Dokuz yüz yetmiş üç yılının Eylül ayında Harezm topraklarında dünyaya gelen Ebu Reyhan Muhammed bin Ahmed el-Biruni, geliştirdiği hassas ölçüm aletleri ve bilimsel deney yöntemleriyle Orta Çağ İslam dünyasının kaderini değiştiren dahi bir bilim insanıdır. Fars kökenli bu büyük bilgin, astronomiden matematiğe, coğrafyadan tıbba kadar uzanan geniş bir yelpazede araştırmalar yaparak bilim tarihine adını altın harflerle yazdırmıştır. Genç yaşta sarayla kurduğu bağlar sayesinde dönemin en seçkin hocalarından ders alan Biruni, gözlemlerini kanıtlara dayandırarak modern bilimin temellerini atmıştır.
Harezm'den Gazne'ye Uzanan Bilim Yolculuğu
Küçük yaşlardan itibaren Harzemşahlar sarayında himaye edilen genç deha, meşhur matematikçi Emir Ebu Nasr Mansur Bin Ali Bin Irak'ın gözetiminde yetişti. Eğitim hayatı boyunca Abdüssamed Bin Samet El-Hakim ve ünlü düşünür İbn-i Sina gibi isimlerden feyzalarak kendini geliştirdi. Henüz yirmi iki yaşındayken Harezm bölgesindeki siyasi çatışmalar ve savaşlar sebebiyle yurdunu terk etmek zorunda kaldı. Bu sürgünde Rey ve Cürcan'da çalıştı. Tarihler bin bir yılını gösterdiğinde memleketine geri dönen bilgin, bin on yedi yılındaki Gazneli Mahmud istilasına kadar Gürgenç kentinde üretmeye devam etti. Harezm'in işgal edilmesiyle birlikte Gazne şehrine nakledilen ve yaşamının geri kalan kısmını burada geçiren Biruni, sarayda büyük hürmet gördü. Gazneli Mahmud'un Hindistan seferine katılarak orada araştırmalar yaptı. Sultan tarafından hazine yöneticiliğine getirilmesi, onun idari yeteneklerinin de takdir edildiğini göstermektedir. Hindistan'da geçirdiği yıllarda Sanskritçe öğrenerek yerel kültürü, inançları ve bilimsel birikimi yakından inceledi.
Göklerin ve Yerçekiminin Sırlarını Çözen Deha
Astronomi tarihinde devrim yaratan Biruni, Copernicus'ten tam beş yüz yıl evvel yerkürenin hem kendi ekseninde hem de güneş etrafında döndüğünü ispatladı. Bu yönüyle İslam coğrafyasında evrenin işleyişine dair bu teoriyi savunan ilk büyük temsilci oldu. Gökyüzündeki cisimlerin konumlarını, mesafelerini ve hareket açılarını belirlemek için usturlab adı verilen ölçüm cihazlarını mükemmelleştirdi. Kendi tasarladığı özgün aletlerle yeryüzünün çapını ve ekliptik eğimi gerçeğe en yakın oranlarda hesaplamayı başardı. Fizik alanında da çığır açan çalışmalar yapan dahi bilgin, ışık hızının ses hızından çok daha yüksek olduğunu dile getirdi. Isaac Newton'dan asırlar öncesinde yerçekimi kuramının temel mantığını ortaya koyarak, yerkürenin kendi etrafındaki dönüşü sebebiyle üzerindeki nesnelerin neden dışarı fırlayıp gitmediğini son derece mantıklı argümanlarla açıklamayı başarmıştır. Biruni, yerkürenin çekim gücü sayesinde her şeyi merkezine doğru çektiğini ve bu gücün savrulmayı engellediğini savundu. Coğrafi çalışmalarda ise İslam şehirlerinin Mekke'ye olan uzaklıklarını ve yönlerini tam belirleyebilmek amacıyla yerleşim yerlerinin enlem ve boylamlarını hesaplamaya büyük ağırlık verdi.
Çağları Aşan Eserleri ve Kültürel Mirası
Ömrü boyunca durmaksızın eser üretti. Çeşitli disiplinler çatısı altında toplam yüz kırk sekiz adet yapıt kaleme almıştır. Bu eserlerin yüz onu doğrudan kitap formatında olup günümüze sadece otuz iki tanesi ulaşabilmiştir. Onun çalışmaları tıp, eczacılık, felsefe, jeoloji, sosyoloji ve dinler tarihi gibi son derece geniş bir sahayı kapsar. Bilim tarihçileri, onun entelektüel gücü ve getirdiği yenilikler sebebiyle on birinci yüzyılı Biruni Çağı olarak nitelendirir. Yazdığı eserler arasında en dikkat çekenler şunlardır:
- El-Kanun'ül-Mes'udi: Gazneli Mahmud'un oğluna ithaf edilen, astronomi ve trigonometri alanında adeta bir ansiklopedi değeri taşıyan on bir ciltlik devasa külliyattır.
- El-Âsâr'il-Bâkiye an'il-Kurûnî'i-Hâliye: Geçmiş toplumların takvim sistemlerini, kültürel alışkanlıklarını ve kutsal günlerini detaylıca ele alan tarihi bir çalışmadır.
- Kitâb'üt-Tahkîk Mâ li'l-Hind: Hindistan coğrafyasına, halkın inanç dünyasına ve sosyal yapısına ışık tutan eşsiz bir araştırma kitabıdır.
- Tahdîd'ü Nihâyeti'l-Emâkin: Yerleşim alanlarının mesafelerini düzeltmek ve coğrafi koordinatları belirlemek amacıyla yazılmış önemli bir jeodezi çalışmasıdır.
- Kitâbü'l-Cemâhir fî Mâ'rifet-i Cevâhir: Değerli taşlar ve madenler üzerine yazılmış, mineroloji alanında döneminin en ileri bilgilerini içeren eserdir.
- Kitâbü's-Saydele fî Tıp: Eczacılık ve tıp bilimini harmanlayan, şifalı bitkiler ile tedavi yöntemlerini inceleyen kaynak kitaptır.
Bilimsel araştırmalarında her zaman deney, gözlem ve somut kanıtlara dayanan Biruni, çağının çok ötesinde bir yöntem benimseştir. Farklı dillerdeki kaynakları inceleme yeteneği sayesinde Arapça, Farsça, İbranice, Süryanice, Rumca, Türkçe ve Sanskritçe gibi lisanlarda yetkinlik kazanmıştır. Bilgiyi adeta bir prizmadan geçirerek kendi şahsi ansiklopedisinde birleştiren bu dahi bilgin, on üç Aralık bin kırk sekiz tarihinde Gazne'de yetmiş beş yaşında hayata gözlerini yummuştur. Geride bıraktığı muazzam miras, bugün de bilim dünyasına yön vermektedir. Ülkemizde bin dokuz yüz yetmiş üç senesinde adına özel posta pulu basılmıştır. Ayrıca Topkapı Sarayı Müzesi bünyesinde bulunan değerli bir minyatürü, bu büyük dâhinin hatırasını günümüze taşımaktadır.
