İçeriğe Atla
Mehmet Akif Ersoy fotoğrafı
Anasayfa Varlık

Mehmet Akif Ersoy Kimdir?

İstiklal Marşı şairi Mehmet Akif Ersoy, 1873'te İstanbul'da doğdu. Milli marşımızı orduya armağan eden usta yazarın ilham veren hayatı ve tüm eserleri.

1 haber (örneklem)Son yayın: 22 May 2026 09:55
Diğer adlar: Rağıf, Mehmet Akif

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Mehmet Akif Ersoy Hakkında

Mehmet Akif Ersoy, 20 Aralık 1873 tarihinde İstanbul'un Fatih semtinde dünyaya geldi. Milli marşımızın yazarı olan usta kalem, şiirleri ve fikirleriyle bir neslin uyanışına öncülük etmiştir. Ailesinin kökenleri ve şairin çocukluk yılları, imparatorluğun en sıkıntılı dönemlerine rastladı. Bu tarihi arka plan, onun edebi ve fikri dünyasını derinden şekillendiren en temel unsur oldu.

İlk Yılları ve Eğitim Hayatı

Fatih Medresesi müderrislerinden olan ve Osmanlı'ya bağlı Arnavutluk'un İpek kazasının Şuşise Köyü'nden İstanbul'a gelen Mehmet Tahir Efendi ile Samsun doğumlu Emine Cemile Hanım'ın evladı olarak Sarıgüzel semtinin Nasuh Mahallesi'nde doğdu. Buharalı Mehmet Efendi'nin kızı olan annesinin yanı sıra ailede Nuriye adında bir kız kardeşi bulunmaktaydı. Babası ebced hesabıyla ona Rağıf adını verdi ancak çevresinde Akif olarak çağrıldı. Eğitim hayatına dört yaşındayken Emir Buhari Mahalle Mektebi'nde başladıktan sonra Fatih İbtidaisi'ne geçti ve babasından Arapça dersleri aldı. Yazları Emin Paşa'nın evlatlarına ders veren babası sayesinde onlarla arkadaşlık kurdu. İlk öğrenimini 1882'de bitirip Fatih Merkez Rüştiyesi'ne kaydoldu ve Fatih Camii'nde Esad Dede'den İran Edebiyatı dersleri aldı. Mülkiye İdadisi'nde başladığı lise eğitimini yüksek kısımda sürdürürken, evlerinin yanması ve babasının vefatı üzerine okulu yarıda bırakmak zorunda kaldı. Geçim kaygısıyla geçtiği sivil veterinerlik okulu Baytar Mektebi'nde şiire duyduğu derin ilgi filizlendi.

Veterinerlikten Edebi Sahneye Geçiş

Baytar Mektebi'ni 22 Aralık 1893'te birincilikle bitiren Akif, Orman ve Ma'adin ve Ziraat Nezareti'nde müfettiş muavini olarak vazifeye başladı. Dört yıl boyunca Rumeli, Anadolu ve Arap topraklarında yaptığı seyahatler, şairin toplumsal gözlemlerini ve edebi çizgisini olgunlaştırdı. Edebi alandaki ilk eseri yedi beyitlik "Kur'an'a Hitab" gazeli, 1895'te Servet-i Fünun'da yayınlandı. Tarihler 1 Eylül 1898'i gösterdiğinde Tophane-i Amire veznedarı Mehmet Emin Bey'in kızı İsmet Hanım ile evlendi. Bu yıllarda Maarif Dergisi ve Resimli Gazete'de şiirleri, ayrıca Arapça, Farsça ve Fransızcadan tercümeleri basıldı. 1906'da Halkalı Ziraat Mektebi'nde Kitabet-i Resmiye, ertesi yıl Çiftlik Makinist Okulu'nda Türkçe öğretmenliği yaptı. İkinci Meşrutiyet ile birlikte İstanbul'da Umur-i Baytariye Dairesi Müdür Muavinliği görevine atandı. 1908-1910 yıllarında "Sırat'ı Müstakim" dergisinde yazarken meşhur "Küfe" ve "Seyfi Baba" şiirlerini neşretti. Ardından Darülfünun Edebiyat-ı Umumiye müderrisliğine atanarak uzun yıllar bu kadroda dersler verdi. Siyasi sahada 1913'te İttihat ve Terakki Cemiyeti'ne üye oldu. Birinci Dünya Savaşı'nda Teşkilat-ı Mahsusa aracılığıyla Almanya'ya gönderilerek Müslüman esirlerin durumunu inceledi. Daha sonra Arap toprakları ve Lübnan'a giderek batı-doğu ayrımını yerinde gözlemledi. İstanbul'a dönüşünde ise Darül-Hikmet-i İslamiye başkatipliğine tayin edildi.

