1914 yılında Malkara sınırları içinde dünyaya gözlerini açan Orhan Öztrak, Türk siyasal ve idari tarihinin en saygın simalarından biri olarak öne çıkmaktadır. Cumhuriyetin ilk kuşak hukukçularından biri olan ve 30 Aralık 1995 tarihinde aramızdan ayrılan değerli devlet adamı, kariyeri boyunca mülki amirlikten bakanlığa uzanan çok geniş bir yelpazede ülkesine hizmet vermiştir. Eğitimli duruşu ve üstlendiği kritik vazifelerle döneminin idari yapılanmasına yön veren tecrübeli isim, hem yerel yönetimlerde hem de parlamentoda silinmez izler bırakmıştır. Bürokraside edindiği tecrübeleri siyaset arenasına taşıyan Öztrak, parlamenter sistemin olgunlaşması sürecinde etkin roller üstlenmiştir.
İsviçre'de Doktora ve Mülki İdare Yılları
Eğitim hayatına büyük önem veren ve hukuk alanında derinleşmeyi seçen Orhan Öztrak, yükseköğrenimini Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi bünyesinde başarıyla tamamlamıştır. Buradaki mezuniyetinin ardından akademik birikimini uluslararası boyuta taşımak amacıyla İsviçre'ye yönelmiş ve Neuchatel Hukuk Fakültesi sınırları içerisinde akademik çalışmalarını sürdürmüştür. İdare hukuku alanında gerçekleştirdiği doktora çalışması ile uzmanlığını tescilleyen genç hukukçu, Türkiye'ye dönüşünde mülki idare basamaklarını hızla tırmanmaya başlamıştır.
Ülkenin dört bir yanında mülki amir olarak görev yapan seçkin bürokrat, yerel yönetim mekanizmalarını yakından tanıma fırsatı elde etmiştir. Bu doğrultuda sırasıyla şu ilçelerde kaymakamlık makamında bulunarak yerel halkın sorunlarına doğrudan çözümler üretmiştir:
- Tavas ilçesinde yürüttığü idari çalışmalar,
- Marmara Bölgesi'nin kritik noktalarından biri olan Yalova bölgesinde üstlendiği kaymakamlık görevleri,
- Kahramanmaraş'ın önemli ilçelerinden Afşin sınırlarında gerçekleştirdiği mülki amirlik hizmetleri.
Kaymakamlık vazifelerinin ardından edindiği saha birikimini denetim mekanizmalarına aktarmak isteyen başarılı idareci, Mülkiye Müfettişliği görevine atanmıştır. Devletin denetim organlarında aktif görev alarak idari yapının işleyişini inceleyen ve aksaklıkların giderilmesinde rol oynayan bürokrat, bu süreçte devlet işleyişinin en ince detaylarına hakim olmuştur. Bu dönemde sergilediği titiz çalışma anlayışı, ileride üstleneceği daha büyük ulusal sorumlulukların da habercisi niteliğindedir.
Parlamento ve Bakanlık Dönemi
Mülki idaredeki parlak kariyerinin ardından ulusal siyaset sahnesine adım atan tecrübeli devlet adamı, ülkenin kaderini belirleyen kurucu meclis çalışmalarında aktif olarak yer almıştır. Bu kapsamda 6 Ocak 1961 ile 15 Ekim 1961 tarihleri arasında Kurucu Meclis Tekirdağ İli Temsilciliği görevini deruhte ederek yeni anayasal düzenin inşasına katkı sağlamıştır. Kurucu meclisteki başarılı performansının ardından demokratik seçimlerde halkın güvenini kazanan siyasetçi, parlamento çatısı altında uzun soluklu bir temsil görevine imza atmıştır.
Yasama organında 1. (XII), 2. (XIII) ve 3. (XIV) dönemlerde aralıksız olarak Tekirdağ Milletvekili sıfatıyla yer alan parlamenter, bölgesinin ve ülkesinin sorunlarını meclis kürsüsüne taşımıştır. Yasama faaliyetlerindeki yetkinliği ve idare hukuku doktorasına sahip olmasının getirdiği avantajla kanun yapıcı rolünü üst düzeyde icra etmiştir. Meclis çalışmalarındaki etkinliği, onu yürütme organında da önemli sorumluluklar almaya yönlendirmiştir.
Hükümet kabinelerinde kritik bakanlıklar üstlenen devlet adamı, ülkenin iç güvenliği ve mali dengeleri üzerinde doğrudan söz sahibi olmuştur. Bu çerçevede şu önemli bakanlıkların yönetimini üstlenmiştir:
- Mali ve ticari denetimlerin merkezinde yer alan Gümrük ve Tekel Bakanlığı,
- Devletin idari ve güvenlik omurgasını oluşturan İçişleri Bakanlığı.
Bakanlıkları döneminde idari reformlara öncülük eden siyasetçi, bürokrasi ile siyaset arasındaki dengenin kurulmasında köprü vazifesi görmüştür. Parlamento ve kabine çalışmalarının ardından Türk siyasi hayatının bir diğer önemli kurumu olan Cumhuriyet Senatosu Tekirdağ Üyeliği görevine seçilmiştir. 12 Ekim 1975 tarihinden başlayarak askeri müdahalenin gerçekleştiği 12 Eylül 1980 tarihine kadar bu onurlu görevi sürdüren tecrübeli parlamenter, senato kürsüsünden devletin yüksek menfaatlerini savunmaya devam etmiştir.
Köklü Bir Siyasi Ailenin Portresi
Kişisel başarılarının yanı sıra Türk bürokrasisine ve siyasetine yön veren çok güçlü bir aile hanedanlığının da en önemli üyelerinden biri olan Orhan Öztrak, adeta devlet koridorlarında büyüyen bir neslin öncüsüdür. Eski İçişleri Bakanlarından Faik Öztrak'ın oğlu olan tecrübeli siyasetçi, babasından devraldığı devlet hizmeti bayrağını büyük bir başarıyla taşımıştır. Aile bağları incelendiğinde, Türkiye'nin idari mimarisinde yer alan pek çok önemli isimle akrabalık ilişkisi bulunduğu görülmektedir.
Kardeşleri ve yakın çevresi de Türkiye'nin yakın tarihinde son derece mühim makamlarda bulunmuş isimlerden oluşmaktadır. Bu köklü bağlar şu şekilde özetlenebilir:
- Türkiye Radyo Televizyon Kurumunun (TRT) ilk genel müdürlüğünü üstlenen Adnan Öztrak'ın ağabeyidir.
- Devlet Bakanlığı görevinde bulunmuş, ayrıca cumhurbaşkanları Fahri Korutürk ve İhsan Sabri Çağlayangil dönemlerinde Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği vazifesini yürütmüş İlhan Öztrak'ın ağabeyidir.
- Kabinenin önemli isimlerinden, eski Maliye ve Devlet Bakanı Şefik İnan'ın kayınbiraderidir.
- Türk siyasi yaşamında aktif rol oynamış, eski Hazine müsteşarlığı görevinde bulunmuş ve Tekirdağ Milletvekili olarak mecliste yer almış Faik Öztrak'ın da babasıdır.
Hem ata yadigarı tecrübeleri hem de yetiştirdiği yeni nesil devlet adamlarıyla Türk bürokrasisinde adeta bir okul vazifesi gören ailenin bu saygın ferdi, 30 Aralık 1995 yılındaki vefatına kadar ülkesinin siyasi istikrarı ve idari kalitesi için çalışmaktan geri durmamıştır. Bıraktığı büyük miras, bugün de Türk siyasi tarihi araştırmalarında referans noktası olmaya devam etmektedir.