Türk bilim dünyasının yetiştirdiği en önemli değerlerden biri olan Orhan Şerafettin İçen, ülkemizde Transandant Sayılar Teorisi ekolünün kurucusu olarak kabul edilen son derece saygın ve öncü bir matematikçidir. 1920 yılında Antalya'da dünyaya gözlerini açan ve 1995'te İstanbul'da vefat eden İçen, akademik kariyerini sayılar ile fonksiyonlar teorilerinin kesişim alanındaki karmaşık transandantlık problemlerini çözmeye ve araştırmaya adamıştır. Ülkemizde yüksek matematik alanındaki modern çalışmaların öncülüğünü üstlenen akademisyen, yaptığı nitelikli bilimsel araştırmalarla ulusal düzeyde büyük saygınlık kazanmıştır. Bu başarılı çalışmalarının bir nişanesi olarak, Türk bilim çevrelerinin en prestijli ödüllerinden biri olan TÜBİTAK Bilim Ödülü'ne layık görülmüştür.
İlk Yılları ve Eğitim Hayatı
Cumhuriyetin ilk yıllarında, 5 Ekim 1920 tarihinde Antalya'nın Kaş ilçesinde başlayan bu yaşam öyküsü, Türkiye'nin farklı şehirlerinde şekillenen zengin bir eğitim serüvenine sahne olmuştur. Çocuk hastalıkları uzmanı olan babası Ali Sami İçen ve annesi Emine Nesime Hanım, genç Orhan'ın eğitimine büyük önem vermişlerdir. İlkokul eğitimine Manisa'nın Kırkağaç ilçesinde başlayan İçen, eğitim hayatının sonraki aşamalarını İzmir kentinde sürdürmüştür. İzmir Erkek Lisesi'nden 1938 yılında başarıyla mezun olmuştur. Lise sonrasında yüksek öğrenim için Fransa'ya gitmiştir. Paris'teki ünlü Louis le Grand Lisesi'nin özel matematik sınıflarında yüksek öğrenimine başlayan İçen, burada derinlemesine matematik eğitimi almayı hedeflemiştir. Ancak İkinci Dünya Savaşı'nın patlak vermesi üzerine Fransa'daki eğitimini yarıda bırakarak Türkiye'ye geri dönmek zorunda kalmıştır. Yurda mecburi dönüşünün ardından yarım kalan yüksek öğrenimini İstanbul Üniversitesi bünyesinde başarıyla devam ettirmiştir. Bu kurumun matematik-astronomi bölümünde eğitim gören İçen, 1942 yılında başarıyla mezun olmuştur. Mezuniyetinin hemen ardından İstanbul Üniversitesi Matematik Enstitüsü'ne asistan olarak atanarak akademik kariyerine ilk adımını atmıştır.
Avrupa'daki Akademik Yolculuk ve Doktora Çalışmaları
Akademik gelişimini sürdürmek isteyen genç araştırmacı, 1943 yılında kazandığı bir burs sayesinde İngiltere'nin yolunu tutmuştur. Büyük umutlarla gittiği İngiltere'nin dünyaca ünlü Cambridge Üniversitesi bünyesindeki yüksek öğrenimine heyecanla devam eden genç bilim insanı İçen, ne yazık ki orada aniden nükseden ciddi bir sağlık sorunu yaşamıştır. Hastalığı nedeniyle eğitimini tamamlayamayan matematikçi, 1946 yılının yaz aylarında Türkiye'ye dönmek zorunda kalmıştır. Yurtta gördüğü tedavilerin ardından sağlığına yeniden kavuşan İçen, vatan borcu olan askerlik görevini de bu dönemde ifa etmiştir. Askerliğin ardından yüksek öğrenim için Almanya'ya gitmiştir. Göttingen Üniversitesi'nde Transandant Sayılar Teorisi üzerine çalışmıştır. Mayıs 1955'te bu alanda hazırladığı doktora tezini başarıyla savunarak doktor unvanını elde etmiştir. Almanya'daki başarısının ardından vakit kaybetmeden ülkesine dönen bilim insanı, İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik Enstitüsü'nde asistanlık görevine yeniden başlamıştır. Mesleki bilgi ve görgüsünü daha da artırmayı amaçlayan akademisyen, 1956 yılında aldığı özel izinle Hamburg Üniversitesi'ne gitmiştir. Buradaki bilimsel çalışmalarının ardından 1958 yılında doçentlik tezini tamamlayarak doçent unvanını almaya hak kazanmıştır.
Üniversitedeki Hizmetleri ve Bilimsel Mirası
Akademik başarılarını sürdüren İçen, profesörlük unvanını ise 1969 yılında elde etmiştir. İstanbul Üniversitesi Matematik Enstitüsü bünyesinde 1970 ile 1982 yılları arasında aralıksız olarak görev yapmıştır. Bu süreçte Fonksiyonlar Teorisi ile Sayılar Teorisinin birleştiği transandantlık problemleri üzerine dünya standartlarında araştırmalar yürütmüştür. Uzun kariyerinin ardından 1982 yılında emekli olmuştur. Değerli bilim insanının kariyerindeki en belirgin mihenk taşları şunlardır:
- Göttingen Üniversitesi bünyesinde Transandant Sayılar Teorisi konusundaki doktora tezini tamamlayarak doktor unvanını alması.
- Bilim dünyasına sunduğu katkđlardan dolayı Cahit Arf ile birlikte TÜBİTAK Bilim Ödülü'nü paylaşması.
- İstanbul Üniversitesi Matematik Bölümü Kütüphanesi'ne adının verilmesi.
Emeklilik yıllarında da bilimle bağını koparmayan değerli matematikçi, kısa süren bir hastalığın ardından 13 Haziran 1995 tarihinde İstanbul'da yaşamını yitirmiştir. Vefatının ardından cenazesi, İstanbul'un tarihi mezarlıklarından biri olan Karacaahmet Mezarlığı'nda toprağa verilmiştir. Onun kurduğu transandant sayılar ekolü, yetiştirdiği öğrenciler ve bıraktığı bilimsel mirasla Türk matematik dünyasında yaşamaya devam etmektedir.