İçeriğe Atla
Anasayfa Varlık

Ali Naci Karacan Kimdir?

Ali Naci Karacan kimdir? 1896 İstanbul doğumlu gazeteci, Türk basınının köklü yayınlarından Akşam ve Milliyet'in kurucusu olarak tarihe geçmiştir.

Diğer adlar: Hemedanizade

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Ali Naci Karacan Hakkında

Türk basın tarihinin en güçlü kalemlerinden biri olan Ali Naci Karacan, Osmanlı'dan Cumhuriyet'e uzanan kritik dönemde gazetecilik mesleğini kurumsal bir kimliğe kavuşturmak amacıyla İstanbul'da ömrünü yazıya adamış bir aydındır. 1896 yılında İstanbul'un tarihi Fatih ilçesinde dünyaya gözlerini açan ve 7 Temmuz 1955'te yine bu şehirde hayata veda eden yazar, sadece bir haberci değil, aynı zamanda ulusal mücadelenin sesini topluma ulaştıran öncü bir isimdir. Basın dünyasına yön veren ünlü yayınları kurarak Türk medyasının gelişimine eşsiz katkılar sağlamıştır.

Edebiyat Dünyasından Gazeteciliğe İlk Adımlar

Hasan Bey adında İstanbul'da şal ticareti yapan bir babanın evladı olan Karacan, çocukluk yıllarında özel dersler alarak güçlü bir eğitim süzgecinden geçti. Fransızca dilini çok küçük yaşlarda ileri düzeyde öğrenerek entelektüel birikiminin temelini oluşturdu. Kadıköy semtindeki Saint-Joseph Fransız Lisesi sıralarında okurken edebiyata duyduğu ilgi, dönemin Trablusgarp ve Balkan Savaşları'nın yarattığı hüzünlü atmosferle birleşerek onu yazmaya teşvik etti. Genç yazar, henüz on altı yaşındayken edebiyat dünyasının saygın mecmualarından Rebap ve Servet-i Fünûn sayfalarında aruz vezniyle şiirler, hikayeler ve denemeler kaleme aldı. Yazarlık serüveninin bu ilk döneminde babasının kökenine atıfta bulunarak Hemedanizade imzasını tercih ediyordu. Edebiyat akımlarının sert tartışmalarında Genç Kalemler topluluğunun yanında yer alarak dil konusundaki reformist fikirlerini cesurca savundu. Gazeteciliğe adım attığı İfham gazetesinde, kurucularının siyasi görüşlerini paylaşmasa da mesleğe olan aşkı nedeniyle ücretsiz olarak yazı işleri müdür yardımcılığı yaptı. Ancak bu heyecanlı deneyim sıkıyönetimin baskısıyla gazetenin kapatılması üzerine yarım kaldı. Tutuculuğa karşı kaleme aldığı "Softalar ve Medreseler" broşürüyle geleneksel yapıyı eleştirmekten çekinmedi. Genç yaşındaki bu cesur çıkışları, dönemin ünlü edebiyatçısı Yakup Kadri'nin de ilgisini çekti. Ayrıca Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın tartışmalı eseri üzerine yazdığı sert bir hicivle tüm dikkatleri üzerine topladı.

Savaş Yılları ve Karartılamayan Manşetler

1915 yılının mart ayında Yunus Nadi'den aldığı teklifle Tasvir-i Efkâr gazetesine geçen Karacan, profesyonel muhabirliğe resmen başlamış oldu. Birinci Dünya Savaşı'nın patlak vermesi nedeniyle vatan görevini yapmak üzere 1916 yılında cepheye hareket etti. Askeri görevi kapsamında Bağdat'taki Türk birliklerini komuta eden General Von der Goltz'a tercümanlık yaptı. Cephede hastalanarak İstanbul'a dönen yazar, tedavi sonrasında İkdam gazetesinde çalıştı. Burada yaşanan yönetim karmaşasından rahatsız olunca eski gazetesi Tasvir-i Efkâr'a geri döndü. Savaşın getirdiği yoksulluk döneminde un, şeker ve ekmek karaborsacılarını deşifre eden haberleriyle halkın hakkını korudu. Sansür nedeniyle sürekli kapatılan gazetelerden sonra Vakit kadrosuna katıldı. Kısa süren bu deneyimlerin ardından Türk basınının kurumsal eksikliklerini gözlemledi. Gazete sahiplerinin tekelleşmesine karşı kendi bağımsız gazetesini çıkarma fikri zihninde olgunlaştı.

Akşam Gazetesi ve Tarihi Lozan Günlüğü

Büyük hedeflerle yola çıkan Ali Naci Karacan, kuruluş sermayesi için annesinin yüzüğünü satacak kadar mesleğine tutkulu bir insandı. Arkadaşları Kâzım Şinasi ve Necmettin Sadık ile ortaklaşa kurduğu Akşam gazetesi, 20 Eylül 1918'de yayın hayatına başladı. Kısa zaman sonra Falih Rıfkı'nın da dahil olduğu bu kadro, Mondros Mütarekesi sonrasındaki işgal günlerinde halka moral aşıladı. Gazete, işgal altındaki İstanbul'da uygulanan ağır sansürlere rağmen Kuva-yi Milliye hareketini sonuna kadar destekledi. Mustafa Kemal Paşa'nın ilkelerini savunarak Anadolu'dan gelen havadisleri halka duyurmak için canla başla çalıştı. Başarılı gazeteci, tarihi Lozan Barış Konferansı'na katılarak kritik gelişmeleri gün gün ülkeye aktardı. Konferans sürecinde elde ettiği tarihi belgeleri yıllarca saklayarak zengin bir arşiv oluşturdu.

Ayrıca spor dünyasıyla da yakından ilgilenen Karacan'ın yaşamına dair önemli dönüm noktaları şunlardır:

  • Kurucusu olduğu prestijli yayın organları arasında Akşam, Milliyet ve Tan gazeteleri yer alır.
  • İfham, Tasvir-i Efkâr, İkdam ve Vakit gazetelerinde çeşitli kademelerde görev üstlenmiştir.
  • Spor yöneticiliği alanında Fenerbahçe SK bünyesinde idare heyeti genel sekreterliği yapmıştır.

Kişi Kartı

Adı Soyadı
Ali Naci Karacan
Doğum Yeri
Fatih, İstanbul
Vefat
7 Temmuz 1955
Uyruk
Türk
Meslek
gazeteci

Sıkça Sorulan Sorular

Ali Naci Karacan kimdir?

Ali Naci Karacan kimdir? 1896 İstanbul doğumlu gazeteci, Türk basınının köklü yayınlarından Akşam ve Milliyet'in kurucusu olarak tarihe geçmiştir.

Ali Naci Karacan nerede doğdu?

Ali Naci Karacan Fatih, İstanbul doğumludur.

Ali Naci Karacan ne zaman vefat etti?

Ali Naci Karacan 7 Temmuz 1955 tarihinde hayatını kaybetti.

Ali Naci Karacan hangi alanda tanınır?

Ali Naci Karacan, gazeteci olarak tanınır.