Türk pop müziğinin altın çağını yaşadığı seksenli ve doksanlı yıllara damga vuran Erdal Çelik, 18 Temmuz 1959 tarihinde Ankara'nın Polatlı ilçesinde memur bir babanın oğlu olarak dünyaya gözlerini açtı. Eğitim hayatını babasının mesleği sebebiyle Erzurum ve Ankara olmak üzere farklı şehirlerde sürdüren sanatçı, çocukluk yıllarından itibaren müziğe karşı derin bir tutku besledi. Yeteneğini profesyonel sahnelere taşıyarak geniş kitlelere ulaştıran Çelik, hem ikili çalışmaları hem de tekil kariyerindeki benzersiz başarılarıyla adını pop tarihine altın harflerle yazdırdı.
Orkestralardan Efsane Emel-Erdal İkilisine
Lise yıllarında Ankara Yenimahalle Endüstri Meslek Lisesi Elektrik Bölümünü tamamlayan sanatçı, yükseköğrenimini Gazi Üniversitesi Müzik Bölümünde sürdürürken profesyonel müziğe ilk adımını attı. Savaş Bağcan Orkestrası bünyesinde şarkı söylemeye başlayarak sahne deneyimi kazandı. Genç müzisyen ardından sırasıyla İlhan Feyman ve Uğur Sezen orkestraları ile popüler müzik grubu Lokomotif eşliğinde çalışmalarına devam etti. TRT Ankara Radyosu sınavlarını kazanmasına rağmen pop yapma hedefiyle bu göreve başlamayan Çelik, TRT ekranlarında yayınlanan yeni sesler programıyla televizyon dünyasına adım attı. Gazetecilik tutkusunu da ihmal etmeyen sanatçı, Yurt Haberler Ajansında TV magazin ve meclis muhabirliği yaptı. Kurucusu olduğu dernekle basın dünyasında da adından söz ettirdi.
Güneş gazetesinin 1984 yılındaki prestijli ses yarışmasında iki bin kişi arasından birincilik elde etmesi, hayatının en büyük dönüm noktalarından biri oldu. Bu yarışmadaki güçlü rakibi Emel Müftüoğlu ile birlikte Atilla Özdemiroğlu'nun özel projesiyle Emel-Erdal ikilisini hayata geçirdiler. Zülfü Livaneli ile birlikte sayısız konsere imza atan ikili, aynı zamanda Türkiye Eurovision seçmelerinde de boy gösterdi. Kayahan ile seslendirdikleri meşhur parça büyük beğeni topladı. Altı yıllık bu efsanevi ortaklık sona erdiğinde, her iki sanatçı da yollarına yalnız devam etme kararı aldı.
Altın Güvercinden Uluslararası Başarılara
Bireysel kariyerine hızlı başlayan başarılı yorumcu, Kuşadası Altın Güvercin Şarkı Yarışması'nda iki büyük ödülü birden kazandı. Bu başarı ona yepyeni kapılar açtı. Doksanlı yılların başında çıkardığı ilk solo albümü Cana Cansın ile müzik listelerini altüst eden sanatçı, geniş kitlelerin sevgilisi haline geldi. Yarışma programı sunuculuğuyla da ekranlarda uzun süre boy gösterdi.
Müzikal sınırları aşan Erdal Çelik, İrlanda'da düzenlenen uluslararası şarkı yarışmasında dünya çapındaki rakiplerini geride bırakarak birincilik kürsüsüne çıktı. Aldığı parlak yurt dışı tekliflerini ailesine duyduğu bağlılık nedeniyle geri çeviren sanatçı, Türkiye'yi uluslararası arenalarda gururla temsil etmeyi sürdürdü.
Sanatçının pop müziği dünyasında iz bırakan popüler albümleri şunlardır:
- Aşk Değil (1983)
- Öyle Bir Aşk (1985 - Emel-Erdal)
- Alaturka Benim Canım (1988 - Emel-Erdal)
- Cana Cansın (1992)
- Ya Hep Ya Hiç (1993)
- Erdal (1995)
- Ve Hayatımda (2017)
Sanat hayatı boyunca eşi Piraye Hanım ile mutlu bir birliktelik sürdüren ve iki erkek çocuk babası olan Erdal Çelik, günümüzde de müzikal mirasıyla yaşamını İstanbul'da sürdürmektedir.
