Türk halk müziğinin en saygın temsilcilerinden biri olan İhsan Öztürk, 1947 senesinde Sivas'ın Şarkışla ilçesinde dünyaya gelerek Anadolu ezgileriyle bezeli oldukça uzun soluklu bir sanat yolculuğuna adım atmıştır. Küçüklük yıllarında ağabeyinden bağlama çalmayı öğrenen sanatçı, yıllar içinde derlediği onlarca eser ve yetiştirdiği öğrencilerle geleneksel müziğimizin geleceğe taşınmasında köprü vazifesi üstlenmiştir. Lise yıllarında başlayan profesyonel müzik serüvenini, TRT ekranlarından MESAM yönetim kuruluna kadar taşıyan usta isim, bugün de kendi müzik merkezinde yeni yetenekler kazandırmayı sürdürmektedir.
Bağlamayla Tanışma ve Ankara Yılları
Şarkışla'da ilk ve orta öğrenimini tamamlayan genç İhsan'ın müzikle ilk teması aile içinde gerçekleşti. Nota ve enstrüman dünyasına ağabeyinden bağlama çalmanın inceliklerini ondan öğrendi. Lise eğitimi almak amacıyla başkentin yolunu tutarak Ankara Atatürk Lisesi'ne kaydoldu. Okul yıllarında düzenlenen koro faaliyetleri ve sahne gösterileri, onun müzikal yeteneklerini sergilemesi için önemli fırsatlar sundu. Bu etkinliklerde sazıyla yer alarak tecrübe kazandı. Henüz 1963 yılındayken dönemin efsane sesleri Nurettin Dadaloğlu, Aliye Akkılıç ve Yıldıray Çınar gibi isimlere şef saz olarak eşlik etmeye başladı.
Profesyonel Kariyer ve Nota Bilgisi
Vatani görevini yerine getirirken nota ve müzik kuramları üzerindeki bilgisini derinleştirme şansı buldu. Askerlik dönüşünde Türkiye'nin önde gelen yorumcularıyla çalıştı. İzzet Altınmeşe, Bedia Akartürk, Belkıs Akkale, İbrahim Tatlıses, Selahattin Alpay ve Hülya Süer gibi büyük isimlerin saz heyetinde görev üstlendi. 1970'li yıllara gelindiğinde, TRT'nin ve Türk halk müziğinin ekollerinden Nida Tüfekçi ile yolları kesişti. Tüfekçi'nin yönettiği halk müzik topluluğunda çalışmalarına kararlılıkla devam etti. Ayrıca uzun seneler boyunca müzik yönetmenliği koltuğunda oturarak çok sayıda solistin kaset ve plak yapımlarına yön verdi. Bu dönemde Canan Başkaya, Atakan Çelik, Mahmut Tuncer, Gülşen Kutlu ve Erkan Sürmen gibi solistlerin yapımlarında imzası bulundu.
Müziğe Kazandırılan Eserler ve Eğitim Mirası
Kendi sesinden de "Ayrılık Hasreti" ve "Özümüz Sözümüz" isimli iki adet kaset çalışmasını dinleyicileriyle paylaştı. Bunun yanı sıra iki dönem boyunca TRT bünyesinde oluşturulan Danışma Kurulunda etkin bir üye olarak görev yaptı. Çeşitli koroların şefliğini üstlendi. Ağırlıklı olarak TRT televizyon ve radyolarında yayımlanan nitelikli halk müziği programlarının hazırlanmasında ve sunumunda görev aldı. Sanatçının Anadolu'yu karış karış tarayarak kültür dünyamıza kazandırdığı derlemeler, repertuvarın en değerli parçalarını oluşturmaktadır. Özellikle şu ünlü halk ezgilerini derleyip notaya dökerek TRT repertuvarına hediye etti:
- Hac’eli Obası'nı (Hacı Ali Obası) Engin mi Sandın
- Gel Gidelim Dosta Gönül
- Yürü Yalan Dünya Senden Usandım
- Bedir (Üğrünü üğrünü gelir dereden)
- Ayrılık Hasreti
- Şu Diyar-ı Gurbet Elde
- Gel Seninle Danışalım Sevdiğim
- Gam Elinden Benim Zülfü Siyahım
- Gelin Oy
- Bir Ay Doğar İlk Akşamdan Geceden
- Deli Gönül Yine Ah-U Zar Oldu (Leyla)
Mesleki hakların korunması noktasında da sorumluluk almaktan çekinmeyen usta müzisyen, MESAM bünyesinde önemli görevler üstlendi. 2008 yılındaki genel kurul toplantısında meslek birliğinin yönetim kuruluna seçilmesinin ardından, 2010 ve 2012 yıllarında da üyelerin desteğiyle güven tazeleyerek bu önemli görevine başarıyla devam etti. Halk müziğinin kadim kültürünü gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla resmi açılışını 1985 yılında yaptığı İhsan Öztürk Müzik Merkezi ile eğitim faaliyetlerini günümüzde de aktif biçimde sürdürmektedir. Bu çatı altında yetişen Cankat Erdoğan, Gülten Benli, Cengiz Kurt ve Nazlı Öksüz gibi popüler isimler, okulun başarısını kanıtlamaktadır. Sanatçı günümüzde de müzik merkezinde Türk halk müziği dersleri vermeyi ve yeni yetenekler yetiştirmeyi sürdürmektedir.