Barış Manço, 2 Ocak 1943'te İstanbul'un Üsküdar semtindeki Zeynep Kamil Hastanesinde dünyaya geldi. İsmail Hakkı Bey ile ses sanatçısı Rikkat Uyanık Hanım'ın ikinci oğlu olan Manço, İkinci Dünya Savaşı'nın en ağır günlerinde gözlerini açtı. Ailesi, iki yıl önce doğan ağabeyine "Savaş" adını koymuştu; şimdi "artık dünyaya barış gelsin" dileğiyle yeni bebeklerini Barış olarak kaydettirdi. Türkiye'de bu adı ilk taşıyan kişi olduğunu yıllar sonra, TRT için hazırladığı programda öğrenecekti. Besteci, şarkı sözü yazarı, müzisyen, televizyon yapımcısı ve gezgin kimliğiyle Türk kültür tarihine adını yazdıran Manço; uzun saçları, şövalye yüzükleri ve 150'yi aşkın ülkeyi dolaşmasıyla da kırılması güç bir rekora imzasını attı.
İlk Notalar ve Avrupa Yılları
Annesinin ses sanatçısı olması, Barış'ın müzikle erken yaşta tanışmasını kolaylaştırdı. 14 yaşındayken Galatasaray Lisesi'nde sınıf arkadaşlarıyla Kafadarlar grubunu kurdu; bugünün ünlü ekonomistlerinden Asaf Savaş Akad da o dönemde grubun saksofonunu çalıyordu. 1958'in Mart ayında bir düğün salonunda Elvis Presley'den iki şarkı seslendirerek sahneye ilk kez çıktı. 1959 Nisan'ında Galatasaray Lisesi konferans salonunda ilk resmi konserini verdi; aynı yılın Mayıs'ında ise babasını yitirdi.
1962'de Galatasaray Lisesi'ni bitiremeyince Özel Şişli Koleji'ne geçti ve 1963'te lise diplomasını aldı. O yıl Harmoniler ile ilk 45'liği "Twistin USA / The Jet"i yayımladı; ardından bir salyangoz kamyonunun tercüman-şoför yardımcısı olarak İstanbul'dan Lyon'a, oradan otostopla Paris'e geçerek müzik hayalini Avrupa'da sürdürmeye çalıştı. Maddi güçlükler onu Belçika'daki ağabeyi Savaş'ın yanına, Liège şehrine taşıdı. Türk işçilerine tercümanlık yaparak ve garsonluk ederek geçimini sağlarken müzikten hiç kopmadı.
1964 sonbaharında Paris'te ünlü Fransız komedyen Henri Salvador'un şirketiyle dört parçalık EP çıkardı. Francophone pazarda ilgi görmesine karşın Europe-1 radyosunun sahibi Daniel Filipacchi, Barış'ın aksanını beğenmeyerek plağı yayın listesine almayı reddetti. Bu ret, Barış'ın "bundan böyle yalnızca Türk şarkıcısı olacağım" kararını vermesine yol açtı. 1965'te Paris'in efsanevi Olympia müzikholünde Franck Pourcel orkestrası eşliğinde sahneye çıktı. 1967'de Hollanda'da ağır bir trafik kazası geçirdi; dudağındaki kesiği kapatmak için bıyık bırakmaya başladı, kısa süre sonra saçlarını da uzattı. O yıldan 1969'a uzanan Kaygısızlar döneminde, bugün MFÖ adıyla bilinen grubun iki üyesi Mazhar Alanson ve Fuat Güner ile birlikte çalıştı. Londra Hyde Park'ta tanıştığı dört farklı ülkeden müzisyenle kurduğu toplulukta ise sonradan altın plak kazanacak olan "Dağlar Dağlar"ı kaydetti.
Kurtalan Ekspres ve Olgunluk Dönemi
1971'de Moğollar ile Fransa'da bir süre çalışan Barış, ayrılığın ardından Kurtalan Ekspres'i kurdu. Celal Güven, Ohannes Kemer, Özkan Uğur ve Fuat Güner gibi isimlerden oluşan bu topluluk ömrünün sonuna dek yanında kaldı. 1972'de Polatlı ve Edremit'te yedek subay olarak 19 ay 26 gün askerlik yaptı. Terhisten iki gün sonra, 2 Aralık 1973'te "Hey Koca Topçu-Genç Osman" adlı şarkıya ilk video klibini çekti.