Milli Mücadele ve İstiklal Marşı

Milli Mütareke döneminde bağımsızlık hareketine katılan Akif, Balıkesir'deki konuşmasından dolayı resmi görevinden uzaklaştırıldı. Ankara Hükümeti'nin kuruluşuyla Burdur Milletvekili olarak meclise giren şair, Maarif Vekili Hamdullah Suphi Bey'in teşvikiyle milli marş yarışmasına katıldı. Gönderilen 724 şiir arasından birinci seçilen eseri, 12 Mart 1921'de TBMM tarafından milli marş olarak kabul edildi. Marşın bestesi için 1924'te Ali Rıfat Çağatay'ın çalışması uygun görülerek 1930'a kadar okullarda söylendi. Türk müziği etkisi gerekçesiyle 1930'da Osman Zeki Üngör'ün 1922 yapımı bestesi benimsendi ve resmi marş ilan edildi. Mehmet Akif, yarışmadan kazandığı 500 liralık ödülü kabul etmeyerek Türk Ordusu'na armağan etti.

Mısır Yılları ve Edebi Mirası

Sakarya Zaferi sonrası laik düzenin oturması üzerine Mısır'a giden İslami uyanışçı düşünür Akif, 1936'ya kadar burada Türk dili dersleri verdi. Siroz hastalığına yakalanınca 1935'te Lübnan'a, 1936'da Antakya'ya gitti; hastalığı ilerleyince vatanına dönerek 27 Aralık 1936'da İstanbul'da vefat etti. Altmış üç yaşında ölen şairin kabri Edirnekapı Şehitliği'ndedir. Onun en büyük mirası, yedi kitaptan oluşan ve 1911-1933 yılları arasında tamamlanan Safahat adlı eseridir. Eserin bölümleri şu şekildedir:

  • Birinci Bölüm (1911): Osmanlı toplumunun meşrutiyet dönemini işlemiştir.
  • Süleymaniye Kürsüsünde (1912): Osmanlı aydınlarını konu edinmiştir.
  • Halkın Sesleri (1913): Eserin üçüncü cildidir.
  • Fatih Kürsüsünde (1914): Eserin dördüncü cildidir.
  • Hatıralar (1917): Eserin beşinci cildidir.
  • Asım (1924): Birinci Dünya Savaşı hakkındaki görüşlerinin yer aldığı altıncı cildidir.
  • Gölgeler (1933): Eserin yedinci ve son cildidir.

İstiklal Marşı'nı Türk milletine hediye ettiği için bu kitabına dahil etmedi. Ölümünden sonra Ömer Ziya Doğrul ve M. Ertuğrul Düzdağ eserin yeni baskılarını hazırladı. Ayrıca makaleleri ile "Kur'an'dan Ayet ve Hadisler" çalışması da vefatının ardından basıldı. Klasik doğu ve batı edebiyatından geniş okumalar yapan Akif, "sanat sanat içindir" görüşüne karşı çıkarak dini yönü ağır basan, aruz ölçülü bir edebiyat benimsedi ve batılılaşma konusunda Tevfik Fikret ile fikri çatışmalar yaşadı. Okuduğu başlıca eserler şunlardır:

  • Mesnevi, Hafız Divanı ve Gülistan
  • Fuzuli'nin Leyla ile Mecnun eseri
  • Victor Hugo, Lamartine ve Emile Zola gibi yazarların eserleri