Eğitimci ve yazar Georgi P. Kostandov, 17 Şubat 1944 tarihinde İstanbul'da hayata gözlerini açtı. Makedon kökenli ve Bulgar asıllı bir ailenin ferdi olan Kostandov, İstanbul'un kültürel zenginliğiyle büyüdü. İtalyan Lisesi bünyesinde sergilediği yarım asırlı idari performans ve sivil toplum arenasında yürüttüğü kültürel çalışmalarla tanınan bu değerli şahsiyet, 18 Temmuz 2019 tarihinde hayata gözlerini yumdu.
İtalyan Lisesi ile Kesişen Yollar ve Akademik Hayatı
Eğitim hayatına adeta ikinci evi olacak İtalyan Lisesi'nde başladı. Henüz 13 yaşındayken, 1957 yılında bu okulun hazırlık sınıfına adım atarak geleceğini şekillendirecek ilk adımı atmış oldu. Lise eğitimini tamamladıktan sonra yükseköğrenimini gerçekleştirmek adına İstanbul Devlet Mimar Mühendis Akademisi'ne yöneldi. Buradaki Kimya Mühendisliği Bölümü'nden başarıyla mezun oldu. Ancak içindeki eğitim tutkusu onu yeniden lisesine çekti.
Okuldaki görevine 1964 senesinde memur, laborant ve yardımcı öğretmen rollerini üstlenerek başladı. Yıllar geçtikçe kurumun vazgeçilmez bir parçası haline gelmeyi başarıdı. 1976 yılına gelindiğinde lisede fen dersleri öğretmeni olarak ders vermeye başladı. Bu kıymetli tecrübenin ardından, 1984 yılında okulun müdür yardımcılığı makamına atandı. Çeyrek asır boyunca sürdürdüğü bu idari görevin ardından 2009 senesinde emekliliğe ayrıldı. Eğitimcilikle yetinmeyen Kostandov; genel mevzuat, uluslararası hukuk standartları, çifte vatandaşlık uygulamaları ve azınlık vakıflarının tescil edilmemiş taşınmaz malları gibi karmaşık hukuki alanlarda kıymetli araştırmalara imza attı.
Eğitimciliğin dışındaki zamanlarda da boş durmayan Kostandov, araştırmacı kimliğiyle öne çıkarak şu alanlarda derinlemesine incelemeler yürüttü:
- Genel mevzuat ve uluslararası hukuk kuralları
- Çifte vatandaşlık süreçleri ve yasal düzenlemeler
- Yabancı topluluklara ait tescil edilmemiş taşınmazlar
Kültürel Diplomasi ve Vakıf Çalışmaları
Kostandov, Türkiye ile İtalya arasındaki kültürel bağların kuvvetlenmesi adına yoğun gayret gösterdi. Bu samimi çabaları, 1994 yılında İtalya Cumhurbaşkanı adına takdim edilen Şövalye unvanı ve Devlet Liyakat Nişanı ile taçlandırıldı. Başarılı eğitimci, kendi köklerine dair sorumluluk almaktan da geri durmadı. 1998 ve 2003 yılları arasında Bulgar Ekzarhlığı Vakfı'nın Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini layıkıyla yerine getirdi.
Bu kritik dönemde İstanbul ve Edirne genelinde bulunan Bulgar kiliselerinin restorasyonu ve tanıtımı için yoğun emek harcadı. Gerekli finansal kaynakları bulabilmek adına Bulgaristan ile Türkiye arasında adeta bir dostluk elçisi gibi mekik dokudu. Bu üstün çabalar Bulgaristan Dışişleri Bakanlığı tarafından fark edilerek ödüllendirildi. Tarihi mirasın yaşatılmasına sunduğu katkılardan dolayı 2002 yılında Bulgaristan'ın Altın Dal Madalyası'na layık görüldü.