Hayatı ve eğitimi
Ferdinand Victor Eugène Delacroix, 26 Nisan 1798'de Paris yakınlarındaki Saint-Maurice'te doğdu ve 13 Ağustos 1863'te Paris'te öldü. Annesi ünlü mobilyacı Oeben ve Riesener'in soyundandı; babası devlet adamı Charles Delacroix'ti. Gerçek babasının, aile dostu diplomat Talleyrand olduğu da iddia edilir. Resim öğrenimine 18 yaşında Güzel Sanatlar Ulusal Okulu'nda başladı ve Pierre-Narcisse Guérin'den neo-klasik stilde resim eğitimi aldı. Shakespeare, Byron ve Scott gibi yazarların eserlerini okudu, öğrencilik yıllarında karikatür çalışmaları yaptı. İlk çalışmalarında Raphael'in, bir süre Rubens'in etkisi görülür; sonra okul yıllarında arkadaş olduğu Théodore Géricault'nun etkisinde kaldı.
Önemli eserleri
Géricault'dan etkilenerek yaptığı ilk büyük çalışması "Dante'nin Kayığı" 1822'de Paris'te sergilendi, halk ve resim otoriteleri tarafından alayla karşılandı; yine de devlet tarafından satın alınıp Lüksemburg Galerisi'ne yerleştirildi. Delacroix, eserlerinin önce olumsuz tepkiyle karşılandığını, sonra bazı güçlü ve aydın çevrelerce savunulduğunu görmüştür. İki yıl sonra yaptığı "Sakız Adası'nda Katliam" (1824) ona büyük ün sağladı; tabloda Sakız Adası'nda yaşanan olaylarda hasta ve ölmek üzere olan Yunan siviller betimlenir ve resim derhal devlet tarafından satın alındı. Yunan bağımsızlık mücadelesini destekleyen bir resim daha yaptı: "Yunanistan'daki Missolonghi Harabeleri". Çok sevdiği şair Lord Byron'ın bu topraklarda ölmesi bu temaya ilgisini artırdı. 1825'te İngiltere'ye gitti, John Constable'dan etkilendi, Thomas Lawrence ve Richard Bonington gibi ressamlarla buluştu. 1827-1832 arasında çoğunlukla tarih temalı resimler üretti; Byron'dan esinlenerek "Sardanapalus'un Ölümü" (1827-1828) tablosunu yaptı ve Goethe'nin Faust'u için 17 taşbaskı hazırladı. 1830'daki Fransız devrimi etkisiyle, onun en ünlü eseri olan "Halka Yol Gösteren Özgürlük"ü ortaya çıkardı; bu tablo Temmuz Devrimi'nin en önemli simgesi oldu.
Kuzey Afrika yolculuğu ve etkisi
Fransızların Cezayir'i işgali sırasında diplomatik bir görevin ardından İspanya ve Kuzey Afrika'ya seyahat etti. Tanca'da yerel gelenekleri ve oryantal nesneleri betimleyen çok sayıda çizim yaptı. Kuzey Afrika'daki yaşamı gösteren yaklaşık 100 resimle oryantal temaları Fransız resmine kazandırdı. "Cezayirli Kadınlar" (1834) ve "Yahudi Düğünü" (1837-1841) bu dönemin eserlerindendir; "Aslan Avı" adlı eseri de vardır. Ressamlığının yanında iyi bir taşbasma sanatçısıydı; Shakespeare, Scott ve Goethe'nin eserleri için taşbaskılar yaptı. Güçlü fırça darbeleri ve renklerin optik etkileri üzerine çalışmaları İzlenimcileri, egzotik olana tutkusu Sembolistleri etkiledi. Baudelaire onu "Rönesans'ın son büyük ressamı ve modern dönemin ilk büyük ressamı" olarak tanımladı.
Kaynakça: Bu biyografi, Vikipedi'deki Eugene Delacroix maddesinden yararlanılarak hazırlanmıştır. Metin CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.
