Türk edebiyatının üretken kalemlerinden biri olan şair ve yazar Nedret Gürcan, Anadolu'nun bağrında yeşerttiği edebi dinamizm ve çıkardığı dergilerle kültür hayatımızda unutulmaz izler bırakmış müstesna bir şahsiyettir. 26 Haziran 1931 tarihinde Afyonkarahisar’ın Dinar ilçesinde gözlerini dünyaya açan usta edebiyatçı, ömrünü şiire, romana, anıya ve hikayeye adayarak 2 Eylül 2019’da Ankara'da hayata gözlerini yummuştur. Yerel imkanlarla Dinar gibi küçük bir ilçede neşrettiği Şairler Yaprağı dergisi, onun tüm Türkiye'de tanınmasını sağlarken taşra ile merkez arasında sarsılmaz bir kültür köprüsü kurmuştur. Gürcan, hem sanayi dünyasındaki elli yıllık yöneticilik kariyeri hem de Dinar'ın sosyal ve siyasi hayatına yön veren kimliğiyle çok yönlü bir portre çizmiştir.
Dinar'dan Yükselen Edebi Ses: Gençlik Yılları ve Ailesi
Nedret Gürcan'ın kökleri, Karadeniz'in yeşil coğrafyasına, Artvin'in Arhavi ilçesine uzanmaktadır. Aile kökeni Laz olan yazarın dedesi, 1914 yılında kadı olarak Dinar'a atanan ve bölgede yakılan türkülere konu olacak kadar iz bırakan meşhur Çilli Kadı'dır. Bu tayinin ardından tüm aile Dinar'a yerleşmiş ve yaşamlarını bu Ege ilçesinde sürdürmüştür. Yazarın babası Osman Bey, annesi Fikriyet Hanım'dır. Dinar'da doğan Nedret Gürcan, ilköğrenimini bu topraklarda tamamladı. Ardından eğitim hayatına devam etmek amacıyla İzmir Buca Yatılı Ortaokulu'na kaydoldu. Ancak burada eğitim gördüğü sırada ciddi bir rahatsızlık geçirdi. Geçirdiği ağır ameliyatlar neticesinde okulunu yarım bırakmak mecburiyetinde kaldı. Bu sebeple eğitim seviyesini ortaokuldan ileriye taşıyamadı. Eğitim hayatı sekteye uğrasa da İzmir yılları onun hayatının dönüm noktalarından biri oldu. Buca Ortaokulu sıralarında tanıştığı Nurhan Hanım ile hayatını birleştirdi. Sanatçı, bu evlilikten üç çocuk sahibi oldu.
Şairler Yaprağı ile Türkiye Edebiyat Köprüsü Kurmak
Gürcan, şiire 1948 yılında başladı. Yazdığı ilk şiir, İzmir'de neşredilen Anadolu Gazetesi'nin sanat eki sayfalarında okurla buluştu. Genç şairin eserleri zamanla Türkçe edebiyatın amiral gemileri olan Varlık, Yeditepe, Kaynak, Mülkiye ve Yücel gibi saygın dergilerde boy göstermeye başladı. Yazarın edebi hayatında neşriyatın yeri çok büyüktür. Dinar ve İzmir'de çıkardığı ve yayın hayatına kazandırdığı başlıca basın yayın organları şunlardır:
- Tarık Dursun K. ve Cengiz Tuncer ile çıkardığı Kervan dergisi (1952, 8 sayı)
- Türkiye çapında ses getiren Şairler Yaprağı dergisi (1954-1957, 36 sayı)
- Haftalık siyasi ve edebi gazete Yeni Dostluk (1958)
- Edebiyata da yer veren haftalık siyasi gazete Vatandaş (1960)
"Türkiye’nin Tek Şiir Dergisi" parolasıyla yola çıkan bu yayın organı, edebiyat dünyasında çok büyük ses getirdi. Dinar gibi uzak bir Anadolu ilçesinden yayımlanan bu dergi sayesinde Gürcan, ülkenin dört bir yanındaki şairlerle güçlü dostluk bağları tesis etti ve ulusal düzeyde bir şöhrete kavuştu. Dergiyle yetinmeyen yazar, Şairler Yaprağı Yayınları markası altında çeşitli edebi eserler basarak yayıncılık faaliyetlerini genişletti. Edebi üretimini gazete sayfalarına da taşıyan yazar; siyaset, ekonomi ve yıkıcı Dinar depremine dair hazırladığı yazı dizilerini Milliyet ve Cumhuriyet gazetelerinde yayımlattı. Edebi gayretleri karşılıksız kalmadı ve usta yazar, 2000 yılında prestijli Dionysos Şiir Ödülü'ne layık görüldü.
Sanayicilik, Yerel Politika ve Son Yılları
Nedret Gürcan, edebi kimliğinin yanı sıra yaşadığı kente katma değer sağlayan başarılı bir sanayici ve yerel politikacıydı. Ailesine ait olan un ve irmik fabrikalarında tam elli sene boyunca üst düzey yöneticilik yaptı. Gürcan, 1998 yılında kendi işinden emekliye ayrıldı. İlçesinin kalkınması işin siyaset sahnesinde de aktif roller üstlendi. 1950'lerden 1970'lere kadar uzanan dönemde Dinar'da aktif siyaset yaptı. Bu süreçte tam 14 yıl boyunca Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İlçe Başkanlığı görevini yürüttü. Yerel yönetim kademelerinde de ağır sorumluluklar alan Gürcan, 29 yıl boyunca Belediye Meclis Üyeliği yaptı ve iki dönem de Belediye Başkan Yardımcılığı görevini deruhte etti.
1995 yılında meydana gelen büyük Dinar Depremi, yazarın ve ailesinin hayatında köklü bir değişime yol açtı. Depremin getirdiği sarsıntı ve yıkımın ardından Gürcan ailesiyle birlikte Ankara'ya taşınma kararı aldı. Yaşamının son dönemini başkentte geçiren değerli edebiyatçı, 2 Eylül 2019 tarihinde aramızdan ayrıldı. Onun edebi mirasını yaşatmak ve ismini ölümsüz kılmak amacıyla 2020 yılından itibaren anısına Nedret Gürcan Edebiyat Ödülleri düzenlenmekte ve yeni yetenekler ödüllendirilmektedir.