1975'te Türkiye'nin sayılı senfonik rock albümlerinden biri sayılan "2023"ü yayımladı. Albümde Türkiye Cumhuriyeti'nin yüzüncü yılını konu alan parçaların yanı sıra "Baykoca Destanı" gibi rock opera denemelerine de yer verdi. 1976'da Belçika'da Amerikan şirketi CBS ile anlaşarak "Barish Mancho" adlı albümü Benelüks'ten başlayarak yaklaşık 17-18 ülkede piyasaya sürdü. Avrupa'da kariyer kurma hayali bu albümle son buldu; ancak Fas ve Romanya gibi ülkelerde albüm, doğu karakterli müziğiyle listelerin başına yerleşti.
Kişisel yaşamında da belirgin dönüm noktaları yaşandı. Belçika yıllarında tanıştığı Marie-Claude ile 31 Ocak 1970'te Liège'de evlendi; evlilik altı ay sonra sona erdi. 1975'te bozuk bir telefon nedeniyle komşusunun kapısında karşılaştığı Lale Çağlar, gerçek hayat arkadaşı oldu. 1978'de nikah kıyılan çiftin iki oğlu dünyaya geldi: 19 Mayıs 1981'de Doğukan Manço Hazar, 24 Temmuz 1984'te ise Batıkan Zorbey. 1979'da müziğe dönen Barış, Kurtalan Ekspres ile çıkardığı "Yeni Bir Gün" albümünün ardından 1981 ve 1983'te yeni albümlerle çalışmalarını sürdürdü.
7'den 77'ye ve Kalıcı Miras
1988 yılının Ekim ayında TRT 1'de başlayan "Barış Manço ile 7'den 77'ye", Türk televizyon tarihinin dönüm noktalarından biri oldu. Ekibiyle birlikte Ekvator'dan kutuplara beş kıtada 150'yi aşkın ülkeye giderek 500.000 kilometrenin üzerinde yol kattetti; bu, dünyayı yaklaşık 12 kez dolaşmak anlamına geliyordu. Devlet başkanları, şairler, astronotlar ve sporcular programa konuk oldu.
Onlarca yıla yayılan sanat yaşamı, beraberinde uluslararası nitelikte pek çok tanınırlık ve unvan getirdi:
- Devlet Sanatçısı — Türkiye Cumhuriyeti, Ankara (1991)
- Hacettepe Üniversitesi Onursal Doktorası, Ankara (1991)
- Soka Üniversitesi Uluslararası Kültür ve Barış Ödülü, Tokyo (1991)
- Belçika Krallığı Leopold II Şövalyeliği nişanı, Brüksel (1992)
- Fransa Devleti Edebiyat ve Sanat Şövalyeliği nişanı, Paris (1992)
- Pamukkale Üniversitesi Onursal Doktorası, Denizli (1995)
- Min-On Sanat Vakfı Yüksek Şeref Madalyası, Tokyo (1995)
- Liège Prensliği Onursal Hemşehrilik Beratı, Liège (1997)
1990'dan itibaren Japonya'da da büyük bir hayran kitlesi edindi. Tokyo'da veliaht prens huzurunda verdiği konserle başlayan bu macera, 1995'te 16 şehri kapsayan bir turneye dönüştü. "Domates Biber Patlıcan" gibi parçaları sayesinde "sebzelerden şarkı yapan adam" lakabını kazandı. Şarkıları Japonca dahil dokuz farklı dilde seslendirildi. Kalp rahatsızlığı nedeniyle başlamayı düşündüğü siyaset yolundan geri çekildi; kapsamlı bir tarih belgeseli projesine imza atacakken 1 Şubat 1999'da hayatını kaybetti. 200'ü aşkın şarkısı ve 300'ün üzerinde ödülüyle Barış Manço, Türk müziğinin en kalıcı seslerinden biri olarak kaldı.