Gençlik Yılları ve Cazla İlk Temas
İstanbul'un köklü kültürel yapısında büyüyen müzisyenin babası sosyolog Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu, annesi ise felsefe mezunu Efser Fındıkoğlu'dur. İlk enstrüman eğitimi mellofon üzerineydi. Saint Joseph Lisesi sıralarındayken caz müziğinin büyüsüne kapıldı. Ortaöğrenimini Saint Joseph Lisesi'nde sürdürürken klasik müziğin hafif örneklerini seslendiren kırk kişilik büyük okul orkestrasına mellofon çalarak dahil oldu ve caz tınılarıyla bu yıllarda yakın bir bağ kurdu. Lise yıllarında okul orkestrası bünyesinde çeşitli nefesli çalgıları da başarıyla icra etti. Aynı dönemde İstanbul Belediye Konservatuvarı bünyesinde gündüzlü öğrenci olarak eğitimine devam etti. Belediye konservatuvarında trompet eğitimi alarak kendisini geliştirirken, diğer taraftan dönemin saygın caz eleştirmenlerinden Cüneyt Sermet'in evine gidip gelerek müzikal bilgisini ve caz kültürünü en üst seviyeye taşıdı.Berklee Yılları ve Amerika Macerası
Müzisyenin sanatsal ufkunu açan en büyük olaylar 1956 yılında peş peşe gerçekleşti. Küçük Sahne'de İsmet Sıral Altılısı'nı dinledi. Beyoğlu Saray Sineması'nda ise efsanevi Dizzy Gillespie ve orkestrasını canlı izleme fırsatı buldu. Bu dinletilerde Arif Mardin ve Ernie Wilkins tarafından yapılan orkestra düzenlemelerine hayran kaldı. Caz eleştirmeni Cüneyt Sermet'in yönlendirmesiyle 1959 yılı boyunca Arif Mardin'den özel aranjörlük dersleri aldı. Derslerin bitiminde kaleme aldığı özgün bir parça Berklee International Sextet tarafından başarıyla çalındı. Bu gelişme üzerine Berklee Müzik Okulu'nun kurucusu Lawrence Berk'ten dört yıllık tam eğitim bursu kazandı. Ülkesindeki zorunlu askerlik görevini başarıyla tamamladıktan hemen sonra, kazandığı bu burs sayesinde 1962 yılında Amerika Birleşik Devletleri'ne giderek 1966 yılına kadar sürecek olan efsanevi Berklee Müzik Okulu eğitimine başladı. Berklee bünyesinde 1966 yılına dek süren eğitim hayatı boyunca önemli isimlerle çalıştı. Boston'daki bu verimli dönemde Herb Pomeroy ile aranjörlük, Ray Santisi ile piyano, John LaPorta ile doğaçlama çalıştı. Ayrıca Bill Maloof ile orkestrasyon ve James Progris ile kontrpuan derslerini tamamladı. 1963 yılında okulun özel albüm dizisi Jazz In The Classroom'un sekizinci cildindeki 'A Tribute To Duke Ellington' çalışması için iki Mercer Ellington bestesi düzenledi.İstanbul'a Dönüş: Big Soul Band ve Tiyatro Dünyası
Sanatçı, 1967 yılında İstanbul'a dönerek caz çalışmalarına kendi ülkesinde hız kesmeden devam etti. İsveçli saksofoncu Lennart Jansson'un dörtlüsünde piyano çalmaya başladı. Bir yıl sonra kendi büyük topluluğu Big Soul Band'i resmen hayata geçirdi. Onno Tunç bu grubun bas gitaristliğini yaptı. Fındıkoğlu, 1970 senesinde Elmadağ'da The Rhythm Section adında popüler bir caz kulübü açtı. Melih Gürel, İsmet Sıral ve Günnur Perin gibi ünlü cazcılar bu mekanda sahne aldı. Kulübü ertesi yıl kabare tiyatrosuna dönüştürdü. Değerli yazarlar İsmet Küntay ve Haldun Taner ile ortak sahne müzikallerine imza attı. 1971'de Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatrosu bünyesindeki meşhur Hair müzikalinin müzik direktörlüğünü üstlendi. 1979 yılında Dostlar Tiyatrosu'nda sergilenen Brecht Kabare oyununun müzik yönetimi görevini üstlendi. Müzik tarihimize adını altın harflerle yazdıran Emin Fındıkoğlu, zengin geçmişi ve üretken sanat yaşamıyla Türkiye'de caz müziğinin kurumsallaşması ve yeni nesillere aktarılması hususunda çok büyük katkılar sunmuştur. Sanatçının yarattığı eserler ve yetiştirdiği öğrenciler, onun müzikal mirasını yaşatmaya devam etmektedir. Türkiye'de yetiştirdiği en önemli caz figürlerinden biri olarak saygınlığını daima korumaktadır. Emin Fındıkoğlu kariyeri boyunca şu önemli profesyonel rolleri üstlenmiştir:- Caz müzisyenliği ve piyanistlik
- Aranjörlük ve bestecilik
- Eğitimcilik ve orkestra şefliği
