Karadeniz halk müziğinin efsanevi isimlerinden biri olan Erkan Ocaklı, 1949 yılında Trabzon'da dünyaya gelerek yöresel ezgileri tüm Türkiye'ye tanıtan Laz asıllı bir sanatçı ve bestecidir. Babasının orman müdürlüğþndeki görevi nedeniyle Yomra ve Maçka'nın çeşitli köylerinde büyüyen müzisyen, ortaokul yıllarında bağlamayla tanışmıştır. Unkapanı'nda keşfedildikten sonra yöre müziğini sazıyla harmanlayan sanatçı, gurbete göç eden yöre halkının sesi olmuştur. Yıllar boyunca üretkenliğiyle ön plana çıkan değerli besteci, 16 Kasım 2008 tarihinde İstanbul'da hayatını kaybetmiştir.
İlk Yılları ve Eğitim Hayatı
Erkan Ocaklı, 1949 senesinde aslen Artvin Arhavili olan Laz kökenli bir ailenin evladı olarak Trabzon kentinde dünyaya gözlerini açtı. Babasının orman müdürlüğþndeki vazifesi sebebiyle çocukluğu Trabzon'un Yomra ile Maçka ilçelerinin çeşitli köylerinde geçti. İlk ve ortaöğrenim aşamalarını Maçka'da tamamlayan Ocaklı, lise tahsilini ise yatılı öğrenci olarak Trabzon Lisesi bünyesinde bitirdi. Genç yaşta nota ve enstrüman dünyasıyla bağ kurmaya başlayan yetenekli isim, ortaokul dönemlerinde bağlama çalmaya yöneldi. Bu dönem onun kariyerini şekillendiren ilk adım oldu.
Yükseköğrenim sürecinde farklı disiplinlerde eğitim alan sanatçı, öncelikle Galatasaray Mimarlık ve Mühendislik Akademisi Kimya Mühendisliği Bölümü'ne kaydolmuş ancak tıp okumak istemesine rağmen bu bölümü listesine yazmadığı için bu hedefine ulaşamamıştır. Bunun üzerine 1970 senesinde İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Zoobotanik Bölümü'ne geçiş yaptı ve bu alandan mezuniyetini aldı.
Müzikal Yolculuk ve Özgün Tarzı
Müzik dünyasına bağlama enstrümanıyla merhaba diyen Erkan Ocaklı, Unkapanı piyasasında faaliyet gösteren Harika Plak tarafından fark edildi. Sanatçı, geleneksel Karadeniz müziğine kendi yorumunu kattı. Yöresel ezgileri kendi yazdığı melodilerle birleştirerek dinleyicilerine sundu. İlk andan itibaren büyük kitlelere ulaştı.
1970'li yıllarla birlikte Karadeniz bölgesinden büyük şehirlere göç eden vatandaşların sıla hasretini dindiren önemli bir simge hâline gelen müzisyen, ülke genelinde geniş bir popülarite kazanarak gurbette yaşayanların adeta ortak sesi olmuştur. Sanat yaşamının her anında üretmeye değer veren yorumcunun zengin diskografisinde şu öne çıkan başlıklar yer almaktadır:
- Toplamda 40 adet başarılı albüm çalışması,
- Yaklaşık 350 adet özgün müzik bestesi,
- Lazca ve Rumca dillerinde seslendirilmiş yöresel ezgiler.
Sahne hayatında da oldukça aktif rol oynayan Erkan Ocaklı, Tepebaşı Gazinosu'nda Müzeyyen Senar gibi dev bir isimle sahneyi paylaştı. Ayrıca Samsun Fuarı kapsamında gerçekleştirilen organizasyonlarda; Bülent Ersoy, Barış Manço ve Yıldıray Çınar ile birçok defa aynı sahneyi paylaşarak dinleyicileriyle buluştu. Müzik akımlarını yakından takip eden sanatçı, 1980'li yıllarda yükselişe geçen arabesk ve taverna müziği rüzgarına uymuş, bu dönemde yöresel çizgisinde değişikliğe gitmiştir.
Özel Yaşamı, Rahatsızlığı ve Vefatı
Müzisyenin ilk evliliğinden Büşra Ocaklı adında bir kız çocuğu ile Acarkan Ocaklı adında bir oğlu dünyaya gelmiştir. Yaşamının ilerleyen yıllarında ikinci kez nikâh masasına oturan Erkan Ocaklı, hayatını 2001 senesinde Nebahat Ocaklı ile birleştirmiştir. Ünlü sanatçıya, 2007 senesinde pankreas kanseri teşhisi konulmuş ve ardından cerrahi operasyon geçirmiştir. Sevenleri bu süreçte kendisini yalnız bırakmadı. Bu doğrultuda, 2 Aralık 2007 tarihinde Cemal Reşit Rey Konser Salonu ev sahipliğinde sanatçının anısına özel bir vefa gecesi tertip edilmiştir.
Pankreas kanseri rahatsızlığı nedeniyle Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde tedavi gören müzisyen, 16 Kasım 2008 Pazar günü yaşamını yitirmiştir. Vefatının ardından 17 Kasım Pazartesi günü Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Camii'nde cenaze namazı kılınmıştır. Sanatçı Karacaahmet Mezarlığı'nda toprağa verildi. Müzisyenin anısını yaşatmak adına, Üsküdar ilçesinde bir sokağa ve Bahçelievler'de yer alan bir parka Erkan Ocaklı ismi verilmiştir.
