Türk medya tarihinin en etkili figürlerinden biri olan Ercüment Karacan, 1921 yılında İstanbul'da dünyaya geldi. Ünlü gazeteci Ali Naci Karacan'ın oğlu olan iş insanı, babasının ani vefatıyla genç yaşta Milliyet Gazetesi'nin liderliğini üstlenerek Türk basınına yön verdi. Uzun yıllar süren yayıncılık kariyerinin ardından, genel yayın yönetmeni Abdi İpekçi'nin suikasta kurban gitmesiyle gazeteyi satma kararı alarak medya dünyasından çekildi. Hayatının son dönemini Amerika'da geçiren Karacan, 10 Ekim 1989 tarihinde Los Angeles'ta yaşama gözlerini yumdu.
Mühendislikten Basın Dünyasına Geçiş
Hidayet Hanım ve ünlü gazeteci Ali Naci Karacan'ın evladı olan Ercüment Karacan, Selanik kökenli saygın bir aileye mensuptur. Eğitim hayatına İstanbul'un köklü kurumlarından Robert Kolej'de başlayan Karacan, burayı 1942 yılında tamamladı. Yükseköğrenim görmek amacıyla Amerika Birleşik Devletleri'ne giderek Illinois Üniversitesi'ne kaydolan Karacan, buradaki eğitimini 1945 yılında başarıyla tamamlayıp mezuniyet diplomasını aldı. Türkiye'ye döndükten sonra asıl mesleği olan mühendisliğe yöneldi. 1944 ve 1948 yılları arasında mühendis olarak görev yaptı. Genç mühendis, kamu hizmetinde de sorumluluk üstlenerek 1953 ile 1955 yılları arasında iki yıl boyunca İstanbul Sular İdaresi meclis üyeliğinde bulundu.
Milliyet Gazetesi'nin Altın Çağı ve Vedası
Karacan'ın hayatındaki en dramatik dönüm noktası, babasının ani kaybıyla yaşandı. Tarihler 7 Temmuz 1955'i gösterdiğinde Ali Naci Karacan geçirdiği kalp krizi nedeniyle vefat etti. Bu büyük acının ardından henüz 34 yaşında olan genç iş insanı, babasının mirası olan Milliyet Gazetesi'nin başına geçti. Gazeteyi çağdaş, bağımsız ve son derece etkili bir medya organına dönüştürmeyi amaçlayan yeni patron, yazı işleri müdürlüğüne efsanevi gazeteci Abdi İpekçi'yi getirerek Milliyet'in Türk basınının amiral gemisine dönüşmesini sağladı. Ercüment Karacan liderliğinde kurulan Karacan Yayınları ise çıkardığı dergi ve kitaplarla uzun yıllar toplumsal eğilimleri şekillendirdi. Ne var ki, 1 Şubat 1979 günü Abdi İpekçi'nin suikast sonucu öldürülmesi basından çekilme sürecini başlattı. Karacan, derin bir üzüntüyle gazeteyi satma kararı alarak 1979-1980 yıllarında kuruluşu Aydın Doğan'a devretti. Aradan geçen uzun yıllardan sonra, 2011 yılında Milliyet, Erdoğan Demirören ve Ercüment Karacan'ın oğlu Ali Karacan ortaklığınca satın alınarak yeniden aile köklerine dönecekti.
Fırtınalı Aşklar ve Acı Kayıplarla Dolu Bir Ömür
İş dünyasındaki başarılarının yanı sıra Ercüment Karacan, renkli özel hayatıyla da sosyetenin ve magazin basınının yakından takip ettiği bir isimdi. Beş kez evlilik yapan ünlü medya patronunun evlilik serüveni şu şekildedir:
- İlk evliliğini Nilgün Hanım ile gerçekleştiren iş insanı, bu beraberliğini kısa sürede sonlandırdı.
- İkinci evliliğini ise Türkiye'nin ilk tescilli mankeni olan ünlü isim Lale Sarı ile yaptı.
- Üçüncü evliliğini Cemile Garan ile gerçekleştiren Karacan'ın bu beraberliğinden, 1957 yılında Ali Karacan ve 1961 yılında Ömer Karacan adında iki oğlu dünyaya geldi.
- En çok ses getiren dördüncü evliliğini ise ünlü ses sanatçısı Semiramis Pekkan ile gerçekleştiren ünlü medya patronu, 1968 yılında başlayan bu fırtınalı ilişkiyi 1974 yılında resmiyete dökerek nikah masasına taşıdı. 18 yıl süren bu birliktelikten 1979 yılında Emir adında bir çocukları oldu. Ancak küçük Emir, 1984 yılında lösemi hastalığı nedeniyle 5 yaşında hayatını kaybetti. Büyük acının ardından çift, 1986'da boşandı.
- Son evliliğini 1987 yılında Afet Tuğbay ile gerçekleştiren Karacan, hayatının kalan kısmını eşiyle birlikte sürdürdü.
