Türk tiyatrosunun en üretken dönemlerine yön veren usta oyun yazarı ve yönetmen Mehmet Cüneyt Çalışkur, 11 Şubat 1954 tarihinde Ankara'da dünyaya gözlerini açtı. Devlet Tiyatroları bünyesinde uzun yıllar sahne arkasında ve önünde mucizeler yaratan sanatçı, 28 Mart 2011 günü İstanbul'da aramızdan ayrıldı. Hayatı boyunca tiyatro sanatını geliştirmeye odaklanan Çalışkur, özellikle İstanbul Devlet Tiyatrosu çatısı altında sahneye koyduğu ve yıllarca kapalı gişe oynayan efsanevi yapımlarla hafızalara kazındı.
Konservatuvardan Sahne Tozuna Uzanan Bir Yaşam
Tiyatroya olan tutkusu gençlik yıllarında başlayan sanatçı, nitelikli eğitimini Ankara Devlet Konservatuvarı yüksek bölümünde aldı. 1978 yılında bu saygın kurumdan başarıyla mezun oldu. Dönemin konservatuvar koridorlarında onunla birlikte yürüyen isimler, ilerleyen yıllarda Türk sanat tarihine damga vuracak birer yıldıza dönüştü. Mezuniyetinin hemen ardından profesyonel kariyerine adım atan usta isim, Devlet Tiyatroları kadrosunda aktif olarak görev almaya başladı. Sanat yolculuğuna ilk etapta tiyatro oyuncusu olarak başlamıştı. Ancak içindeki yaratıcı dürtü, onu zamanla sahnenin görünmeyen kahramanı olmaya, yani yönetmenliğe yönlendirdi.
Çalışkur'un konservatuvar yıllarında aynı sıraları paylaştığı ve gelecekte her biri sanat dünyasında ekolleşecek sınıf arkadaşları şunlardı:
- Zuhal Olcay
- Melek Baykal
- Civan Canova
- Ege Aydan
- İpek Bilgin
- Nihat İleri
- Levent Öktem
- Levent Özdilek
- Zeki Utkan
- Rüçhan Çalışkur (aynı zamanda tiyatro oyuncusu olan ablası)
Kapalı Gişe Oyunlar ve Tiyatroda Yönetmenlik Başarıları
Cüneyt Çalışkur, yönetmen koltuğuna oturduğunda tiyatro salonlarında adeta fırtınalar estirdi. İstanbul Devlet Tiyatrosu bünyesinde sahneye koyduğu oyunlar seyirciler tarafından büyük bir ilgiyle karşılandı. Sanatçının yönetmenlik dehasını ortaya koyan eserler, yıllar boyunca tiyatroseverlerin uğrak noktası haline geldi. Özellikle iki büyük yapım, tiyatro tarihimizin en uzun soluklu işleri arasına girmeyi başardı.
Bu efsanevi oyunlar ve sahnelenme süreleri şu şekildedir:
- Ben Ruhi Bey Nasılım (Tam 8 yıl boyunca sahnede kalan yapıt)
- Leenane'in Güzellik Kraliçesi (Tam 9 yıl boyunca izleyiciyle buluşan oyun)
Bu yapımlar, her gösterimde salonları hıncahınç doldurarak kapalı gişe oynadı. Çalışkur'un imzasını taşıyan bu çalışmalar, sanat dünyasında pek çok prestijli ödüle layık görüldü. Tiyatro sahnesindeki yoğun mesaisinin yanı sıra, usta yönetmen dönem dönem sinema ve televizyon projelerinde de yer alarak ekran önükünü de renklendirdi.
Sanatla Yoğrulmuş Aile Hayatı ve Vedası
Çalışkur'un özel yaşamı da tiyatronun o büyüleyici atmosferinden hiçbir zaman uzak kalmadı. Kendisi gibi tiyatro dünyasının usta oyuncularından olan İpek Bilgin ile hayatını birleştirdi. Sanatla iç içe geçen bu mutlu evlilikten Çağ Çalışkur adında, anne ve babasının izinden gidecek bir evlat dünyaya geldi. Aynı zamanda ablası Rüçhan Çalışkur da tiyatro camiasının yakından tanıdığı, sahnelere emek veren değerli bir oyuncudur. Türk tiyatrosunun yetiştirdiği en önemli yönetmenlerden biri olan Cüneyt Çalışkur, İstanbul Devlet Tiyatrosu'nun sanatçı kadrosunda görevini sürdürürken, 28 Mart 2011 tarihinde hayata gözlerini yumdu. Değerli sanatçının cenazesi Teşvikiye Camii'nde kılınan öğle namazının ardından Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedilerek sonsuzluğa uğurlandı. Arkasında ise hiçbir zaman silinmeyecek bir sanatsal miras bıraktı.