Türk tiyatrosunun ve sinemasının en önemli çınarlarından biri olan Nedret Güvenç, 5 Eylül 1930 tarihinde İzmir'in şirin ilçesi Çeşme'ye bağlı Çiftlik köyünde dünyaya geldi.
O, sahneye adanmış bir ömür yaşadı.
Sanat hayatı boyunca iki yüzden fazla tiyatro oyununda başrol üstlendi.
Usta sanatçı, 91 yıllık yaşam yolculuğunun ardından 31 Temmuz 2021 tarihinde İstanbul'da hayata gözlerini yumdu.
Geride sayısız ödül, unutulmaz tiyatro karakterleri, onlarca sinema filmi ve seslendirme çalışması bırakan Güvenç, 1998 yılında layık görüldüğü Devlet Sanatçısı unvanıyla Türkiye'nin kültürel belleğinde silinmez bir iz bıraktı.
Sanatla Tanışma ve İlk Sahne Adımları
İlköğrenimini Bornova'da tamamlayan Mükerrem Nedret Güvenç, Bornova Ortaokulu sıralarında müzik ve tiyatro sanatıyla tanışarak hayatının dönüm noktasını yaşadı.
Henüz 14 yaşında bir ortaokul öğrencisiyken, Karel Capek'in savaş karşıtı eseri "Yaşadığımız Devir" oyununda başrol üstlenerek büyük bir cesaret örneği gösterdi.
İzmir'deki ilk eğitim basamaklarının ardından müzikal yeteneğini geliştirmek amacıyla Ankara Devlet Konservatuvarı bünyesinde şan ve piyano dersleri aldı.
Bu dönemde hayatını sahneye adamaya karar verdi.
Henüz 17 yaşındayken, 17 Şubat 1948 tarihinde İzmir Şehir Tiyatrosu çatısı altında sahnelenen "Portakal Kabukları" adlı çocuk oyunu ve "Hanımlar Terzihanesi" oyunuyla profesyonel oyunculuk kariyerine adım attı.
Şehir Tiyatrolarından Yönetmenliğe Uzanan Başarı
İzmir Şehir Tiyatroları'nın 1950 yılında kapılarını kapatması üzerine genç sanatçı, ailesiyle birlikte İstanbul'a yerleşme kararı aldı.
Bu mecburi göç, onun sanat yolculuğunda yeni bir sayfa açarak 1950-1951 sezonunda İstanbul Şehir Tiyatroları kadrosuna katılmasına vesile oldu.
Sahnedeki muazzam yeteneği kısa sürede fark edilen Güvenç, 1959-1960 yıllarında üç sezon boyunca ünlü tiyatro insanı Cüneyt Gökçer'in özel davetiyle Ankara Devlet Tiyatrosu'nda konuk sanatçı olarak sahne aldı.
Buradaki başarısının ardından İstanbul'a döndü.
Sahnede sergilediği oyunculuk gücüyle iki yüzü aşkın yapıtta başrol oynayarak tiyatroseverlerin gönlünde taht kurdu.
Oyunculuk kariyerindeki tecrübelerini yönetmenlik koltuğuna da taşıyan Güvenç, 1974 yılında "En Büyük Kumar" adlı oyunu sahneye koyarak yönetmenlik serüvenine başladı.
Daha sonraki yıllarda "Bernarda Alba'nın Evi" ve Strindberg'in "Baba" gibi klasik eserlerinin de aralarında bulunduğu pek çok tiyatro oyununu başarıyla yönetti.
1995 yılında İstanbul Şehir Tiyatroları'ndan emekli olduktan sonra da sahneden kopmayarak, Gencay Gürün öncülüğünde kurulan Tiyatro İstanbul bünyesinde sanatsal çalışmalarına kararlılıkla devam etti.
Beyaz Perdenin ve Dublaj Dünyasının Güçlü Sesi
Nedret Güvenç, tiyatro sahnelerindeki olağanüstü üretkenliğinin yanı sıra Türk sinemasına da oyuncu ve seslendirme sanatçısı olarak büyük katkılar sundu.
"Kötü Tohum", "Kanlı Para", "Hınç", "Yuvamı Yıkamazsın" gibi çok sayıda sinema filminde kamera karşısına geçerek Yeşilçam'ın unutulmaz simalarından biri haline geldi.
Özellikle mikrofon arkasındaki benzersiz ses tonuyla Fatma Girik, Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit ve Ajda Pekkan gibi dönemin en popüler kadın oyuncularını başarıyla seslendirdi.
Sesi tüm ülkeye ulaştı.
Sanatçı, oyunculuğunun yanı sıra edebiyat dünyasıyla da bağ kurarak "Kum Zambakları", "Bir Zamanlar İzmir'de", "Dinle Beni" ve "Aşk Yoksunları" gibi değerli kitaplar kaleme aldı.
Müzikal yeteneğini ise Bora Ayanoğlu ve Esin Engin gibi değerli müzisyenlerle birlikte hazırladığı plak çalışmalarıyla taçlandırdı.
Kültürel Mirası ve Aldığı Ödüller
Yaşamı boyunca sanata sunduğu eşsiz katkılar nedeniyle pek çok prestijli ödüle layık görülen usta sanatçı, Türkiye'de tiyatronun gelişmesi için adeta bir ömür harcadı.
Yazdığı 2009 yılı Dünya Tiyatro Günü bildirisi ile tiyatro sanatına olan derin sevgisini tüm ülkeye paylaştı.
Doğup büyüdüğü topraklara olan vefası, 9 Mart 2010 tarihinde İzmir Bornova Çamdibi'nde açılan Nedret Güvenç Tiyatro Sahnesi ile ölümsüzleştirildi.
Özel hayatında Hayri Esen ve Orhon Murat Arıburnu ile evlilikler yaşayıp ayrılan sanatçı, sonrasında Yüksek Mimar Okan Bilgütay ile 45 yılı aşan mutlu bir evlilik sürdürdü ve bu birliktelikten Müjde ismini verdikleri bir kız çocukları dünyaya geldi.
Sanatçı kariyeri boyunca pek çok prestijli ödül kazandı.
- Afife Tiyatro Ödülleri Muhsin Ertuğrul Özel Ödülü (2012)
- Afife Tiyatro Ödülleri En Başarılı Kadın Sanatçı Ödülü (1997 - "Eskimeyen Oyun")
- Antalya Altın Portakal Film Festivali Ödülü ("Kötü Tohum" filmiyle)
- Türk Film Dostları Derneği Ödülü ("Kanlı Para" filmiyle)
- İlhan İskender Ödülü ("Cyrano de Bergerac" oyunundaki Roxanne rolüyle)
- Kültür Bakanlığı Onur Ödülü ("Günden Geceye" oyunundaki başarısıyla)
- Avni Dilligil En Başarılı Kadın Oyuncu Ödülü ("Günden Geceye" ve "Aşk Mektupları" oyunlarındaki rolleriyle iki kez)
- Schiller Madalyası ("Hile ve Sevgi" oyunundaki performansıyla)
