerle yazdı. Sanatçının engin tecrübelerini ve çizgi dünyasını yansıtan, tam 311 eserin bir araya getirdiği Önce Desen Sonra Desen adlı başucu kitabı bu dönemde okuyucuyla buluştu. Marmara Üniversitesi bünyesinde aralıksız tam 26 yıl boyunca hizmet verdikten sonra, 1999 yılında kendi isteğiyle emekliye ayrıldı.
Ödüllerle Taçlanan Güncel Sanat Çalışmaları
Emeklilik günlerinde de tuvalinden ve fırçasından kopmayan usta ressam, üretkenliğini ilk günkü heyecanla muhafaza ediyor. Sanat hayatı boyunca layık görüldüğü beş prestijli ödül ile emeğinin karşılığını alan Avcı, bu ödüllerin üç tanesinde birincilik kürsüsüne çıkmayı başardı. Usta sanatçı, bilgi birikimini aktarmak üzere günümüzde Işık Üniversitesi bünyesinde Öğretim Üyesi olarak görev yapmaktadır. Eğitimcilik misyonunu sürdürürken, İstanbul'un nezih semtlerinden Küçükyalı'da bulunan şahsi atölyesinde yeni tablolar üretmeye, renklerin dünyasında yolculuk etmeye ve Türk resmine katkı sunmaya heyecanla devam ediyor.