Fahri Işık, 27 Ekim 1944 tarihinde Malatya'nın Yeşilyurt ilçesinde dünyaya gelen, Türkiye'nin farklı üniversitelerinde arkeoloji bölümleri kurarak ve Patara antik kentindeki kazılara liderlik ederek Anadolu arkeolojisine yön vermiş önemli bir Türk akademisyendir. Bilim dünyasında özellikle Batı uygarlığının kökenlerine dair ezber bozan tezleriyle tanınan araştırmacı, Klasik Arkeoloji alanındaki yetkinliğiyle yeni bir ekolün temsilciğini üstlenmiştir.
Eğitim Hayatı ve Akademik Temeller
Malatya'nın Kileyik köyünde Mevlüt ve Fahriye çiftinin beş çocuğundan üçüncüsü olarak doğan Fahri Işık, henüz iki yaşındayken ailesiyle birlikte şehir merkezine taşınmıştır. İlk ve orta öğrenimini bu kentte tamamlayan genç araştırmacı, 1957 yılında TCDD memuru olan babasını elim bir tren kazasında kaybetmiştir. Bu büyük kaybın ardından eğitimine kararlılıkla devam eden Işık, yükseköğrenim için Ankara'nın yolunu tutmuştur. 1965 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nin Klasik Arkeoloji ve Çağdaşı Anadolu Arkeolojisi Kürsüsü'nden mezun olmuştur. Bu köklü kurumda Ekrem Akurgal'ın öğrencisi olarak yetişmiştir.
Milli Eğitim Bakanlığı bursuyla 1966 yılında gittiği Almanya'da, Bonn şehrindeki Rhein Friedrich Wilhelm Üniversitesi Arkeoloji Enstitüsü bünyesinde doktora çalışmalarına başlayan Işık, bu süreci başarıyla tamamlamıştır. Doktora derecesini 1970 yılında tamamlayarak vatanına geri dönmüştır.
Kurucu Akademisyenlik ve Patara Kazıları
Yurda dönüşünün ardından akademik kariyerine hız veren Işık, 1973 yılında Erzurum Atatürk Üniversitesi bünyesinde göreve başlamıştır. Burada arkeoloji bölümünü kurarak genç arkeologların yetişmesini sağlamıştır. Doçentlik unvanını 1976 yılında alan araştırmacı, 1983 senesinde ise profesörlük kadrosuna yükselmiştir. Doğu Anadolu'daki başarılı çalışmalarının ardından Akdeniz Üniversitesi'ne geçmiştir.
Fahri Işık, akademik ömrü boyunca birçok yükseköğretim kurumunda arkeoloji bölümlerinin kurulmasına öncülük etmiştir. Bu kapsamda şu üniversitelerde önemli kurucu roller üstlenmiştir:
- Erzurum Atatürk Üniversitesi
- Akdeniz Üniversitesi
- Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi
Akdeniz Üniversitesi bünyesindeki Arkeoloji bölümünü kuran profesör, 1992 yılında ise Likya Uygarlıkları Araştırma Merkezi'nin kuruluşunu sağlamıştır.
Işık'ın meslek hayatındaki en önemli dönüm noktalarından biri, Akdeniz kıyısındaki antik liman kenti Patara ile kesişmiştir. Kentteki arkeolojik kazı ve restorasyon çalışmalarına 1987 yılında öncülük etmeye başlayan Işık, 1988'de fiilen kazıları başlatmıştır. Kum tepeleri altında saklı kalan tarihi yapıları gün yüzüne çıkarmak için ekibiyle yoğun bir mesai harcamıştır. Bu çalışmaların en ses getiren keşiflerinden biri, kumlar arasında kaybolmuş olan tarihi Patara Deniz Feneri olmuştur. Bu büyük keşif, antik dönemin denizcilik teknolojisine dair çok önemli verileri literatüre kazandırmıştır.
Özel hayatı da bu kadim kentle şekillenen Fahri Işık, 1998 yılında kendisi gibi arkeolog olan meslektaşı Havva İşkan ile evlenmiştir. Çiftin nikahı, yıllarca emek verdikleri Patara antik tiyatrosunda kıyılmıştır.
Anadolu Ekolü ve Evrensel Uygarlık Tezi
Anadolu lahitleri ve Likya sanatı üzerinde uzmanlaşan Işık, Türkiye'deki arkeoloji çalışmalarına yeni bir teorik boyut getirmiştir. Klasik arkeolojide uzun yıllar kabul gören Avrupa merkezci teorileri sarsan Işık, Batı medeniyetini doğuran İon kültür ve sanatının kökeninin Yunanistan'dan geldiği yönündeki geleneksel tezleri güçlü şekilde sorgulamıştır. Işık, insanlığın ortak mirası kabul edilen bu evrensel uygarlığı kuranların Anadolu'nun yerli halkları olduğunu savunmuştur. Bu radikal çıkış, uluslararası bilim çevrelerinde büyük yankı uyandırmış ve Anadolu Arkeolojisi bünyesinde özgün bir ekolün doğmasını sağlamıştır.
Profesör, 2000 yılında Westfalya Wilhelm Üniversitesi'nde konuk öğretim üyesi olmuştur. Ayrıca Almanya'nın Berlin, Münster, Marburg kentlerinde, İtalya'nın başkenti Roma'da, Yunanistan ve Girit'te çeşitli bilimsel araştırmalar yürütmüştır.
Aile bağları da kültür ve sanat dünyasıyla iç içe olan Işık'ın kardeşleri de kendi alanlarında tanınmış isimlerdir. Sanatçı Kenan Işık ile arkeolog Cengiz Işık'ın ağabeyi olan Fahri Işık, bilimi ve sanatı harmanlayan bir aile geleneğinin temsilcisidir.