Alman askeri ve siyasi tarihinin en tartışmalı figürlerinden biri olan Hermann Wilhelm Göring, 12 Ocak 1893'te Rosenheim kentinde dünyaya gelerek havacılık kahramanlığından iktidarın en tepe noktasına, oradan da Nürnberg'deki bir yargılanma sürecine uzanan fırtınalı bir yaşam sürdü. Babası Heinrich Ernst Göring'in diplomatik görevleri nedeniyle farklı coğrafyalarda geçen çocukluğu, onu askeri disiplinle genç yaşta tanıştırdı. Ülkesinin hava kuvvetlerinin inşasında ve dönemin polis teşkilatının kurulmasında kritik kararlar alan Göring, İkinci Dünya Savaşı'nın son bulmasıyla müttefik güçlere teslim oldu. Yargılandığı mahkemece idama mahkûm edildikten kısa süre sonra, 15 Ekim 1946'da hücresinde yaşamına son verdi.
Gökyüzünün Savaşçısından Sürgün Yıllarına
Hermann Göring, çocukluk yıllarında babasının Namibya ve Haiti'deki görevleri nedeniyle hareketli bir aile ortamında büyüdü. Annesiyle yakınlığı bulunan Yahudi kökenli Hıristiyan iş insanı Hermann Epenstein'in şatosunda geçen yılların ardından, on bir yaşında yatılı okula verildi. Veldenstein'daki bu ikametin son bulması ve annesinin Epenstein'den ayrılmasıyla aile Münih'e taşınmak zorunda kaldı. Berlin'deki Lichterfelde askeri akademisinden mezun olduktan sonra, 1912'de Prusya ordusunun Prens Wilhelm Alayına katılarak profesyonel askeri kariyerine başladı. Babasının 1913 yılındaki kaybı ise genç yaşta omuzlarına büyük bir sorumluluk yükledi.
Birinci Dünya Savaşı başladığında cephede teğmen olarak görev alırken yaşadığı romatizma rahatsızlığı onun havacılığa yönelmesine vesile oldu. Aldığı pilotluk eğitiminin ardından hızla yükseldi ve Manfred von Richthofen gibi efsanevi isimlerin ölümünün ardından meşhur avcı filosunun komutanlığına getirildi. Savaş boyunca 22 düşman uçağını düşürerek en yüksek askeri nişan olan Pour le Mérite madalyasını kazandı. Ordu terhis edildiğinde artık halk kahramanı unvanıyla bir yüzbaşıydı.
Savaş sonrasında sivil havacılıkta kalarak İsveç'e taşınan Göring, burada özel uçuşlar yapan bir havayolu şirketinde başpilot olarak çalıştı. Danimarka ve İsveç'teki gösteri uçuşlarında adından söz ettirmeyi başardı. Bu dönemde ilk eşi Karin von Kantzow ile tanışarak evlendi. Münih Üniversitesi'nde tarih ve ekonomi eğitimi alırken Adolf Hitler'in hitabetinden etkilenerek 1923 yılında partiye katıldı ve SA örgütünün başına getirildi. Başarısız Münih Birahane Darbesi sırasında yaralanınca tutuklanmamak için yurtdışına kaçtı. Avusturya, İtalya ve İsveç'te geçen bu sürgün dönemi onda derin ruhsal yaralar açtı ve ağır bir ilaç bağımlılığına yol açtı. Alkol bağımlılığının eşiğindeyken Hitler'in hapisten çıkıp düzeni sağlaması ve hakkındaki tutuklama kararının kaldırılmasıyla 1926'da ülkesine dönerek siyasi mücadelesine kaldığı yerden devam etti.
Nasyonal Sosyalizmin Zirvesi ve İktidar Dönemi
Hitler'in en sadık yardımcılarından biri haline gelen Göring, geniş çevresini kullanarak sanayicileri ve ordu yetkililerini parti safına çekmeyi başardı. 1933 yılında iktidarın ele geçirilmesiyle birlikte devlet mekanizmasında en kritik koltukları doldurdu. Prusya başvekilliğinin yanı sıra emniyet müdürlüğü ve içişleri bakanlığı gibi makamları üstlenerek gücünü pekiştirdi.
Bu süreçte üstlendiği başlıca resmi görevler şunlardır:
- Reich Havacılık Bakanı olarak Alman hava savunmasının başına geçmesi,
- Devlet güvenlik mekanizmasının en korkulan unsurlarından biri olan Gestapo teşkilatını kurup 1934'e kadar yönetmesi,
- Hammadde kontrolü ve Dört Yıllık Plan kapsamında Silahlanma Ekonomisi Sorumlusu olarak görev alması,
- Prusya Eyalet Başbakanlığı ile Reich Savunması Bakanlar Kurulu Başkanlığı makamlarında bulunması.
Devlet kademelerinde yükselirken toplama kampları fikrini Hitler'e sunarak suçluların tecrit edilmesi projesini başlattı. Bu kamplar zamanla muhalifler, savaş esirleri ve Yahudiler için dehşet yuvalarına dönüştü. Aynı zamanda ormancılık ve avcılık işlerini de yöneten Göring, madencilik alanında devasa bir devlet sanayi kuruluşu olan Reichswerke Hermann Göring şirketinin başına geçti.
İkinci Dünya Savaşı ve Nürnberg'deki Son Perde
Gizlice kurup geliştirdiği ve dünyanın en modern hava filolarından biri haline getirdiği Luftwaffe, 1939'daki Polonya işgaliyle başlayan yeni küresel çatışmada başrolü oynadı. Fransa ve Alçak Ülkeler üzerindeki zaferlerin ardından Hitler tarafından Reichsmarschall unvanıyla onurlandırıldı. Ancak savaşın gidişatı tersine döndüğünde Berlin'den uzaklaşarak Bavyera'ya çekildi.
Savaşın son günlerinde Hitler'in Berlin'de sıkışması üzerine idareyi devralmayı teklif etmesi, vatana ihanetle suçlanarak partiden ihraç edilmesine ve ev hapsine alınmasına neden oldu. Bormann'ın SS güçlerine gönderdiği emirle tutuklanan Göring, oradan geçen bir Luftwaffe birimi tarafından kurtarıldı. Müttefik güçlerin ilerlemesiyle ailesini bırakıp Amerikan birliklerine teslim olan Göring, Ashcan Kampı adı verilen merkezde tutuldu. Burada geçirdiği zorlu diyet sürecinde 27 kilo verdi. Nürnberg'de kurulan askeri mahkeme önünde hesap verirken, diğer pek çok yetkilinin aksine yöneltilen suçlamaların büyük bir kısmını kabul etti ve son ana kadar Adolf Hitler'e olan bağlılığını sürdürmekten geri durmadı. Mahkemece asılarak idam edilmesine karar verilmişken, infaza saatler kala hücresinde potasyum siyanür içerek yaşamına son verdi. Naaşı teşhir edildikten sonra Münih'te yakıldı ve külleri Isar Nehri'ne savruldu.
