M. Faik Öztrak, 1882 yılında Tekirdăğ’a bağlı Malkara’da dünyaya geldi; babası Ali, annesi Naime’dir. Mülkiye mezunu bu devlet adamı, uzun yıllar taşra yönetiminde görev aldıktan sonra Ankara Meclisi’nde siyasi kariyerinin doruk noktasına ulaştı. 30 Mayıs 1951’de İstanbul’da hayatını kaybetti.
Eğitim ve İlk Görevler
1906 yılında Mülkiye Mektebi’ni bitiren Öztrak, aynı yıl Edirne maiyet memurluğuna atanarak kamu hizmetine adım attı. Ardından sırasıyla Çorlu, Sofulu, Keşan ve Uzunkopru kaymakamlıklarında bulundu. Bu deneyimler onu taşra idaresinin inceliklerinde pişirdi. Daha sonra Nablus (bugünkü Ürdün) ve Denizli sancaklarında mutasarrıf olarak görev yaptı.
Kurtuluş Savaşı’ndaki Rolü
Denizli mutasarrıflığı görevindeyken Milli Mücadele’ye dahil olan Öztrak, Sarayköy bölgesinde Menderes savunma hattını oluşturdu. Yöredeki Kuvâ-yi Milliye birliklerine lojistik ve idari destek sağlayarak işgale karşı direnişin yerel omurgasını güçlendirdi. Bu dönemdeki katkıları, onu salt bürokrat kimliğinin ötesine taşıdı ve ulusal mücadelenin sahaya yansıyan isimlerinden biri haline getirdi.
Siyasi Kariyer ve Meclis Yılları
Öztrak’ın siyasi yaşamı, Dahiliye Vekâleti Teftiş Kurulu Genel Müdürlüğü göreviyle başladı. Birinci Dönem’de Cebelibereket (Osmaniye) milletvekili seçilen Öztrak, ikinci dönemden sekizinci döneme kadar kesintisiz biçimde Tekirdăğ milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görev yaptı. Bu süreçte TBMM Başkanvekilliği ve İçişleri Bakanlığı görevlerini de üstlendi. Beş çocuk babası olan Öztrak, köklü bir devlet geleneğinin de mihenk taşı oldu:
- Oğlu Orhan Öztrak, ilerleyen yıllarda İçişleri Bakanlığı görevini üstlendi.
- Oğlu Adnan Öztrak, TRT’nin ilk genel müdürü oldu.
- Oğlu İlhan Öztrak, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği görevini Fahri Korutürk ve İhsan Sabri Çağlayangil dönemlerinde yürüttü.
- Torunu Faik Öztrak, eski Hazine Müsteşarı ve Tekirdăğ milletvekili olarak devlet hayatındaki geleneği sürdürdü.
- Damadı Şefik İnan, Maliye ve Devlet Bakanlıkları’nda görev aldı.
Erken Cumhuriyet’in taşra yönetiminden merkeze uzanan bu köprü figür, hem siyasi hem hanedani boyutuyla Türk kamu yaşamında iz bırakan bir isim olarak tarihteki yerini aldı.
