Cumhuriyet dönemi Türk sanatının en sıra dışı şahsiyetlerinden biri olan şair, yönetmen, oyuncu ve ressam Orhon Murat Arıburnu, 15 Aralık 1916 tarihinde Eskişehir'de dünyaya gözlerini açtı. Yaşamı boyunca edebiyattan sinemaya kadar sanatın pek çok dalında öncü işlere imza atan Arıburnu, yenilikçi arayışları ve toplumsal duyarlılığıyla Türk kültür hayatında silinmez izler bıraktı. Geliştirdiği aykırı sanatsal yöntemlerle tanınan bu isim, 11 Nisan 1989'da İstanbul'da hayata veda edene dek Türk entelektüel dünyasını besleyen ana damarlardan biri olmayı başardı.
Sanatla Yoğrulan Bir Gençlik ve Gökyüzü Tutkusu
Babasının askerlik mesleği dolayısıyla çocukluğu Anadolu'nun farklı şehirlerinde geçen Orhon Murat Arıburnu, eğitim hayatını adeta bir seyyah gibi tamamladı. Konya Askeri Ortaokulu, Maltepe Askeri Lisesi ve Bursa Işıklar Askeri Lisesi'nde okuduktan sonra Haydarpaşa Lisesi'nden mezun oldu. Hayatın içine erken yaşta atılan Arıburnu; öğretmenlik, Tasvir-i Efkar gazetesinde editörlük ve muhabirlik yaptı. İstanbul Belediyesi Hukuk İşleri Bürosu'nda görev yaparken bir yandan da edebi üretimini sürdürüyordu. Henüz yirmili yaşlarındayken, 1936 yılından itibaren şiirleri şu dergilerde yayımlanmaya başladı:
- Yeni Edebiyat
- Servet-i Fünun
- Varlık
- Yeni Ses
Edebi üretkenliği sonraki dönemde Gün, Yeditepe, Küçük Dergi, Yenilik ve Gelecek gibi mecralarda da devam etti. Sanatçı sadece edebiyatla yetinmeyip gökyüzünün cazibesine kapılarak Türk Kuşu Teşkilatı'na kaydoldu ve pilotluk brövesi aldı. Kurumda eğitmen olarak kalmayı planlarken İkinci Dünya Savaşı'nın başlamasıyla orduya sevk edildi. Askerlik sonrası İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'ne giren şair, 1940 yılında ilk şiir kitabı Kovan'ı okurlarla buluşturdu. şiirleri zamanla Rusça dahil birçok yabancı dile çevrildi.
şiirde Devrim ve Dünyanın İlk Resimli şiir Sergisi
Geleneksel şiir kalıplarının sorgulandığı bir dönemde Arıburnu, Şubat 1947'de İstanbul'da benzeri görülmemiş bir sanatsal eyleme imza atarak dünyanın ilk resimli şiir sergisi'ni açtı. şair ile okuyucu arasındaki mesafeyi eritmek ve sanatı sokağa taşımak amacıyla gerçekleştirdiği bu serginin açılışında sarf ettiği "şiir sergisinde kurdele kesilmez, altından geçilir" cümlesi manşetlere taşındı. Bu cesur girişimi; yakın dostları olan Orhan Veli, Sait Faik, Salâh Birsel ve Necati Cumalı gibi isimler tarafından kaleme alınan yazılarla övgüyle karşılandı.
Eserlerinde toplumsal düzen eleştirisi, mizah ve ince bir yergi barındıran sanatçı, halkın diline pelesenk olan "Umut fakirin ekmeği" dizesini edebiyatımıza kazandırdı. Sanat hayatında sıradanlıktan kaçınan şair, nüfus kağıdında yazan "Orhan" ismini sanat dünyasında "Orhon" olarak değiştirdi. Yakın çevresi bile gerçek adını ancak vefatından sonra öğrenebildi.
Yeşilçam'ın Sıra Dışı Yönetmeni ve Yerli Orson Welles
Arıburnu'nun sinema serüveni 1947 yılında Seven Ne Yapmaz filmindeki başrolle başladı. Oyunculuk kariyeri boyunca Yavuz Sultan Selim Ve Yeniçeri Hasan, Allah Kerim, Lale Devri ve Fato - Ya İstiklal Ya Ölüm gibi yapımlar dahil 37 filmde oynadı. Rolüne olan bağlılığıyla bilinen aktör, Efe Aşkı filminde karakteriyle bütünleşmek için çekim günleri dışında da günlük kıyafet olarak efe giysileriyle dolaşmıştı.
Sanatçı, 1950 yılında senaryosunu yazdığı Yüzbaşı Tahsin filmiyle yönetmenliğe adım attı. Kariyerinde Beklenen Şarkı, Kanlı Para ve Tütün Zamanı gibi 15 film yönetti, 11 senaryo yazdı ve 2 yapımcılık üstlendi. Teknik imkânsızlıklara yaratıcı çözümler bulan yönetmenin, kamera kaydırma arabası yerine masanın ayaklarının altına sabun sürerek çekim yaptığı Atıf Yılmaz tarafından aktarılmıştı.
1953 yapımı Kanlı Para filmiyle üç ödül kazanarak sinema dünyasında Türkiye'nin Orson Welles'i olarak anılmaya başlandı. Evrensel dilde diyalogsuz filmler yapmayı hayal ederek yabancı ortaklar aradı. Hollywood devi 20th Century Fox şirketinin sahibi Spyros Panagiotis Skouras ile masaya oturdu fakat projenin Amerikan menşeli olması şartını reddetti. Yaşamı boyunca sansür mekanizmasına karşı duran ve sinemacıların mesleki örgütlenmesini savunan Arıburnu, bu duruşunu Ümit Kurbanları filminde de izleyicilere hissettirdi.
